Erişilebilirlik

Bozdağ: 'Sarraf Davası Türkiye'ye Karşı Kumpas'


27 Kasım’da başlayacak Rıza Sarraf Davası öncesi Türkiye’de ABD’ye yönelik tepkiler artarak devam ediyor. Cumartesi günü İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın Sarraf Davası Savcısı Joon H. Kim ve davanın eski savcısı Preet Bharara hakkında soruşturma başlattığını açıklamasının ardından bugün de Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bekir Bozdağ, davanın Türkiye’ye yönelik bir kumpas olduğunu söyledi.

Bakanlar Kurulu sonrası gazetecilerin sorularını yanıtlayan Bozdağ, davaya konu olan Türkiye'yle İran arasındaki ticari ilişkilerde hukuka aykırılık bulunmadığını savundu.

Hükümet Sözcüsü, “Rıza Zarrab davası Türkiye'ye dönük açık bir kumpastır. Siyasi bir davadır, hukuki dayanaktan yoksundur. 17/25 Aralık sürecinde FETÖ'nün başaramadığı hukuk darbe teşebbüsünün ABD yargısı eli ile tekrarlanmasından başka bir şey değildir. Hukuki değildir. Zehirli ağacın meyvesi de zehirlidir. Olmayan belgeler üzerinden ellerinde varmış gibi yargılama yapıyorlar. Türkiye ile İran arasındaki ekonomik ilişkilerin tamamı Türkiye'nin ulusal hukukuna uygun olduğu gibi bu konudaki uluslararası hukuka da uygundur. Türkiye bir hukuk devletidir, bütün ticari işlemleri bu çerçevede yürümektedir” dedi.

Bozdağ: Sarraf davası siyasidir, hukuki dayanaktan yoksundur

Daha önceki hükümette adalet bakanlığı görevinde bulunan Bekir Bozdağ’a göre, Türkiye’nim ekonomik ilişkilerine zarar vermeyi amaçladığı çok açık olan davada yargılananlar Türkiye aleyhinde “iftira”ya zorlanıyor:

“Bu dava siyasidir, hukuki dayanaktan yoksundur. Türkiye'ye karşı bir kumpas davasıdır. Davanın sanıkları üzerinde yargılamayı yapanlar baskı uygulamaktalar. Onlar rehin durumda adeta. Şu ifadeyi kabul ederseniz, şu kadar ceza ile kurtulursunuz. Türkiye'yi suçlayan, Türkiye'nin aleyhinde karar çıkmasına yardımcı olacak iftiralarda bulunmaya zorluyorlar. Türkiye aleyhinde yapılan bu kumpasta hukuka uygun bir delil yoktur ellerinde. Bu davada kullandıkları veriler, sözde deliller, nasıl elde edildi? Nerede elde edildi, kimden nasıl elde ettiniz? Bunların aslı mı var, kopyası mı var? Varsa elinizde ne var? Türkiye'deki belgelerle ilgili FBI bunu neye göre teyit etti? Bir belge var da ona göre mi teyit etti? Bunların hepsi ortaya çıkacaktır.”

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı: Sarraf itirafçı yapılıp yalnız Halkbank’ı değil Türkiye’nin zirvesini sarsmak hedefleniyor

İktidar cephesinden bir başka ilginç çıkış da Cumhurbaşkanı Başdanışmanı İlnur Çevik’ten geldi. Çevik, bugün Yeni Birlik gazetesinden yayınlanan köşe yazısında Rıza Sarraf’ın “kuzu kuzu Amerika’ya gidip” FETÖ’cü olduğunu iddia ettiği Bharara ve Kim eliyle “itirafçı” olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı suçlamaya hazırlandığı iddia etti.

Çevik, “Bu işlerin buraya varacağını daha Rıza Zarrab kuzu kuzu Amerika’ya gidip kendini FETÖ’cü ABD savcılarına yakalattığı zaman anlamalıydık. İşte bugün bunları daha net görmeye başladık. Zarrab davasının FETÖ’cü eski başsavcısı Preet Baharara ve şu andaki yine FETÖ’cü savcısı John Kim hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma açmış bulunuyor. Bu arada New York mahkemesinde kaçak darbeci FETÖ’cü eski savcı ve hâkimlerin gelip ifade verecekleri bile konuşuluyor. Adamlar Rıza Zarrab üzerinden liderlerimize (Erdoğan) zarar vermeye çalışıyorlar. Rıza Zarrab’ı ‘itirafçı’ yapıp, düzmece kanıtlarını da mahkemeye koyup yalnız Halk Bankası’nı değil aynı zamanda Türkiye’nin zirvesini sarsmak peşindeler” diye yazdı.

İktidar cephesi Sarraf davasıyla Türk ekonomisine zarar verilmek Türkiye’ye kumpas kurulduğunu dile getirse de muhalefet partileri bu konuda aynı görüşü paylaşmıyor.


CHP’li Altay: Bu kirli işi “Erdoğan’a operasyon” olarak pazarlamaktan uzak durun

İsim vermeden AKP İstanbul milletvekili Mehmet Metiner’in “Sarraf’ın canı cehenneme, bizim için önemli biri değil, ambargo delindiyse bu onun suçu” sözlerine atıfta bulunan Cumhuriyet Halk Partisi Meclis Grup Başkan Vekili Engin Altay, davanın ‘Erdoğan’a yönelik bir operasyon’ değil, ‘pis bir iş’ olduğunu söyledi.

Altay, “Düne kadar Zarrab’a sahiplenen, bizim vatandaşımızdır, kayda değer kıymetli bir işadamımızdır diyen AK Parti yöneticilerinin dünden beri Zarrab konusunda çark ettiğini görüyoruz. Zarrab ile ilgili olarak AK Parti’nin derdinin Zarrab değil de bildikleri olduğu artık çok açık. Bir karın ağrın var, her şey ortaya saçılmadan benim tavsiyem ‘çık bunları adam gibi millete anlat’. Bu kirli işi Erdoğan’a yönelik bir operasyon gibi algılayıp pazarlamaktan herkes uzak duracak. Bu Erdoğan’a yönelik bir operasyon değil. Bu kirli bir iş, pis bir iş. Buradan AK Parti’ye ekmek çıkmaz” dedi.

İyi Parti: Sarraf davası Türkiye’nin milli davası değil

25 Ekim’de kurulan ve Meclis’te beş milletvekiliyle temsil edilen İyi Parti de Sarraf davasının hükümet tarafından kullanıldığı iddiasında.

İyi Parti Genel Sekreteri ve Parti Sözcüsü Aytun Çıray, partisinin başkanlık divanı toplantısı sonrası yaptığı açıklamada Sarraf Davasının Türkiye’nin “milli davası” olmadığını söyledi.

Çıray, “Sayın Erdoğan'a soruyoruz; 4 Temmuz 2003'teki Türk askerinin başına çuval geçirildiğinde tepki gösterip neden protesto notası vermediniz? Yunanistan Türkiye'ye ait 19 adacığı işgal etti. Nota verildi mi? Libya-Irak-Suriye, eş başkanı olduğunuz BOP projesi dahilinde parçalanmadı mı? O halde bu kadar önemli konularda gösterilmeyen tepkinin nedeni Zarrab davası mı? Başaramayacaksınız. Millet, ‘One Minute' filmini ikinci bir kez izlemeyecek. Zarrab Davası, Türkiye'nin milli davası değildir” dedi.

XS
SM
MD
LG