Erişilebilirlik

İstanbul Başsavcılığı’ndan Kim ve Bharara’ya Soruşturma


İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, New York'ta 27 Kasım’da başlayacak Rıza Sarraf Davası’nın Savcısı Joon H. Kim ve davanın eski savcısı Preet Bharara hakkında soruşturma başlattı.

Başsavcılık New York Güney Bölgesi Savcısı Kim ve eski savcı Bharara hakkında başlattığı soruşturmanın gerekçesi olarak ABD’de tutuklu bulunan Halkbank Genel Müdür Yardımcısı Hakan Atilla’nın avukatı Cathy Fleming’in 30 Kasım 2017’de vermiş olduğu yeminli ifadede “Yargılama dosyasına sunulan belge ve delillerin çalıntı, sahte içerikli ve kaynağı belli olmayacak nitelikte olduğunu” tespit edilmesini gösterdi.

Başsavcılık açıklamasında “15 sayfadan ibaret yeminli ifade ABD adli sisteminden, internet üzerinden temin edilerek ifadede bahsi geçen verilerin kim tarafından ne şekilde elde edildiği ve mahiyetinin ne olduğu konusunda soruşturma başlatılmıştır” dendi.

Başsavcılık, ABD adli makamlarının davada kullandığı bilgi ve belgelerin Türkiye Cumhuriyeti Adalet Bakanlığı’ndan temin edilmemiş olduğuna da dikkat çekti:

“Cumhuriyet Başsavcılığımızca Adalet Bakanlığı’na yazılan 17/11/2017 tarihli Adli Yardım talebini içerir resmi yazıyla ifadede bahsi geçen ve ABD’deki yargılamada kullanıldığı anlaşılan belge, ses kaydı ve içeriklerinin ne şekilde ve ne zaman elde edildiği, kim ya da kimlerden temin edildiği, bu kişilerin nerede olduğu ve bu konuda soruşturma başlatılmıştır. Bu kapsamda Uluslararası hukuka, iç hukukumuza açıkça aykırı olan bu eylemler nedeniyle Türk Ceza Kanunu’nun ilgili maddeleri uyarınca New York Güney Bölgesi eski savcısı Preet Bharaa, şu an görevdeki savcısı Joon H. Kim ve diğer savcılık görevlileri hakkında soruşturma başlatılmıştır.”

Başsavcılık, soruşturmayı Ceza Hukuku’nun hangi maddelerinden başlattığı konusunda bilgi vermedi.

Avukat Karakaya: Yargılamanın ülkemizde yapılması hukuken mümkün

Amerika’nın Sesi’nin ulaştığı Ceza Avukatı Naim Karakaya, açıklamaya bakarak TCK’nın 267, 281, 286, 326 ve 329 maddelerinde yazılı suçlardan soruşturmanın açılmış olabileceği görüşünde.

Avukat Karakaya, “Hukuken yurtdışında işlenmiş suçun yargılamasının ülkemizde yapılması mümkün. Burada iddia özellikle soruşturmadaki fezlekenin gayri hukuki yollardan ele geçirildiği, iletişimin legal olmayan yollardan denetlendiği, delillerin üretildiği iddiasıdır. Burada oluşabilecek suçlar, Türk Ceza Kanunu’na göre suçun delillerini uydurmak yani iftira (TCK.m.267), suç delillerini değiştirmek (281), soruşturmadaki delilleri yetkisiz kayda almak (286), Devletin Güvenliğine ilişkin belgeleri tahsis amacı dışında başka yerde kullanma (326) veya temin etme (327), devletin gizli kalması gereken bilgilerini siyasal nedenlerle elde etmek (328) suçları düşünülebilir” dedi.

Yasaya göre; yurtdışındaki bir yabancının iftira, suç delillerini yok etmek ve soruşturmadaki delilleri yetkisiz kayda almak suçlarında yargılama Adalet Bakanı’nın istemi üzerine diğer üç suçta Adalet Bakanı’nın talebine gerek olmaksızın Türkiye’de yapılır. Bu suçlarda yabancı ülkede yargılama yapılmış ve beraat ya da mahkumiyet kararı verilmiş olsa bile Türkiye’de yeniden yargılama gerçekleştirilir.

“Yargılama için kişilerin Türkiye’de olması gerekir ancak her ülkenin Ceza Kanunu’nda ‘vatandaş suç nedeniyle iade edilmez kuralı mevcut”

Avukat Karakaya, yargılamanın ancak suç işlediği iddia edilen kişilerin Türkiye’de olması halinde yapılabileceğine dikkat çekiyor.

“Normalde yurtdışında işlenen suçlarda verilecek ceza Türk kanunlarına göre belirlenir ancak bu ceza, suçun işlendiği ülkedeki cezanın üst sınırından fazla olmaması gerekmesine karşın, Türkiye’nin veya Türk vatandaşının zararına işlenmesi halinde suçun işlendiği ülkedeki ceza göz önüne alınmaz. Ancak bu yargılamaların yapılabilmesi için kişilerin Türkiye’de olması veya zamanaşımı süresinin sonuna kadar ülkeye gelmesi gerekir; ancak her ülkenin Ceza Kanunu’nda ‘vatandaş suç nedeniyle iade edilmez’ kuralı mevcuttur.”

XS
SM
MD
LG