Erişilebilirlik

Davutoğlu: 'Türkiye Bölgesindeki Katliama Seyirci Kalmayacak'


Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu George Washıngton Üniversitesi'nde yaptığı konuşmada

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu George Washıngton Üniversitesi'nde yaptığı konuşmada

Washington'da temaslarına başlayan Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Suriye krizinin çözümü konusunda yeni bir uluslararası platform istediklerini söyledi

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Suriye’deki olaylarla ilgili olarak uluslararası toplumda yeni bir bilinç yaratmaya çalıştıklarını söyledi ve “Türkiye bölgemizde bir katliama seyirci kalmayacaktır” diye konuştu.

Washington’daki temaslarının ilk gününde George Washington Üniversitesi’nde bir konuşma yapan Davutoğlu’na Türkiye’nin Suriye’yle ilgili yeni girişimleri soruldu. Davutoğlu bir yıldır Esad rejimine yönelik gösterilerin kanlı biçimde bastıran Suriye hükümetiyle ilkönce ikili temaslar yöntemiyle ilişki kurmaya çalıştıklarını, ancak Devlet Başkanı Beşar Esad’ın kan dökmeye son verme ve reformlar konusunda bir dizi söz vermesine rağmen bu sözleri tutmadığını kaydetti. Dışişleri Bakanı, birinci aşamanın ardından bölgesel bir girişim başlattıklarını ve Arap Birliği aracılığıyla Şam hükümetini ikna etmeye çalıştıklarını, ancak bu girişimin de bir süre önce başarısızlıkla sonuçlandığını hatırlattı.

Son olarak Arap Birliği’yle birlikte uluslararası bir girişim başlattıklarını belirten Davutoğlu, Rusya ve Çin’in geçen haftasonu Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde Suriye aleyhine alınacak karar tasarısını veto etmesi üzerine bu girişimin de başarıya ulaşamadığını söyledi. Dışişleri Bakanı Davutoğlu, bunun üzerine Arap Birliği’yle birlikte olayları yeniden değerlendirmeye aldıklarını kaydetti ve kendisinin de Arap Birliği Genel Sekreteri dışında Avrupalı yetkililerle temaslar yürüttüğünü belirtti.

Mevcut uluslararası sistemin Soğuk Savaş’tan kalma bir sistem olduğunu savunan Ahmet Davutoğlu, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin Suriye kararını geçirmemesini konuşmasında sık sık eleştirdi, bunun başta Suriye halkını olmak üzere, Arap Birliği ve Türkiye’yi etkileyecek bir karar olduğunun altını çizdi. Dışişleri Bakanı Davutoğlu Birleşmiş Milletler’in işlevini yerine getirmemesi durumunda Suriye halkıyla katliamlara karşı dayanışma gösterecek ve ülkede reformlara destek verecek bir başka uluslararası platform istediklerini söyledi.

Pazartesi günü de Amerika Dışişleri Bakanlığı’nda temaslarını sürdüreceğini söyleyen Davutoğlu, bu yeni uluslararası platformun içeriği, yeri ve şeklinin temaslarının tamamlanmasından sonra belirgin bir hal alacağını açıkladı.

Son birkaç gündür Suriye güvenlik kuvvetlerinin çok sayıda sivili öldürdüğü Humus’taki durumu 1990’larda iç savaş yaşayan Bosna Hersek’in başkenti Saraybosna’ya benzeten Davutoğlu, “Herkes sessiz kalsa, seyirci kalsa bile Türkiye çevresindeki bir katliama seyirci kalmayacaktır. Türkiye’in görevi yeni bir uluslararası bilinç yaratmak ve bunu gerçekleştirmek olacaktır,” diye konuştu.

'PKK Soğuk Savaş'tan kalma bir örgüt, KCK davalarıysa hukuki bir süreç'

Ortadoğu’daki otoriter rejimlerin döneminin geçtiğini vurgulayan Davutoğlu’na, “Hükümetiniz kendi ülkesinde Kürtlerle savaşıyor, dillerini yasaklıyor, öte yandan dünyaya otoriter rejimlere karşı olduğunu söylüyor. Buna diyeceğiniz bir şey var mı?” şeklinde bir soru yöneltildi. Kürtlere herkes gibi aynı hakların verildiğini kaydeden Davutoğlu geçen seçimlerde de Kürt seçmenlerin Adalet ve Kalkınma Partisi’ni diğer partilerden daha fazla tercih ettiğini hatırlattı. “Hiçbir ülke sivillere yönelik terör saldırılarını, terörist yöntemleri kabul edemez,” diyen Davutoğlu, PKK’yı da "Marksist ideolojiyi etno-merkezci çerçevede birleştiren, modası geçmiş, Soğuk Savaş döneminden kalma bir terör örgütü" olarak niteledi.

Davutoğlu’na “Ülkenizde kendi iç sorunlarınız varken, Arap dünyasına nasıl bir rol modeli olabilirsiniz?” şeklinde bir soru yönelten bir Kürt öğrenci, KCK davası yüzünden tutuklanan Profesör Büşra Ersanlı’nın durumunu da sordu. Dışişleri Bakanı Davutoğlu, Türkiye’nin de her ülke gibi iç sorunları olduğunu ancak insanların Kürt oldukları için hapsedilmediklerini belirtti. Bu kişilerin “başka faaliyetlerden dolayı cezaevinde olduğunu” söyleyen Davutoğlu bu sürecin hukuki olduğunu ve yorum yapamayacağını söyledi. Adli kararların düzeltilmesi için bir çok aşama olduğunu belirten Davutoğlu, gerektiğinde bir kararın düzeltilmesi için Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne kadar gidilebileceğini belirtti. Davutoğlu, bu davaların bir an önce sonuçlanmasını umduklarını da sözlerine ekledi. Konuşması, izleyicilerden birinin “Uludere’de 39 kişiyi öldürdünüz,” sözleriyle bölünen Davutoğlu, hiç kimsenin Türkiye’yi etnik ya da dini gerekçelerle bölemeyeceğini, Türkiye’yi kimsenin diktatörlük rejimleriyle karşılaştıramayacağını, sorunları omuz omuza çözeceklerini söyledi.

'Nihai hedef AB üyeliği'

Türkiye’nin nihai hedefinin Avrupa Birliği üyeliği olduğunu söyleyen Dışişleri Bakanı Davutoğlu, “Türkiye 2004 yılında Avrupa Birliği üyesi olsaydı, Birlik stratejik açıdan çok daha nüfuzlu, jeopolitik açıdan çok daha kaynaşmış, ekonomisi çok daha güçlü ve dinamik olacaktı,” diye konuştu. 2010 yılında Avrupa Birliği’nde bir buçuk milyon kişinin işini kaybettiğini hatırlatan Davutoğlu, “Türkiye o dönemde bir buçuk milyon kişiye iş sağladı. Eğer o dönem AB üyesi olsaydık, Birlik içinde işsizlik oranı gerilemeyecekti,” dedi.

Dün ayrıca Amerikan Kongre üyeleriyle görüşen Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, bugün Washington’da bazı düşünce kuruluşlarında konuşmalar yapacak. Davutoğlu Pazartesi de Amerika Dışişleri Bakanı Hillary Clinton ve Savunma Bakanı Leon Panetta’yla biraraya gelecek.


XS
SM
MD
LG