Erişilebilirlik

'Kaddafi Kendi Yalanlarına İnanan Bir Liderdi'

  • JulieAnn McKellogg

Venezüella Devlet Başkanı Hugo Chavez, son dönemde Kaddafi'nin en yakın müttefiklerinden biri oldu

Venezüella Devlet Başkanı Hugo Chavez, son dönemde Kaddafi'nin en yakın müttefiklerinden biri oldu

Albay Muammer Kaddafi’nin 42 yıllık diktatörlüğü ve hayatı son derece kötü bir sonla bitti. Amerika’nın Sesi, Arap dünyasının en uzun süre görev yapan diktatörünü inceledi ve gelecekte nasıl bir lider olarak hatırlanacağını uzmanlara sordu.

Muammer Kaddafi, 1969 yılında karıştığı askeri darbeyle kralı devirdiğinde 27 yaşında bir subaydı.

Hızla üne kavuştu, Batı’yı en çok eleştiren liderlerden biri oldu. Üniformasını üzerinden attı, Arap dünyasının liderliğine soyundu ve Arapları birleştirmeye çalıştı. Kaddafi kendine has giyim tarzı, ateşli konuşmaları ve kadın korumalarıyla dünya kamuoyunun gözünde ilginç bir lider imajı kazandı.

Dünya kamuoyunun Kaddafi’nin daha çok eksantrik tavırlarına odaklandığını söyleyen George Washington Üniversitesi Siyasi Psikoloji programı direktörü Jerrold Post, Libya diktatörünün uluslararası platformlarda etkili bir lider olduğunun da altını çiziyor.

Kaddafi, ‘kitlelerin devleti’ şeklinde çevrilebilecek, ‘cemahiriye’ adında sosyal, siyasi ve ekonomik bir sistem kurdu. Siyasi felsefesini ‘Yeşil Kitap’ adında bir çalışmada topladı. Kurumları olmayan, halk tarafından yönetilen, ama kendisinin liderliğinde bir devlet yaratmayı vadetti. Ama bu vaatler hiçbir zaman gerçekleşmedi.

Washington’daki Ortadoğu Enstitüsü’nden Daniel Serwer, “Kaddafi Libyalılara kendi kendilerini yönetmesi için ilkönce konseyler kurdurdu, sonra da kendi kendilerini yönetmelerine izin vermedi,” diyor.

Serwer, Libya’nın petrol ve doğal gaz zenginliğinin Kaddafi’ye hem Libya’da, hem de yurtdışında nüfuz kazandırdığını, yandaşlarıyla birlikte ülkenin zenginliklerini zimmetine geçirdiğini söylüyor.

Serwer, “Kaddafi karmaşık aşiret yapısına sahip Libya’da birlik sembolü oldu,” diyor.

Kaddafi’nin uluslararası terörle bağlantıları, uluslararası imajını bozdu. Berlin’de 1986’da iki Amerikan askeri ve bir Türk’ün öldüğü bombalı saldırıdan Kaddafi suçlandı.

Muammer Kaddafi 2003 yılında Batı’yla uzlaşma yoluna gitti, 1988’de 270 kişinin öldüğü PanAm yolcu uçağının bombalanması olayını üstlendi. Kitle imha programı ve terör bağlantılarından vazgeçti. Bunun karşılığında Amerika Libya’ya yaptırımları kaldırdı, bu ülkeyle diplomatik ilişkileri yeniden kurdu.

Ancak bu yıl başında Libyalılar Kaddafi’nin 40 yılı aşkın süredir devam eden diktatörlüğüne karşı ayaklandı.

Arap Baharı rüzgarlarına kapılan Libyalılar Kaddafi’nin istifasını istedi. Ama Kaddafi’nin karşılığı sert oldu.

Kaddafi kısa bir süre içinde tüm dünyayı karşısına aldı. Birleşmiş Milletler yaptırım uyguladı. NATO hava saldırıları başlattı.

Ama Kaddafi direndi.

Kaddafi, Batı’nın Libya petrollerini ve topraklarını ele geçirmeye çalıştığını, yeniden sömürge haline getirmeye çalıştığını savundu ve son adama kadar savaşacağını söyledi.

Jerrold Post, Kaddafi’nin kendini her şeyin merkezinde tuttuğunu ve Pamuk Prenses masalındaki kötü kraliçe gibi sihirli aynası karşısında kendi kendine konuşan, kendi kendini avutan bir karaktere sahip olduğunu söylüyor.

Daniel Serwer’a göreyse Kaddafi tamamen kendi yalanlarına inanan, kendi hayal dünyasında yaşayan bir liderdi.

Sonuçta göçebe ailenin orduya katılan oğlu Muammer Kaddafi, ilkönce birleştirici bir lider oldu, sonra da tüm Libyalılar’ın kendisi aleyhinde birleşmesine yol açtı.

XS
SM
MD
LG