Erişilebilirlik

YSK Üyeleri İçin ‘Olağanüstü Karar’ Zamanı


Yüksek Seçim Kurulu (YSK), İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimi sonucunda CHP’li Ekrem İmamoğlu’nun oy farkıyla önde olması konusunda AKP’nin “şaibe, usulsüzlük” gibi iddialarla yaptığı olağanüstü itirazı değerlendirecek.

Türkiye, anayasa değişikliği referandumu gibi son dönemdeki sandık başına gittiği süreçlerde yaşadığı tartışmalar zincirine 31 Mart Yerel Seçimleri ile birlikte 16 gündür sonuca ulaşılmaması tablosunu da ekledi. İlçeler düzeyinde bazı seçim bölgelerinde seçim iptali kararı alınırken; pek çok yerleşim yerinde “belediye başkanlığı” da tartışmalı hale geldi. Özellikle seçim öncesinde aday olmalarında hukuken sakınca bulunmamasına rağmen HDP’nin seçilmiş belediye başkanlarına Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile ihraç edildikleri için mazbata verilmemesi tartışmayı derinleştirdi. Özellikle HDP’nin seçimi kazanmış olmasına karşın birinci sıradaki HDP’li belediye meclisi üyesi veya belediye meclisindeki çoğunluk seçimiyle HDP’li bir isim belirlenme yerine YSK’nın “ikinci adayı-partiyi belediye başkanı ilan etmesi” tepki yarattı. Böylelikle AKP’ye seçim sonucunda kazanmamış olduğu yerlerde belediye başkanlıkları koltuğu verildi. Bunun yanı sıra itiraz aşamasında il/ilçe seçim kurulları ve ardından YSK’nın çoğunlukla AKP’nin itiraz başvurularını kabul etmesi, muhalefetten yapılan itirazları reddetmesi de tartışmayı büyüttü.

Son olarak Türkiye’nin metropol kenti olmasının yanı sıra 16 milyonluk seçmen nüfusuyla en önemli seçim bölgesi İstanbul’daki yerel seçimler de kritik ve nihai aşamaya gelindi. Talepleri doğrultusunda yeniden sayımlar yapıldı. AKP bir yandan Büyükçekmece ilçesinde sadece büyükşehir değil ilçe belediye başkanlığı için de seçim iptali talep etti, diğer yandan da Maltepe ilçesi gibi yerlerde sandık sayım süreçleri yavaşlattı. Bugün Maltepe’de yeniden sayımın sona ermesiyle birlikte CHP’li İmamoğlu’nun seçimi kazandığı ortaya çıktı. Ancak AKP, İmamoğlu’nun yarın il genelinde sayımın bitmesiyle birlikte mazbata almasını engelleme hamlesini gerçekleştirdi.

AKP Genel Başkan Yardımcısı Ali İhsan Yavuz, bugün YSK’ya İstanbul’da seçim iptali ve yenilenmesi talepli olağanüstü itiraz başvurusunda bulundu. AKP’nin YSK Temsilcisi Recep Özel ile birlikte Yavuz’un sunduğu 44 sayfalık olağanüstü itiraz dilekçesinde, ilçelerde sandık numara bilgileriyle usulsüzlük olduğunu iddia ettikleri seçim sonuçlarına ilişkin ayrıntılı bilgilere yer verildi. AKP, söz konusu dilekçede Anayasa’nın 79’ncu maddesi ve 298 sayılı Seçim Kanunu uyarınca seçim neticesi etkilendiği gerekçesiyle İstanbul’da 31 Mart günkü seçimin iptal edilmesi gerektiğini savundu. Ancak bu dilekçeden öte AKP’nin, YSK’ya gelişinde beraberinde içinde ilçelerdeki “şüpheli” olduğunu iddia ettikleri sandıklara ilişkin “seçmen listeleri, sandık tutakları, sayım-döküm cetveli” gibi belgeleri içerdiği öne sürülen üç valiz getirmesi dikkat çekti. Seçim sistemi ve mevzuatı uyarınca söz konusu tüm belgeler YSK’nın kendi sisteminde bulunması gerekli iken AKP’nin ayrıca YSK’ya hangi belgeleri sunduğu ise merak konusu oldu.

AKP’li Yavuz: “Ortada bir şüphe var ve bu şüpheyi gideremedik”

AKP adına olağanüstü itiraz başvurusunu kamuoyuna açıklayan Yavuz, YSK’nın seçim sonucunda 28 bin oy farkıyla CHP’nin kazandığını açıklamasına rağmen kendilerine İstanbul’dan farklı bilgiler geldiğini söyledi. İlk andan itibaren maddi hatalar ortaya çıktığını ve geçersiz oylarda AKP’ye 6 bin oy geldiğini kaydeden Yavuz, hangi nedenlerle itiraz başvurusunda bulunduklarını şöyle özetledi:

“Burada ilginç bir nokta var. Oyların tamamı sayılmadı sadece yüzde 10'u sayıldı. YSK da oyların 4 ilçe ve 2 ilçedeki birer kurul hariç kalan ilçelerde sayılmasına müsaade etmedi. Ortada bir şüphe var ve bu şüpheyi gideremedik. Bu fark 13 binlere indi. Eğer tamamı sayılsaydı, şüpheyi kaldıracak adımlar atılsaydı seçim lehimize sonuçlanacaktı. Geçersizlere gelince maddi hatalara gelince yüzde 85,6 oranında oylar AK Parti lehine yazılmış. Olanlar seçmen iradesinin iç edildiğini gösteriyor. Birkaç örnek vermek gerekirse; sayım döküm cetvellerindeki usulsüzlükler. Bu seçimlerin temeli dediğimiz sayım döküm çizelgelerinden 5 bin 388’i mühürsüz. 694’ünün imzasız olduğunu gördük. İkincisi kısıtlılar var seçimde yanına şerh düşülmemiş oy kullanılamaz diye. Cezaevini adres olarak gösterip oy verenler var. Hükümlü olanlar var. Yanına oy kullanamaz şerhi düşmeden 5 bin 287 hükümlü seçmen kayıtlarında yer almış. Üçüncüsü kayıp oylar var. Eksik veya fazla olan sayı burada 25 bin kadar bir sayı. Eksik veya fazla çıkan imzadan ve kayda geçen sayı 25 binleri buluyor. Sandık başkanları ve memur üyelerin durumu var. 62 bin 560 kişinin 19 bini kamu görevlileri arasından seçilmemiştir. Bunların arasında KHK ile ihraç edilmiş olanlar var. Biz tüm bunlara dayalı olarak olağanüstü itirazımızı yaptık. Bir kısım oyları düzelttiğimizde 16 bin 884 oy AK Parti lehine yazılması gerekirken başka yerlere yazılmış. Aradaki fark bugün itibariyle 13 bin 900’e kadar inmiş durumda. İşin içinde tam bir organize usulsüzlük var. Tam bir seçim yolsuzluğu var.”

CHP’li Öztrak: “Neden vaktinde gereğini yapmamışlar?”

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Faik Öztrak, AKP’nin olağanüstü itiraz başvurusuna ilişkin “Öyle gözüküyor ki bu da tıpkı geçersiz oyların sayımında olduğu gibi kanunun tanıdığı bir hakkın suiistimali mahiyetinde bir itirazdır." ifadesini kullandı.
Bu suiistimale dur diyecek olan, milletin verdiği hakkı, o hakkın sahibine teslim edecek olan YSK’dır. Ortaya karışık bir itiraz dilekçesi hazırlanmış. Bir sürü gerekçe var. Biri olmazsa diğeri, o olmazsa başka biri. ‘Acaba bu işi bir yerinden tutturup da iptal ettirebilir miyiz’ diye ciddi bir çaba içine girmişler. Bu amaçla YSK’nın vaktini alacaklar” dedi.

Öztrak, AKP’li Yavuz’un YSK önündeki açıklamasına da tepki göstererek, “Sayım döküm çizelgelerinin altında zaten ıslak imzalı tutanaklar var. Aslında bu usulsüzlüğe, bu sayım döküm çizelgeleri doldurulurken orada bulunan üyeleri itiraz etmeliydi. İtiraz etmemiş ama bunları düzelttiğimiz zaman sonuç değişiyor mu? Kaydırmalar falan dışında sonuç çok farklı değil. Delillendirilmemiş gerekçelerle seçimlerin iptalini istemek mümkün değil. Islak imzalı tutanaklar var. AK Parti’nin elinde, bizdeki ıslak imzalı tutanaklardan farklı tutanaklar mı var? Bu olabilecek bir şey değil” diye konuştu.

Öztrak, Yavuz’un İstanbul’daki seçmen kayıtlarında yanına "oy kullanamaz" şerhi düşülmediğini iddia ettiği 5 bin 287 hükümlü konusunda ise öncelikle bu hükümlülerin oy kullanıp kullanmadığına bakılması gerektiğini söyledi.

Öztrak, Yavuz’un sandık kurullarında memurlardan 19 bininin kamu görevlisi olmadığına iddiasıyla ilgili ise “Bu sandıklarda sizin gözlemcileriniz yok muydu? Bu memurları mülki idare amirleri bildiriyor. Seçim kurulları da bu memurları kura ile yerleştiriyor hem de iki katı kadar kura ile yerleştiriyor. Eğer bunların içinde bu seçimleri yapamayacak, engelli olanlar varsa da bunların yerine yedeklerini koyuyor. Bu sandık kurulları belirlenirken AK Parti'nin adamları neredeymiş? Niye itiraz etmemişler? AKP Genel Başkanı ‘İstanbul'da 280 binden fazla sandık görevlisi atadık. Sandık başında hiçbir siyasi partinin muktedir olamayacağı gücümüz var’ diyordu. Ne oldu bu güç? Niye sandık başına hakim olamadılar? Her sandık başına gözlemci koyduk deniyor. Ne yaptı bunlar?” diye sordu.

Mazbata tartışması da sürüyor

Bu arada AKP’nin, Maltepe sayımı sona ermesine karşın CHP’li Ekrem İmamoğlu’na mazbata verilmemesi yönünde İstanbul İl Seçim Kurulu’na yaptığı başvuru da tartışılıyor.

CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, Twitter hesabı aracılığıyla yaptığı paylaşımlarda, 298 sayılı Seçim Yasası uyarınca İmamoğlu’na mazbata verilmesi konusunda İstanbul İl Seçim Kurulu’na yazılı dilekçe verdiklerini açıkladı.

Kaftancoğlu, şu anda YSK kayıtları uyarınca halen İmamoğlu ile AKP’nin adayı Binali Yıldırım arasında 13 bin 827 oy farkı bulunduğunu da belirterek, AKP’li Yavuz’un bugünkü açıklamasında iddia ettiği üzere ortada 16 bin 884 oy yanlışlığı olmadığını da kaydetti.

Şimdi bir yandan YSK’nın nihai İstanbul kararı beklenirken, bir yandan yarın İstanbul İl Seçim Kurulu’nun İmamoğlu’na mazbata verip vermeyeceği takip ediliyor.

Öte yandan il veya ilçe seçim kurulları tarafından mazbata verilmiş olsa da YSK’nın nihai kararlarıyla seçim iptali yapılmış yerlerde verilmiş mazbatalar da iptal ediliyor ve hükümsüz hale geliyor.

Anımsanacağı üzere; YSK, bugüne değin Kırıkkale’nin Keskin, Denizli’nin Honaz ve Artvin’in Yusufeli ilçelerinde seçimi iptal etti. 31 Mart Pazar günü yapılan seçimde Kırıkkale’nin Keskin ilçesinde, İyi Parti adayı Necati Alsancak bin 806 oy, AKP adayı Dede Yıldırım bin 799 oy almıştı. Artvin’in Yusufeli ilçesinde 3 oy farkla AKP’nin adayı Eyüp Aytekin, CHP’nin adayı Barış Demirci karşısında seçimi kazanmıştı. Denizli’nin Honaz ilçesindeki seçimde CHP adayı Yüksel Kepenek 9 bin 389, rakibi AKP'li Turgut Devecioğlu ise 9 bin 381 oy almıştı.

XS
SM
MD
LG