Erişilebilirlik

2020’de Uzay Çalışmaları Umut Verdi


Dünya Corona virüsü salgını ve salgının getirdiği kısıtlamalarla ekonomik zorluklar arasında zor bir yıl geçirirken, 2020’de uzay alanında yaşanan gelişmeler ses getirdi. 2020 yılı ABD’nin dokuz yılın ardından ilk kez uzaya astronot gönderdiği yıl olurken Elon Musk’ın sahibi olduğu SpaceX firması da uzaya ilk ticari insanlı uçuşu gerçekleştiren dünyadaki ilk özel şirket oldu.

Ticari uzay uçuşlarında SpaceX liderliği

SpaceX’e ait Dragon kapsülü, 30 Mayıs’ta Florida’dan içinde iki Amerikalı astronotla fırlatılırken, Başkan Donald Trump ve Başkan Yardımcısı Mike Pence de bu tarihi ana tanıklık etti. Kapsül, Uluslararası Uzay istasyonu’na (ISS) 19 saatlik yolculuğun ardından sorunsuz ulaştı. Astronotlar Doug Hurley ve Bob Behnken ISS’ye ulaşmalarından iki ay sonra sağ salim Dünya’ya geri döndü. Astronotları taşıyan Endeavour adlı kapsül Florida eyaletinin Pensacola kenti açıklarında Meksika Körfezi sularına paraşütle indi.

Bu seyahatin Uzay ve Havacılık Dairesi NASA ve ABD açısından önemi, ABD’nin Uluslararası Uzay İstasyonu’na astronot göndermede Rusya’ya bağımlılığı sonlandırabilecek olması. ABD, 2011 yılından bu yana ISS’ye Rusya’ya ait Soyuz uzay aracıyla astronot gönderiyordu. NASA, Soyuz uzay aracıyla seyahat edecek her bir astronot için Rusya’ya yaklaşık 85 milyon dolar ödüyordu. Şu ana kadar ABD’nin Soyuz uzay aracıyla astronotlarını uzaya göndermek için yaptığı harcamanın 4,5 milyar dolar olduğu tahmin ediliyor.

SpaceX, 2 astronotla yaptığı bu ilk deneme uçuşunun ardından Kasım ayında uzay istasyonuna dört astronot daha gönderdi. Falcon 9 tipi roketle uzaya fırlatılan kapsül, Florida’daki Cape Canaveral’da bulunan Kennedy Uzay Üssü’nden havalandı. Bu uçuşa 3 Amerikalı ve bir Japon astronot katıldı. Uçuş, ilk ticari uzay seferi olarak tarihe geçti.

Ekipte yer alan 44 yaşındaki NASA astronotu Victor Glover Uluslararası Uzay İstasyonu’nda uzun dönemli görev yapacak ilk siyah astronot oldu.

Astronotlar Nisan ayında Dünya’ya dönecek. SpaceX’ten yapılan açıklamada gelecek 15 ay içinde Dragon kapsülünün NASA için insan ve kargo taşıyarak 7 kadar sefer daha yapmasının planlandığı bildirildi.

SpaceX 2020’de 26 uçuşla 2018’deki 21 uçuş rekorunu kırmış oldu. Bunlar arasında firmanın iki kez ISS’ye astronot gönderdiği seferlerin dışında ISS’ye Mart ve Nisan aylarında yapılan insansız kargo taşıma uçuşları da bulunuyor. SpaceX, ticari uzay programı kapsamında NASA’yla 2014’te 2,6 milyar dolarlık bir sözleşme imzalamıştı.

Yeniden kullanılabilir roketler

SpaceX 2020’de yaptığı 26 uçuşta iki katmanlı Falcon-9 roketini kullandı. Bu roketin ilk katmanı yeniden kullanılabiliyor. SpaceX 23 uçuşta yeniden kullanabilmek amacıyla roketin ilk katmanını zarar görmeden Dünya’ya indirmeyi başardı.SpaceX, 24 Kasım’da Starlink ve 13 Aralık’ta Sirius XM yayın uydusu fırlatırken daha önce 6 kez kullanılmış Falcon 9 roketlerinin birinci katmanını kullandı. SpaceX 2020 yılında bu roketleri birkaç hafta içinde yedinci kez kullanmış oldu. Şirket Temmuz ayında ise ilk kez bir roketin ‘‘burun konisi’’ olarak adlandırılan diğer parçasını da okyanusta roketi bekleyen gemisine hasar görmeden indirmeyi başardı. Bunun operasyonlarda maliyet açısından büyük avantaj sağlaması bekleniyor.

SpaceX’ten uydu internet projesi

SpaceX’in 2020 uçuşlarının 14’ü; yani yarısından fazlası şirketin Starlink uydu internet projesi kapsamında yapıldı. SpaceX şu ana kadar 950 Starlink uydusunu uzaya taşıdı ve bunların yaklaşık 900’ünün yörüngede olduğu sanılıyor. Federal İletişim Komisyonu’yla 12,000 Starlink uydusunu uzaya göndermek üzere izin alan firma, bu sayıyı 30,000’e çıkarmak için de prosedürleri yerine getirmeye çalışıyor. Starlink’in ilk deneme yayını Ekim ayında başladı. Aralık ayındaysa ABD Federal İletişim Komisyonu (FCC) Amerika’nın kırsal bölgelerine geniş bant bağlantısı sağlaması karşılığında şirkete 900 milyon dolara yakın destek sözü verdi.

NASA’nın ticari uzay programı için sözleşme imzaladığı şirketlerden diğeri olan Boeing ise 2019 yılının Aralık ayında test uçuşu sırasında yazılımda yaşanan sorun nedeniyle Starliner uzay aracını uzaya gönderme planlarını erteledi. Boeing’in Starliner kapsülünün insansız olarak gelecek baharda fırlatılması planlanıyor. Kapsülün ISS’ye varması durumunda ilk Starliner astronotları yaza kadar ISS’ye uçabilir.

SpaceX’ten Ay ve Mars’a insan taşıma hedefi

Elon Musk’ın hedefleri arasında Ay ve Mars’a insan taşımak da var. SpaceX bu amaçla geliştirdiği Starship uzay aracını 9 Aralık’ta denemişti. Şirketin Teksas eyaletindeki roket merkezinde yapılan deneme uçuşunda araç iniş sırasında yere temasının ardından infilak etmişti. Ancak Musk, sonucun kendileri açısından başarılı olduğunu ve ihtiyaç duydukları tüm verileri elde ettiklerini bildirmişti. 16 katlı bir apartman uzunluğundaki Starship uzay aracı, içinde yolcu ve 100 ton kargo taşıyabilecek tasarıma sahip.

Bu alanda rekabet eden diğer iki firma Amazon’un sahibi Jeff Bezos’a ait Blue Origin ve Richard Branson’a ait Virgin Galactic ise hala deneme uçuşu aşamasında. Henüz iki firma da insanlı uçuş için kesin bir tarih açıklamadı.

NASA Blue Origin’le de anlaştı

NASA, Jeff Bezos’un sahibi olduğu Blue Origin şirketiyle de sözleşme imzaladı. Bu sözleşme Blue Origin’in yeniden kullanılabilen New Glenn fırlatma sistemininin NASA tarafından aralarında gezegen araştırmaları, keşif ve bilimsel uydu göndermenin de olduğu çeşitli amaçlarla kullanılmasının önünü açıyor. Sözleşme NASA’nın 2025’e kadar sipariş vermesini ve 2027’nin sonuna kadar fırlatma sisteminden hizmetalmasını sağlıyor.

Pentagon’dan ULA ve SpaceX ile anlaşma

ABD Hava Kuvvetleri ise Lockheed Martin ve Boeing ortak girişimi olan United Launch Alliance (ULA) ve SpaceX ile 2020 yılında yaptığı milyarlarca dolarlık sözleşmeler ile 2022’den başlayarak gelecek beş yıl boyunca ulusal güvenlik amaçlı uzay uçuşlarının yapılması konusunda anlaştı.

ABD Hava Kuvvetleri’nin bu uzay seferleri için yılda 1 milyar dolar harcaması bekleniyor.

Sözleşmeye göre 2022 ile 2026 arasında üç düzine sefer yapılması planlanıyor. Bu seferlerin yüzde 60’ını ULA, yüzde 40’ını ise SpaceX kazandı.

Hem SpaceX hem de ULA ulusal güvenlik misyonları için son 10 yılda onlarca uzay uçuşu düzenleyerek kargo taşıdı. Ulusal güvenlik misyonları roket işinin en karlı kısmını oluşturuyor. Şirketler sefer başına yaklaşık 100 milyon dolar kazanıyor. ABD ordusunun ULA ve SpaceX ile 2012-2019 arasında yaptığı kontratların değeri toplamda 12 milyar doların üzerinde.

NASA’nın Ay misyonu Artemis

NASA, 2020 Kasım ayında Florida’daki Kennedy Uzay İstasyonu’nda Artemis I Uzay Fırlatma Sistemi roketinin ilk parçasını mobil fırlatma platformuna yerleştirdi. Gelecek yıl yapılması planlanan ilkuçuş roketin ve Orion uzay kapsülünün NASA’nın Artemis programıyla planlanan insanlı uzay seferi öncesinde deneme uçuşu niteliğinde olacak. NASA Artemis programıyla Ay’a 2024 yılında astronot göndermeyi planlıyor. NASA ayrıca Aralık ayında 2024’te Ay seyahatine çıkabilecek 18 astronotun da isimlerini açıkladı. Başkan Donald Trump’tan tam destek gören Artemis programının 2024 olan insanlı Ay uçuşu hedefine, görevi 20 Ocak’ta devralacak Joe Biden yönetimi sırasında da sadık kalınıp kalınmayacağı bilinmiyor.

Mars keşif araçları

Uzay araştırmalarının en önemli hedeflerinden biri olan Mars gezegeni, 2020 yılında bir aylık zaman dilimi boyunca Dünya’ya yaklaşık 55 milyon kilometre mesafeyle en yakın konumuna geldi. Her 26 yılda bir yaşanan bu durum zaman ve yakıt tasarrufu sağladığı için Mars çalışmalarına elverişli bir zaman dilimi olarak görülüyor. Bu dönemden yararlanmak isteyen üç ülke ABD, Çin ve Birleşik Arap Emirlikleri Mars’a araç gönderdi. Çin ve Birleşik Arap Emirlikleri ilk kez, Amerika ise dokuzuncu kez Kızıl Gezegen’e araç göndermiş oldu.

NASA’nın yeni nesil Mars inceleme aracı Perseverance, Florida eyaletinin Cape Canaveral kentinden 30 Temmuz’da fırlatıldı. 2,4 milyon dolar maliyetli projede araç uzaya Boeing-Lockheed ortak girişimi ULA’ya ait Atlas 5 adlı roketle gönderildi. ‘‘Dayanıklılık’’ anlamına gelen Perseverance misyonu Mars’ta geçmişte yaşam olup olmadığını araştırıyor. Araba büyüklüğünde altı tekerlekli araç Mars’a bir de mini helikopter taşıyor. Araç Mars’ta gelecekte yapılacak insanlı misyonlarda kullanılacak malzemeleri de test ediyor. Aracın 18 Şubat’ta Mars’a inmesi bekleniyor.

Perserverance’ın 3,5 milyar yıllık bir su sistemi ve eski göle ait 250 metre derinliğindeki Jezero kraterine inmesi planlanıyor. Bilimadamları kraterin geçmişe dair mikrobik yaşam formlarının bulunabileceği bir ortam olabileceğine inanıyor.

Bilimadamları bir zamanlar canlı yaşam için daha elverişli koşullara sahip olan Mars’ta hiç yaşam olup olmadığını çözmeye çalışıyor. Mars’ın bugünkü sert yüzey koşullarından milyarlarca yıl önce çok miktarda suyla kaplı olduğu biliniyor.

Nasa'nın Perseverance keşif aracı
Nasa'nın Perseverance keşif aracı

NASA 1997’de Mars’a inen Sojourner keşif aracının ardından Mars’a geçmiş yıllarda Spirit, Opportunity ve Curiosity adlı keşif araçlarını göndermiş, bu araçlar Mars’ın yüzeyini incelemiş ve daha önce su olduğu sanılan alanlar tespit etmişti. NASA bunlar dışında Mars’a Viking 1, 2, Pathfinder, Phoenix ve InSight adlı araçları göndermişti.ABD, Mars’a 2030’lu yıllarda astronot göndermeyi planlıyor.

Çin ve Birleşik Arap Emirlikleri ilk kez Mars’a araç gönderdi

Bu dönemde Mars’a araç gönderen bir diğer ülke Çin oldu. Çin, Temmuz ayında Mars’a ilk kez insansız keşif aracı gönderdi. Bu Çin’in tek başına hayata geçirdiği ilk Mars denemesi. Daha önce Rus taşıyıcı roketlerini kullanarak yapılan deneme başarısız olmuştu. Çin, geçen yıl Amerika ve Rusya’nın ardından Ay’a uzay aracı indiren ilk ülke oldu.

Tianwen-1 adı verilen insansız uzay aracı, Hainan Adası’ndaki Wenchang fırlatma üssünden Long March 5 roketiyle fırlatıldı. “Cennete Sorular” anlamına gelen Tianwen-1 adlı uzay aracı, Mars’ın yörüngesine Şubat ayında ulaşacak. Aracın, yörüngeye ulaştıktan sonra Mars yüzeyinde Utopia Planitia adı verilen bölgeye inerek 90 gün boyunca inceleme yapması bekleniyor.

Birleşik Arap Emirlikleri, 2020’de Mars’a araç gönderen ilk Arap ülkesi oldu. BAE’nin Colorado Üniversitesi’yle işbirliği içinde ürettiği ‘‘Emel’’ adlı uzay aracı Mars yörüngesine girerek buradan Mars atmosferiyle ilgili bilgi toplayacak. Temmuz ayında Japonya’dan fırlatılan ‘‘Emel’’ yedi aylık bir yolculuğun sonunda hedefe varacak. BAE İleri Bilimler Bakanlığı’na göre ülkenin Mars’a araç göndermesinin maliyetinin yaklaşık 200 milyon dolar olması bekleniyor.

Güneş’e hiç olmadığı kadar yaklaşıldı

Bu yıl bilimadamlarının Güneş’in de bilinmeyen kısımlarını keşfetmeye başladıkları bir yıl oldu. NASA ile Avrupa Uzay Dairesi ESA’nın ortak projesi ‘‘Güneş Uydusu’’ Güneş’e 77 milyon kilometre yaklaşarak şu ana kadar çekilen en yakından görüntülerini elde etti.

Güneş Uydusu 9 Şubat’ta ABD’nin Florida eyaletindeki Kennedy Uzay Üssü’nden fırlatılmıştı. Misyonun amacı ilk kez Güneş’in kutup bölgelerinin yakından fotoğraflarını çekmek ve bu bölgelerdeki manyetik aktiviteleri gözlemlemek. Araştırmacılar bu sayede Güneş’in iç kesimlerindeki yanma faaliyetleriyle ilgili onlarca yıldır süregelen sorulara yanıt arıyor.

En uzun uzay uçuşunu yapan kadın astronot

Bu yıl uzay alanındaki bir başarı da NASA astronotu Christina Koch’tan geldi. Uluslararası Uzay İstasyonu’nda 328 gün kalan Koch,tek seferde en uzun süre istasyonda kalan kadın astronot oldu. Koch’un NASA’dan meslektaşı Jessica Meir ile birlikte 18 Ekim’de yaptığı uzay yürüyüşü tamamı kadın ekiple yapılan ilk uzay yürüyüşü olarak tarihe geçti.

Koch, Şubat ayında Avrupa Uzay Dairesi astronotu Luca Parmitano ve Rus kozmonot Alexander Skvortsov ile birlikte Rusya’ya ait Soyuz uzay aracıyla Kazakistan’ın Jezkazgan şehri yakınına inerek neredeyse bir yıllık görev süresini tamamladı.

Görevi süresince Koch, üçünü Meir ile yaptığı altı uzay yürüyüşü gerçekleştirdi. Koch, Uluslararası Uzay İstasyonu’nun dışında 42 saat 15 dakika geçirdi ve 210 bilimsel araştırmaya katıldı.

  • 16x9 Image

    Pınar Sayar Kızılçalı

    Galatasaray Üniversitesi Gazetecilik ve İnternet Yayıncılığı mezunu Pınar Sayar Kızılçalı, aynı üniversitede Uluslararası İlişkiler yüksek lisans eğitimi aldı. Meslek hayatına 2008 yılında NTV’de dış haber editörü olarak başlayan Kızılçalı, daha sonra Al Jazeera Turk İstanbul bürosunda web editörü olarak çalıştı. Kızılçalı 2017 yılından bu yana Amerika’nın Sesi ekibinde yer alıyor.
XS
SM
MD
LG