Erişilebilirlik

Trump Ulusal Güvenlik Danışmanı Bolton’ı Görevden Aldı


ABD Başkanı Donald Trump Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton’ı görevden aldığını açıkladı. Bolton ve Trump’ın Afganistan, İran ve Kuzey Kore dahil olmak üzere bazı dış politika başlıklarında görüş ayrılıkları yaşadıkları biliniyordu. Başkan Trump yeni ulusal güvenlik danışmanının kim olacağını gelecek hafta açıklayacağını belirtti. O zamana kadar ulusal güvenlik danışmanlığını vekaleten Charles Kupperman yürütecek.

Başkan Trump Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton’ın istifasını istediğini ve Bolton’ın da istifasını bu sabah sunduğunu Twitter’dan paylaştığı mesajda duyurdu.

Başkan Trump “John Bolton’ı dün gece artık Beyaz Saray’da hizmetlerine ihtiyaç duyulmadığı konusunda bilgilendirdim. Yönetim içerisinde başkaları gibi Bolton’ın önerilerinin çoğuyla güçlü şekilde görüş ayrılığı yaşadım. Bu nedenle istifasını istedim. O da bu sabah istifasını sundu. Hizmeti için John’a çok teşekkür ediyorum. Önümüzdeki hafta yeni Ulusal Güvenlik Danışmanını belirleyeceğim” diye yazdı.

Bolton: “İstifa etmeyi teklif ettim, Başkan yarın konuşalım dedi”

Trump’ın istifasını istediği John Bolton ise Twitter’dan paylaştığı mesajında “Dün gece istifa etmeyi teklif ettim, Başkan Trump ‘Bunu yarın konuşalım’ dedi” diye yazdı.

John Bolton Trump’ın göreve geldiğinden bu yana üçüncü ulusal güvenlik danışmanı. İlk ulusal güvenlik danışmanı Michael Flynn çok kısa süre görevde kaldıktan sonra Rus yetkililerle temaslarının içeriği konusunda yalan söylediğinin ortaya çıkmasının ardından istifa etmek zorunda kalmıştı.

Bir sonraki Ulusal Güvenlik Danışmanı McMaster da yine bazı başlıklarda görüş ayrılıklarının yaşanmasının ardından görevden alınmıştı.

Bolton Camp David’de Taleban’la görüşülmesine karşı çıkmıştı

Başkan Trump geçtiğimiz Mayıs ayında yaptığı bir konuşmada Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton için “John çok iyi. Bazı konularda güçlü fikirleri var ama olsun. Onu dengeleyen benim. Ondan biraz daha güvercin olan insanlar var ekibimde. En nihayetinde kararları ben veriyorum” ifadelerini kullanmıştı.

John Bolton Venezuela, Kuzey Kore ve Afganistan konularındaki agresif tutumuyla biliniyordu. Bolton’ın son olarak Trump’ın Taleban temsilcilerini Camp David’e davet etmesine ve orada görüşmelerin yapılması fikrine Başkan Yardımcısı Mike Pence ile birlikte karşı çıktığı biliniyordu.

John Bolton'ın geçtiğimiz yıl bahar aylarında Trump yönetimine katıldığından bu yana Başkan'ın Kuzey Kore ile yakınlaşma politikasına da şüpheyle bakıyordu. Bolton'ın Trump'ın Suriye'den ABD askerlerinin çekilmesine de karşı çıktığı ve o dönem Trump yönetimi içersinde ve yurtdışındaki müttefiklerle Trump'ı hem IŞİD'in yenilgiye uğratılması hem de bölgede İran etkisine karşı koyulması amacıyla ABD askerlerini Suriye'de tutmaya ikna için sessiz bir girişim başlattığı biliniyordu.

Beyaz Saray Basın Sekreteri Vekili Hogan Gidley de gazetecilere yaptığı açıklamada Bolton ve Trump'ın pek çok konuda farklı düşündüğüne dikkat çekerek ikisi arasındaki mesafenin tek bir konu sebebiyle açıldığı iddialarına karşı çıktı.

"Başka ülkeler bu kaosu izliyor"

Bolton'un görevden alınmasını VOA'ya değerlendiren eski Ulusal İstihbarat Başkanı James Clapper "Bu yönetimde değişen bir şey yok gibi. Yabancı ülkeler de elbette bu kaosu ABD'ye karşı nasıl hisler içinde olduklarına bağlı olarak ya keyifle ya da gamla izliyor" değerlendirmesinde bulundu.

Eski üst düzey CIA yetkilisi Paul Pillar da VOA'ye yaptığı değerlendirmede "Bütün hasımlar ama özellikle de İran muhtemelen Bolton'ın gidişini Trump yönetimiyle yeni anlaşmalara varmanın önünden önemli bir engelin kalkışı olarak görecektir. Başka pek çok engel var ama Bolton en büyük engellerden biriydi" şeklinde konuştu.

ABD'de savunma ve dış politika konularında sık sık görüş beyan eden ve Trump'a yakın olduğu bilinen Cumhuriyetçi deneyimli Senatör Lindsey Graham "Bolton'ın Taleban ile görüşme konusunda tam aksi tarafta yer aldığına ilişkin şeyler konuşuluyor. Bu muhtemelen kapanması zor bir mesafeydi. Ne olduğunu bilmiyorum" değerlendirmesinde bulundu ve Trump ile Bolton arasındaki kişisel ilişkinin de giderek kötüleştiğine dikkat çekti.

Senato Dış İlişkiler Komisyonu üyelerinden Cumhuriyetçi Senatör Ted Cruz da "Umarım Beyaz Saray'dan ayrılması Obama döneminde imzalanan İran'la nükleer anlaşmayı korumak için canını dişine takan Dışişleri ve Maliye Bakanlığı'nda derin devlet güçlerinin Başkan'ı İran konusunda yumuşamaya nihayet ikna ettiği anlamına gelmiyordur" ifadelerini kullandı.

Senato Dış İlişkiler Komisyonu'nun Demokrat Kıdemli Üyesi Senatör Bob Menendez de Bolton'ın görevine son verilmesini "Her şeye evet diyen insanlar olsun istiyor. Pek çok konuda Bolton ile ya da onun fikirlerine katılmayabilirdim ama muhtemelen zaman zaman karşı görüşlerini onun değerlensirmesine sunmuştur. Bu Başkan'ın istediği bir şey değil" sözleriyle yorumladı.

Trump ve Bolton arasındaki görüş ayrılıklarıyla ilgili bilgi sahibi olan ve Associated Press haber ajansına konuşan Cumhuriyetçi bir kaynak da John Bolton'ın Trump ve İran lideri Ruhani arasında olası bir görüşmeye karşı çıkmasının Bolton'ın görevden alınmasında etkili olduğunu savundu.

Pompeo'dan Bolton değerlendirmesi: "Başkan istediği personelle çalışma hakkına sahiptir"

Başkan Trump'ın John Bolton'ın görevden alındığını Twitter mesajıyla paylaşmasından 1 saat önce, Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, Maliye Bakanı Steve Mnuchin ve John Bolton'ın Beyaz Saray'da 3'lü bir basın toplantısı yapacakları duyurulmuştu.

Beyaz Saray'da başkanlık kararnamesiyle terör örgütlerine yeni yaptırımların açıklandığı basın toplantısında sadece iki bakan, Pompeo ve Mnuchin kürsüye çıktı. Basın toplantısına ise Bolton'ın görevden alınması damga vurdu.

Dışişleri Bakanı Mike Pompeo'ya Bolton'ın görevden alınmasına atfen "Haberiniz var mıydı?" diye soruldu. Mike Pompeo, "Bolton ile görüş ayrılığı yaşadığımız bazı politka başlıkları oldu. Ben hiçbir şeye şaşırmam. Sadece bu konu için söylemiyorum. Biz Başkan'la çok yakın çalışırız" şeklinde konuştu. ABD Dışişleri Bakanı Pompeo John Bolton'ın görevden alınmasıyla ilgili olarak yaptığı değerlendirmede "Başkan istediği personelle çalışma hakkına sahiptir" ifadelerini kullandı.

"Kimse Trump'ın dış politikasının değişeceği fikrine kapılmasın"

Pompeo ve Mnuchin'e John Bolton'ın görevden alınmasıyla birlikte İran konusunda daha yumuşak bir politika benimsenip beninsenmeyeceği soruldu. Pompeo, "Yabancı ülkelerin liderleri yönetimden bir yetkilinin ayrılmasıyla Trump'ın dış politikasının değişeceği fikrine kapılmasın" yanıtını verdi.

Pompeo'ya "Trump-Ruhani görüşmesi öngörüyor musunuz?" sorusuna da "Evet. Başkan kendisiyle önkoşulsuz olarak görüşebileceğini ifade etti" yanıtını verdi.

ABD Maliye Bakanı Steve Mnuchin de Trump yönetiminin İran'a yönelik maksimum baskı poltikasının devam edeceğini belirtti.

İran'dan Bolton tepkisi

John Bolton'ın görevden alınması konusunda bir tepki de sertlik yanlısı politikayı savunduğu İran'dan geldi. İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani'nin danışmanı Trump'ın John Bolton'ı görevden almasının Washington'un İran'a uyguladığı maksimum baskı stratejisinin başarısız olduğunu gösterdiğini savundu.

Ruhani'nin danışmanı Hüsameddin Ashena Twitter'dan paylaştığı mesajda "Bolton'ın kenara itilmesi ve en nihayetinde saf dışı kalması bir tesadüf değil, Amerika'nın maksimum baskı stratejisinin İran'ın yapıcı direnişi karşısında başarısız olduğunun net bir işaretidir" değerlendirmesinde bulundu.

İran hükümeti sözcüsü Ali Raiei de Twitter'dan yaptığı açıklamada "John Bolton aylar önce İran'ın 3 ay dayanabileceğini iddia etmişti. Biz hala buradayız, kendisi gitti. Savaşın ve ekonomik terörün en büyük savunucusunun kovulmasıyla birlikte Beyaz Saray İran'ın realitelerini anlama konusunda daha az engelle karşılaşacaktır" yorumunu yaptı.

XS
SM
MD
LG