Erişilebilirlik

sert eleştirilerde bulunduğu İngiltere Başbakanı Theresa May’i bu sefer “muazzam bir iş çıkaran harika bir kadın” olarak niteledi.

Trump, İngiltere’yi resmi ziyareti çerçevesinde biraraya geldiği May’la birlikte düzenlediği basın toplantısında, son birkaç günde May’i çok daha iyi tanıma fırsatı bulduğunu belirterek, “Bence müthiş bir kadın” dedi. ABD-İngiltere ilişkilerinin mevcut durumuna bir not vermesinin istenmesi üzerine Trump, ilişkileri “en üst düzeyde özel” olarak tanımladı.

Trump, röportajda söylediği, geçen hafta istifa eden İngiliz dışişleri bakanı Boris Johnson’ın harika bir başbakan olabileceği görüşünü de yineledi.

Trump’ın basın toplantısında, İngiliz bulvar gazetesi “Sun”a verdiği röportajın yarattığı tepkiyi yumuşatma gayreti sergilemeye çalıştığı görüldü.

Gazetenin aktardığına göre Trump röportajda, May’in Brexit sürecini idaresini ve AB’yle ilişkilere yönelik planını eleştirirken, bunun muhtemelen ABD’yle gelecekteki her türlü olası ticaret anlaşmasını “öldüreceği” görüşünü dile getirmişti. Trump, May’in müzakeresini yaptığı anlaşmanın, İngiliz halkının referandumda oy verdiği pozisyondan çok farklı olduğunu öne sürmüştü. Trump ayrıca, İngiltere’nin AB’yle müzakereleri sırasında May’a tavsiyelerde bulunduğunu ancak May’in kulak vermediğini de iddia etmişti.

Röportajında Trump Londra’daki terör saldırılarıyla ilgili de belediye başkanını suçlamıştı. Trump, Avrupa’nın göçmenlik yüzünden “kültürünü kaybettiğini” de öne sürmüştü. Ayrıca Trump, eski dışişleri bakanı Johnson’ın “mükemmel” bir başbakan olabileceğini söylemişti.

Trump, Londra’daki protestolara ilişkin de, “Bende ‘hoş karşılanmıyorum’ hissi uyandıracak şekilde balonlar koyuyorlarsa, o zaman Londra’ya gitmek için bir nedenim yok” demişti.

“May’a çok büyük saygım var”

Basın toplantısındaysa, gazetenin söylediklerini tam olarak yansıtmadığını savunan ve röportajın teyp kaydının dinlenmesini tavsiye eden Trump, röportajda May’ın şahsını eleştirmediğini, onun hakkında söylediği birçok olumlu sözü gazetenin aktarmadığını savundu. Trump, “(İngiltere) Başbakana çok büyük saygım var” dedi.

Trump, İngiltere başbakanı Brexit sürecinde nasıl bir karar alırsa alsın Amerika’nın bunu kabul edeceğini vurgulayarak, kendisinin sadece, İngiltere’yle “adil ticaret yapabilmeyi ve aralarında herhangi bir kısıtlama olmamasını” istediğini belirtti. İki lider de, yakın bir zamanda ikili bir ticaret anlaşması yönünde adım atmayı umduklarını söyledi. May, AB’yle ilişkilerin geleceği hakkındaki planının, İngiliz halkının Brexit referandumunda kullandığı oyun ruhuna aykırı olmadığının, Amerika ve diğer ülkelerle ticaret anlaşmalarını müzakere edebileceklerinin altını çizdi.

Trump ayrıca, Brexit’in zorlu bir süreç olduğuna işaret ederek, “Nasıl ilerleyecek göreceğiz” ifadesini kullandı ve Amerika’nın İngiliz halkının kararını desteklediğini kaydetti.

May da Amerika ve İngiltere arasındaki güçlü bağları överken, “Trans-Atlantik birliğin kalıcı olması hepimizin sorumluluğudur” vurgusunu da yaptı.

Göçmenlik konusunda ayrıldılar

Trump ve May ortak basın toplantısında göçmenlik konusunda iki farklı pozisyon sergiledi. Trump, göçmenliğin Avrupa için “çok kötü” olduğunu ve kıtanın kültürünü değiştirdiğini iddia etti.

May ise, İngiltere’nin ülkeye zulme uğrayan kişileri kabul etme konusunda “gururlu bir tarihe” sahip olduğunu ve göçmenliğin İngiltere için “iyi” bir şey olduğunu söyledi. İngiliz başbakan, farklı kültür ve geçmişlere sahip kişilerin ülkenin toplumuna katkılarda bulunduğunu ancak göçmenlik konusunda “bir dizi kurallara” sahip olmanın da önemli olduğunu kaydetti.

“Putin’le zirvede seçime müdahale konusunu açacağım”

Basın toplantısında Trump’a, Pazartesi günü Rusya Cumhurbaşkanı Vladimir Putin’ye yapacağı zirveyle ilgili de sorular yöneltildi. Trump, zirveden çok büyük beklentiler içerisinde olmadığını ancak sürprizlerin de çıkabileceğini söyledi, Rusya, Çin gibi ülkelerle iyi ilişkiler içerisinde olmanın herkesin yararına olduğu görüşünü yineledi.

Trump, Rusya’nın ABD’deki 2016 başkanlık seçimlerine müdahalesi konusunu Putin’le görüşmede kesinlikle gündeme getireceğini ancak Putin”in “beni gafil avladınız” diyeceğini sanmadığını belirtti.

Trump, Putin’le görüşmesinde, Ukrayna, Suriye, Ortadoğu’daki diğer meseleler ve nükleer silahların yayılmasıyla mücadele konularını da konuşacağını, özellikle nükleer silahlar meselesini dünyadaki en büyük sorun olarak gördüğünü söyledi.

Trump ayrıca, önceki başkan Barack Obama’yı eleştirmeyi de ihmal etmedi, kendisi o dönemde başkan olsaydı Rusya’nın Kırım’ı muhtemelen ilhak edemeyeceğini savundu. Trump daha sonra Windsor Sarayı'na geçti.

Kraliçe Elizabeth Trump’ı Windsor Sarayı’nda ağırladı

Trump’ın ziyareti, resmi olmasa da Kraliçe Elizabeth, hem başkanı hem de eşi Melania Trump’ı Windsor Sarayı’nda ağırladı. 92 yaşındaki Kraliçe Elizabeth’le çay içmek üzere gittikleri Windsor’da askeri bandoyla karşılandı.

Trump, Kraliçe Elizabeth'in 1952 yılında tahta geçmesinden bu yana göreve gelen 13'üncü Amerikan Başkanı. Kraliçe, Lyndon B. Johnson hariç bu süreçte göreve gelen tüm ABD başkanlarıyla görüştü.

Trump'ın, Kraliyet Ailesi'nin diğer üyeleriyle görüşmesi planlanmıyor.

Başkan Trump, Londra’nın ardından özel bir seyahat için İskoçya’ya geçecek. Daha sonra da Rusya Cumhurbaşkanı Vladimir Putin’le biraraya geleceği zirvenin yapılacağı Helsinki’ye gidecek.

XS
SM
MD
LG