Erişilebilirlik

Deyrizor'da Araplar'ın Protestoları ABD Planlarını Bozar mı?


YPG’nin çoğunluğunu oluşturduğu ABD destekli Suriye Demokratik Güçleri (SDG), ülkenin doğusunda IŞİD’in yenilgiye uğratılmasındaki rollerini, geçen Mart ayında zafer törenleriyle kutlamıştı. Ancak 4 yıl süren bu kanlı savaşın ardından Kürt destekli koalisyon güçlerinin önünde bir başka zorluk var: Deyrizor’daki yerel Arap aşiretlerinin protestoları.

Petrol zengini bu verimli topraklarda çoğunluğu oluşturan Araplar, daha iyi hizmet ve iş olanakları dışında yerel yönetiminde daha fazla söz sahibi olmak istiyor. Protesto gösterileri şimdilik 10 kadar köyde düzenleniyor ancak durum tam da Başkan Donald Trump, Amerika’nın Suriye’deki askeri varlığını azaltmaya hazırlanırken ABD ve yerel müttefikleri için büyüyen bir sorun haline geliyor.

Suriye Devlet Televizyonu ve Deyrizor24 adlı eylemci grubuna göre, Perşembe günü Kürt güçleri Shheil köyünde protestoculara ateş açtı ve bir eylemciyi öldürdü. Bu doğrulanırsa, Arapların geçen ay başlattıkları gösterilerdeki ilk ölüm olarak kayda geçecek. Deyrizor24 ve İngiltere merkezli Suriye İnsan Hakları Gözlemevi’ne göre son protesto, ABD destekli koalisyonun 8 Mayıs gecesi Daman köyüne düzenlediği baskının ardından düzenlendi. Baskında Kürt güçlerin ikisi kadın biri çocuk 6 kişiyi öldürdüğü öne sürülüyor. Gözlemevi, biri IŞİD üyesi 2 kişinin tutuklandığını bildirdi.

Protestolar çevre köy ve kasabalara hızla yayıldı. Sosyal medyada paylaşılan görüntülerde ‘’Kürt işgaline hayır’’ pankartları dikkat çekti.

''Protestolar Esat, İran ve Türkiye'ye yarıyor''

Haber ajansı Associated Press’e konuşan bir SDG temsilcisi, protestoların Suriye hükümeti, İran ve Türkiye'nin işine yaradığını ve ‘IŞİD'e karşı kazandıkları zaferi’ tehlikeye attığını söyledi.

SDG ile yerel yetkililer arasında düzenlenen müzakerelerde bir ilerleme sağlanamaması da Arap protestolarının 2015’te kurulan Kürt ağırlıklı güce karşı bir ayaklanmaya dönüşeceği endişelerini arttırıyor.

IŞİD'in uyuyan hücreleri son haftalarda saldırılarını yoğunlaştırdı. Devlet Başkanı Beşar Esat'ın Deyrizor’u kesen Fırat Nehri’nin batısındaki birlikleri, Suriye’nin kuzeyinde Kürtlerin kontrolündeki toprakların kontrolünü geri almak istiyor. Kürt güçlerini terör örgütü PKK’nın uzantısı olarak gören Türkiye’nin dikkati bölgede.

SDG, Suriye’nin neredeyse üçte birini kontrol ediyor. Ancak Rakka ve Haseke bölgelerindeki baskın Kürt nüfusunun aksine, Doğu’daki Deyrizor ağırlıklı Arap nüfusa sahip; bu nedenle etnik gerilim artıyor.

IŞİD'le mücadele operasyonuyla iki yıldır bölgede bulunan SDG, Deyrizorlular'ın kalbini ve aklını hala çelememişe benziyor. Bölge sakinleri hizmetlerin eksikliği, artan suç oranı, yakıt kıtlığı ve artan Kürt etkisinin yarattığı öfkeden şikayetçi.

SDG Kürt, Arap ve Hristiyanların da yer aldığı karışık bir güç olsa da omurgasını Kürtler yani YPG oluşturuyor. Bazı Kürt yetkililer, Esat hükümetinin bu isyanları destekleyerek SDG ve Amerikan güçlerine zarar vermeye çalıştığı görüşünde.

Bazı protestocular, hükümet kontrolundaki bölgelerde ABD yaptırımlarıyla iyice ağırlaşan petrol sıkıntısı nedeniyle Kürt güçlerinin Esat destekçilerine petrol sattığına inanıyor.

Deyrizorlular, SDG'nin bölgeye gelmesinin ardından Arapları zorla silah altına almasından ve IŞİD’le bağlantılı oldukları şüphesiyle gözaltıların olmasından da şikayetçi.

Washington'a yerleşen Suriyeli eski diplomat Bassam Barabandi’ye göre rehabilitasyon, ekonomik kalkınma ve temel hizmetlerin sunulmasındaki tempo, halkın temel ihtiyaçlarını karşılayacak seviyede olmadı. Bunun sonucunda da halk mevcut durumları ve gelecekleri konusunda umutsuzluğa düştü. Rejimi kabul edilebilir bir alternatif olarak görmedikleri için de ABD'nin harekete geçmesini bekliyorlar.

SDG yetkilileri ile Arap aşiretlerinin ileri gelenleri arasında son haftalarda gerçekleştirilen görüşmelerse başarılı geçmiyor. Toplantılara katılan ancak isminin açıklanmasını istemeyen bir Arap, Associated Press’e yaptığı açıklamada, Kürtlerin hiçbir taviz vermediğini, SDG’nin Deyrizor’dan günde 60 bin varil petrol çektiğini ve geriye neredeyse hiç yakıt bırakmadığını savundu.

Arapların talepleri arasında SDG'nin gözaltına aldığı kişilerin serbest bırakılması, bölgeden petrol aktarımının sonlanması, Deyrizorlu savaşçılara SDG'de daha büyük rol verilmesi, SDG'nin zorunlu askerlik uygulamasını sonlandırması ve elektrikle yakıt hizmetlerinin iyileştirilmesi bulunuyor.

XS
SM
MD
LG