Erişilebilirlik

İki Çalışanı Tutuklanan Sözcü'nün Patronu Hakkında Yakalama Kararı


19 Mayıs’ta gözaltına alınan Sözcü gazetesi internet sitesinin sorumlu müdürü Mediha Olgun ve İzmir muhabiri Gökmen Ulu tutuklandı.

İstanbul Emniyeti’ndeki sorgusu tamamlandıktan sonra Cuma günü öğle saatlerinde Ulu ve Olgun’la birlikte İstanbul Avrupa Adalet Sarayı’na sevk edilen gazetenin mali işler müdürü Yonca Yücekaleli ise serbest bırakıldı.

Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği, yurtdışında bulunan Sözcü gazetesinin patronu Burak Akbay hakkında yakalama kararı çıkarıldı.

Tutuklama gerekçesi terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etmek

İstanbul 8. Sulh Ceza Mahkemesi Hakimi Atilla Öztürk, Mediha Olgun’nun Fethullah Gülen örgütü içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek, Gökmen Ulu’nun ise hem örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek hem de cumhurbaşkanına suikast ve fiili saldırıya yardım etmek suçlamalarıyla tutuklanmasına karar verdi.

Sözcü gazetesinin İzmir muhabiri Gökmen Ulu’nun 15 Temmuz günü Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Marmaris Grand Yazıcı Otel’de tatil yaptığını haber yapması, Mediha Olgun’un da haberin yer aldığı internet sitesinin sorumlu müdürü olması tutuklanmalarına gerekçe oldu.

Gökmen Ulu: Cumhurbaşkanı’nın 15 Temmuz açıklamasını ilk ben duyurdum, bu yapılan kumpastır

Savcılığa verdiği ifadesinde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Marmaris’teki otelde kaldığını haber yapan ilk gazetecinin kendisi olduğunu kabul eden Ulu, bunun suç değil gazetecilik faaliyeti olduğunu söyledi.

Ulu, “Gizli bir iş yapmış değilim. Otelin önündeki esnaf ve vatandaşlar da beni gördü. Bir otel görevlisiyle sohbet ettim. Haber için geldiğimi söyledim. Haberi merkeze geçtim ve otele döndüm. Gece darbe girişimini öğrenince yeniden otele döndüm. Cumhurbaşkanı’nın açıklamasını dünyaya ilk duyuran kişiyim. Cumhurbaşkanı’nın açıklaması bitince “Cumhurbaşkanım” diye iki kez seslenen benim. Amacım onunla canlı yayında röportaj yapabilmekti. Bu soruşturma kumpastır ve bu kumpasın FETÖ’nün yaptığı kumpaslardan farkı yoktur” dedi.

Mediha Olgun: Muhalif ses istenmiyorsa gazete kapatılsın

Sözcü internet sitesi sorumlu müdürü Mediha Olgun da Gökmen Ulu gibi darbecilerle hiçbir bağlantısı olmadığını ifade etti.

Haberi kendisinin yaptırmadığını da belirten Olgun, “Örgüt üyesi olmakla suçlanıyorsam darbenin üzerinden neredeyse bir yıl geçmesine rağmen neden bugüne kadar gözaltına alınmadım?” diye sordu.

“Eğer muhalif ses istenmiyorsa gazete kapatılsın. Cumhurbaşkanı ile ilgili haber yapmak neden suç olsun? Darbecilerle irtibatımı gösteren hiçbir delil yoktur. Böyle bir suçla suçlanmaktan utanıyorum. Bu kabusa son verilmesini istiyorum” dedi.

8. Sulh Ceza Hakimi: Örgüt (FETÖ) içinde yetişen Burak Akbay, Sözcü’yü örgüt amaçları doğrultusunda çıkarıyor

Savunmaların ardından tutuklama kararını veren 8. Sulh Ceza Hakimliği Hakimi gerekçesinde “Üç ayrı gazetecinin verdiği ifade içeriklerine göre örgüt içinde yetişen Burak Akbay’ın örgüt amaçları doğrultusunda çıkardığı Sözcü gazetesinde şüphelilerin uzun zamandır görev yaptıkları, gazetenin imtiyaz sahibi olan Estetik Yayıncılık Havacılık ve Hava Taşımacılığı Tic. Ltd. Şirketi’nin MASAK tarafından gönderilen bilgi ve belgelere göre haklarında soruşturma bulunan kişi ve kurumlar ile şüpheli ilişkileri olduğu tespit edilmiştir” ifadelerine yer verdi.

Hakim ayrıca gazetenin örgütün amacı doğrultusunda hareket ettiği ve kadrosunu da bu doğrultuda oluşturduğunu ifade etti.

Bu soruşturma kapsamında hakkında gözaltı kararı bulunan Burak Akbay ise halen yurtdışında. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Akbay hakkında arama kararı çıkartılması için Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği’ne başvurdu.

Başvuruyu değerlendiren nöbetçi hakimlik, Akbay hakkında "silahlı terör örgütüne üye olmak" suçundan yakalama kararı çıkarılmasına hükmetti.

Burak Akbay ise hakkındaki iddiaları gazetesi aracılığıyla reddetti.

Celal Ülgen: Kanıt yok, bilirkişi raporu yok, suçlamalar akıldışı

Türkiye’nin Ergenekon, Odatv, Şike gibi bugün “FETÖ kumpası” olarak tarif edilen davalardaki birçok sanığın avukatı olarak tanıdığı Celal Ülgen tutuklamaların ardından yaptığı açıklamada “Hayatımda böyle absürd tutuklama göremedim, Türk yargısının yaşadığı ikinci akıl tutulmasıdır” dedi.

Ülgen, “Bu ülkenin kılcal damarlarına bile sızmış ve hatta yaverleriyle Cumhurbaşkanı’nın burnunun dibine kadar girmiş FETÖ’nün Cumhurbaşkanı’nın tatil yaptığı beldeyi gazeteciden sorması akla ziyan bir sav olmakla birlikte FETÖ’yü yeteri kadar tanımamaktır. İnsanlar geçmişleri ile tanınırlar. Herkes geçmişini iktidarda bulunanlar gibi sık sık resetlemez. Tutuklanan gazetecilerin geçmişleri FETÖ’cü olmadıklarını, olamayacaklarını kanıtlamaya yetmektedir. Bu akıl dışı suçlamanın altından kalkacağımıza inanıyorum. Şu anda hiçbir suçlamayı, hiçbir kanıtı , hiçbir tanık ifadesini ve hiçbir bilirkişi raporunu görmedik” diye konuştu.

Avukat Ülgen, pazartesi günü karara itiraz edeceklerini de açıkladı.

TGC: Gazetecilerin günah keçisi haline getirmek gerçekleri karartmaktan başka bir işe yaramıyor

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti bugün yayınladığı açıklamada bu tutuklamalarla halkın haber alma hakkı için görevini yapan gazetecilerin özgürlükleri elinden alındığını belirtti.

TGC açıklamasında “FETÖ yapılanması hakkında bugüne kadar en fazla olumsuz haber yapan, siyasetçileri ve halkı uyaran bu gazetelerin çalışanlarının bu terör örgütüyle bağlantılarının ileri sürülmesi ibretlik bir iddia olarak kalacaktır. Cumhurbaşkanının tatil yaptığı yerin haber olarak değerlendirilmesi dünyanın her gazetesinde haberdir. Haberin suç kanıtı, gazeteciliğin terör faaliyeti, gazetecinin terörist olarak suçlanması bir demokrasi ayıbıdır. Gazetecileri her dönemin günah keçisi haline getirmenin gerçeklerin karartılmasından başka bir işe yaramıyor” dendi.

Bu tutuklamalarla birlikte Türkiye’de tutuklu gazetecilerin sayısı 160’ı aştı.

XS
SM
MD
LG