Erişilebilirlik

"Nükleer Anlaşmanın Kaderi İran'a Bağlı"


Almanya, Fransa, İngiltere, Çin, Rusya ve İran'dan gelen heyetler, 2015 İran nükleer anlaşmasının canlandırılması için Viyana'daki Grand Otel'de yürütülen görüşmeler sırasında görüntülenmiş.

ABD ve İran'ı 2015 nükleer anlaşmasına yeniden dahil etmek için Nisan ayı başında başlayan ve Avusturya'nın başkenti Viyana'da yürütülen toplantıların dördüncü turu tamamlandı. Her iki tarafın da anlaşmanın canlandırılmasının önündeki ana engellerin aşılması konusunda isteklilik sergiledikleri bildirildi.

Rus heyetinden Mikhail Ulyanov, Cuma günkü toplantıların ardından Twitter'da paylaştığı mesajda, "katılımcılar süreci yoğunlaştırmak gerektiği konusunda anlaştı. Heyetler, amaca ulaşmak için Viyana'da ne kadar uzun süre gerekiyorsa kalmaya hazır oldukları görülüyor" dedi.

Viyana'daki görüşmelerin başkanlığını yürüten Avrupa Birliği heyetinin sözcüsü Alain Matton, önümüzdeki günlerde uzmanlar arasındaki iletişimin devam edeceğini söyledi. Matton, "Avrupa Birliği, koordinatör olarak tüm taraflarla ve ABD'yle ayrı görüşmeler yürütmeyi sürdürecek. ABD'nin anlaşmaya geri dönmesi ve tüm tarafların anlaşmanın tam ve etkili uygulamasına katkıda bulunması ortak amacıyla bir araya gelen katılımcılar, farklı seviyelerde görüşmeler yapmaya devam edecek" şeklinde konuştu.

Biden yönetimi, 2015 İran nükleer anlaşmasının canlandırılması amacıyla düzenlenen dolaylı görüşmelerin yeni turunun Viyana'da başlamasından önce, İran'ın ABD'den yeni ödünler beklememesi gerektiği sinyali verdi.

Üst düzey bir Biden yönetimi yetkilisi, Perşembe günü gazetecilere yaptığı açıklamada, ABD'nin, eski Başkan Donald Trump'ın 2018 yılında ABD'yi çıkardığı 2015 İran nükleer anlaşmasına yeniden katılmak için vermeye hazır olduğu ödünleri ortaya koyduğunu söyledi. Yetkili, şimdi anlaşmayı canlandırma çabalarının başarılı olup olmayacağının İran'ın bu ödünleri kabul etme ve anlaşma şartlarına uyma yönünde alacağı siyasi karara bağlı olduğunu kaydetti.

Adının açıklanmasını istemeyen yetkili, bu görüşleri, Viyana'daki görüşmelerin yeni turunun başlamasından hemen önce yaptı. Kapalı kapılar ardında yapılan görüşmelerin dördüncü turunda diğer katılımcılar, Amerikan ve İran heyetleri arasında nükleer anlaşmaya ilişkin mekik diplomasisi yürütüyor. Bunun nedeni, ABD'nin şu anda nükleer anlaşmanın dışında olduğu için görüşmelerde doğrudan temsil edilmemesi.

Yetkilinin bu sözleri, ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken'ın Ukrayna ziyareti sırasında İran'ın nükleer anlaşmanın canlandırılması konusunda sergilediği uyuşmazlıktan şikayetçi olması üzerine geldi.

Kiev'de NBC televizyonuna konuşan Blinken, "İran'ın nükleer anlaşmanın şartlarına tam olarak uymaya başlaması için gereken kararları almaya hazır olup olmadığını bilmiyoruz. Ne yazık ki nükleer anlaşma uyarınca durdurmaları gereken nükleer programlarının bazı tehlikeli kısımlarını yeniden başlatmak için adımlar atmaya devam ettiler. Gerekeni yapmaya hazır olup olmadıklarını bilmiyoruz" dedi.

İran şimdiye kadar eski Başkan Donald Trump'ın devreye soktuğu yaptırımların tamamının kaldırılması dışında bir seçeneği kabul edeceği konusunda herhangi bir işaret vermedi. İran ayrıca 2015 anlaşmasının şartlarını ihlal eden adımların tamamını geri alması gerektiği şeklindeki önerileri geri çevirmeye devam ediyor. Son haftalarda ABD'nin yaptırımları kaldırma konusunda önemli ancak yetersiz tekliflerde bulunduğunu kaydeden İranlı yetkililer, bu ödünlerin karşılığında ne yapacaklarını net olarak ortaya koymadı.

Biden yönetimi yetkilisi, ABD'nin, Ortak Kapsamlı Eylem Planı (JCPOA) olarak bilinen nükleer anlaşmanın eski Başkan Barack Obama döneminde müzakere edilen şartlarına geri dönmeye hazır olduğunu, ancak bunu, yalnızca İran'ın da anlaşma şartlarına uyması durumunda yapacağını bildirdi. Yetkili, İran'ı anlaşmaya yeniden katmak için ABD'nin JCPOA anlaşmasının hükmettiği şartlardan fazlasını yapmayı kabul etmeyeceğini de söyledi.

2015 anlaşması, nükleer programında yapacağı kısıtlamalar karşılığında ABD'nin İran'a uyguladığı ekonomik yaptırımlarda milyarlarca dolarlık gevşeme sağlamasını öngörüyordu. Ancak Trump'ın ABD'yi anlaşmadan çıkarması ve ABD yaptırımlarını kapsamı genişletilmiş biçimde yeniden uygulamaya sokması, İran'ın ekonomik yaptırımların gevşetilmesiyle kavuşacağı rahatlamanın önünü tıkadı. İran, bu duruma, uranyum zenginleştirme kısıtlamalarını ihlal ederek, gelişmiş santrifüjleri yeniden kullanmaya başlayarak ve ağır su üretimi yaparak karşılık verdi.

Biden yönetimi, Viyana'daki görüşmelerin önceki turlarından sonra İran'a yapacağı önerilerde esneklik payı olduğunu kaydetmişti. Bunlar arasında Trump döneminde getirilen ancak nükleer faaliyetlere bağlı olmayan yaptırımların kaldırılması da var.

Nükleer faaliyetlere bağlı olmayan yaptırımların kaldırılması teklifi hala geçerli. Ancak Biden yönetimi yetkilisi, bu konudaki esnekliğin sınırına artık eriştiklerini kaydetti. ABD'nin ne gibi ödünler vermeye hazırlandığını açıklamayan yetkili, nükleer anlaşmayla "tutarlı" olmayan her türlü yaptırımın bu kapsamda olduğunu söyledi.

Viyana'daki görüşmelerin dördüncü turundan büyük bir atılım çıkıp çıkmayacağı konusunda bir tahmin yürütmeyi reddeden yetkili, Haziran ayında İran'da yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimlerinden önce hızla anlaşmaya varma olasılığının hala mevcut olduğunu söyledi. Kimileri, Haziran'daki seçimlerin Viyana'daki görüşmeleri zora sokan bir etken olduğu görüşünde. Her iki tarafın da ne yapması gerektiğinin açık ve net olduğunu kaydeden yetkili, "Bunun başarılabileceğini düşünüyoruz, bunu yapmak zor değil" dedi.

Ancak yetkili, başarı şansının, İran'ın anlaşmanın orijinal metninde yer alan şartlar dışında daha fazla talepte bulunmamasına ve anlaşmayı ihlal eden adımları geri çekmesine bağlı olduğunu sözlerine ekledi.

Biden yönetimi hangi yaptırımları kaldırabileceğini açıklama konusunda çekingen davranıyor. Ancak yetkililer, Trump'ın terörizm, balistik füze faaliyetleri ve insan hakları ihlalleri gibi nükleer faaliyetlere bağlı olmayan yaptırımların gevşetilerek İran'ın 2015 anlaşması uyarınca hakettiği rahatlamayı elde edebileceğini söylüyor.

Yetkili, Biden yönetiminin, Trump’ın sadece 2015 anlaşmasına geri dönüş olasılığını zora sokmak amacıyla nükleer faaliyetlere bağlı olmadan, gayrimeşru şekilde ilave yaptırımlar getirdiği inancını artık taşımadığını kaydetti.

Biden yönetiminin bu tür yaptırımların "kanıta dayalı temelini" sorgulamadığını belirten yetkili, yaptırımların ”anlaşmaya geri dönüşle uyumlu” olup olmadığını incelediğini, İran'ın anlaşma şartlarına yeniden uymasının ABD'nin ulusal güvenlik çıkarlarıyla uyumlu olacağına da zaten karar verdiklerini söyledi.

XS
SM
MD
LG