Erişilebilirlik

“ABD İran Yaptırımlarını Gevşetmeye Hazırlanıyor”


2015 İran nükleer anlaşmasının canlandırılmasına ilişkin görüşmeler Viyana'da devam ediyor.

Biden yönetiminin, Tahran'ın 2015 nükleer anlaşmasının şartlarına yeniden uyum göstermesini sağlamak amacıyla eski Başkan Donald Trump döneminde İran'a getirilen en sert yaptırımları kaldırmayı planladığı iddia edildi.

Associated Press haber ajansının haberine göre, nükleer anlaşmayı canlandırma olasılığının ele alındığı dolaylı görüşmeler bu hafta da Viyana'da devam ederken ABD'li yetkililer İran'a sunulabilecek önerilerin kapsamını giderek genişletiyor. İran, nükleer anlaşmaya geri dönmesinin şartı olarak ABD'nin uyguladığı tüm yaptırımları kaldırmasını talep ediyor.

Associated Press’e konuşan ABD'li yetkililer, hangi yaptırımların kaldırılacağıyla ilgili açıklama yapmayı reddetti, ancak nükleer anlaşmayla bağlantısı olmayan ya da İran’ın anlaşma şartlarına geri dönmesi durumunda hak edeceği rahatlamayı sağlayacak yaptırımların kaldırılmasına açık olduklarını söylemekle yetindi.

Bazı yaptırımları Trump yönetiminin nükleer anlaşmaya geri dönüşü engellemek için kasten attığı bir adım olarak tanımlayan Biden yönetimi yetkilileri, yaptırımları kaldırmanın gerekli bir adım olacağını kaydediyor. 2015 anlaşması uyarınca ABD, İran'ın nükleer programına bağlı yaptırımları kaldırmakla yükümlü olmakla beraber diğer yaptırımları devre dışı bırakmak zorunda değildi.

Biden yönetimi yetkilileri, nükleer programla ilgili olmayan tüm yaptırımları kaldıracakları iddiasını reddetti, ancak eski Başkan Trump'ın terörizm ve diğer gerekçelerle uygulamaya koyduğu yaptırımların neler olduğuna açıklık getirmedi.

ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Ned Price
ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Ned Price

ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Ned Price, "Ortak Kapsamlı Eylem Planı'na (JCPOA) geri dönüş, yaptırımların gevşetilmesini gerektiriyor, ancak sadece JCPOA'yla uyumlu olmayan yaptırımları kaldırmayı düşünüyoruz. Anlaşmaya yeniden katılsak bile, ki bu bir hipotez olarak kalmaya devam ediyor, JCPOA kapsamında olmayan faaliyetleri nedeniyle İran'a uyguladığımız yaptırımları korumaya ve bunları uygulamaya devam ederiz. İran'ın füze programının yaygınlaştırılması, teröre destek vermesi ve insan hakları ihlalleri bu kapsamda yer alıyor" dedi.

Eski Başkan Donald Trump, ABD'yi 2018 yılında nükleer anlaşmadan çıkardıktan sonra yaptırımları yeniden getirmişti. Turmp sadece nükleer programa bağlı yaptırımları tekrar uygulamaya sokmakla kalmamış, aynı zamanda yaptırım uygulanan kuruluşlara terör ve diğer gerekçelerle yeni yaptırımlar ilave etmişti. Trump ayrıca daha önce yaptırım uygulanmayan kuruluşlara da yeni yaptırımlar uygulamaya başlamıştı.

Bu durum, Biden yönetimi için içinden çıkılması zor bir denklem anlamına geliyor. Tüm yaptırımların kaldırılmasını isteyen İran, ABD bunların bir kısmını kaldırmadığı sürece JCPOA kapsamında yasak olarak kabul edilen nükleer faaliyetlerini durdurmayı kabul etmeyeceğini kaydediyor.

Ancak Biden yönetimi, İran'ın nükleer programına özel yaptırımların kaldırılması dışında da bir takım ödünler vermesi durumunda Cumhuriyetçiler ve İsrail ile Körfez ülkeleri bunu, Biden yönetiminin İran'a boyun eğdiğinin kanıtı olarak göstermeye çalışabilir. Trump yönetimindeki yetkililerden eski Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, yaptırımların gevşetilmesini kınayanların başını çekiyor.

Trump yönetiminde görev alan eski yetkililer, tüm yaptırımların meşru olduğunu kaydediyor. Dışişleri Bakanlığı'nın İran konusundaki eski üst düzey danışmanlarından Gabriel Noronha, Trump döneminde getirilen tüm yaptırımların Adalet Bakanlığı avukatları tarafından onaylandığını, meşru olmamaları durumunda bu yaptırımların zaten reddedilmiş olacağını söylüyor.
Ancak müzakerelerde yer alan üst düzey bir Dışişleri Bakanlığı yetkilisi, şimdi ”tüm yaptırımları meşru olup-olmadıkları konusunda incelemek zorunda olduklarını” söyledi.

Adının açıklanmasını istemeyen yetkili, ABD'nin İran'ı anlaşmanın faydalarından yoksun bırakacak yaptırımları da kaldırmaya hazırlandığını kaydetti. Bunlar arasında İran'ın dolar bazlı işlemler dahil, uluslararası mali sistemlere erişimini kısıtlayan yaptırımlar da yer alabilir.

“Yaptırımlar tutarsız”

ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Ned Price, geçen hafta yaptığı açıklamada, "JCPOA'yla tutarlı olmayan yaptırımlar var. Daha önce söylediğimiz gibi İran nükleer anlaşmanın şartlarına yeniden uymaya başlarsa JCPOA'yla uyumlu olmayan yaptırımları kaldırmaya hazır olabiliriz" demiş, ancak anlaşmayla 'tutarlı' olmayan yaptırımların neler olduğu konusunda açıklık getirmemişti.
Price'ın bu açıklaması, İran Merkez Bankası'na, ulusal petrol ve denizcilik işletmelerine, imalat, inşaat ve mali sektörlerine uygulanan yaptırımların kaldırılmasının ihtimal dahilinde olabileceği yönünde ipucu veriyor.

Yetkililer, henüz herhangi bir karar alınmadığını, yaptırımların kaldırılması ve İran'ın nükleer anlaşma şartlarına yeniden uymaya başlaması meselesi çözüme kavuşturuluncaya kadar Viyana'daki görüşmelerde hiçbir anlaşma sağlanmayacağını belirtiyor.

Ancak nükleer anlaşmayı eleştirenler, Biden yönetiminin yaptırımları kaldırma konusunda yapılan üzeri kapalı açıklamaların da ötesinde adımlar atmasından korkuyor. Bu çevreler, 2015 anlaşmasında nükleer yaptırımların kaldırılması için belirlenen kişiler, şirketler ve hükümet kurumlarının başka gerekçelerle daha önce cezalandırılmış olmalarına rağmen yaptırımlardan muaf tutulacak olmasından endişeli.

Demokrasileri Savunma Vakfı Başkanı olan ve İran anlaşmasına karşı çıkmasıyla tanınan Mark Dubowitz, "Biden yönetimi, terörizm ve füze programı nedeniyle kara listeye alınan birçok unsura yönelik yaptırımların kaldırılması pahasına olsa da İran rejiminin kasasına on milyarlarca dolar para akıtmayı planlıyor" şeklinde konuşuyor.

"Hatta uluslararası şirketlerin ABD dolarıyla İran'la işlem yapmasının önünü açmak için İran rejimine ABD'deki mali sistem aracılığıyla ABD dolarına dolaylı erişim sağlamayı bile düşünüyorlar" diyen Dubowitz, İran'a karşı takındığı sert tavır nedeniyle sık sık eleştirilen, ancak ABD yönetimi tarafından yaptırımlar konusundaki görüşlerine de başvurulan bir uzman.

Eski başkan Barack Obama yönetimi de 2015 yılında nükleer anlaşmanın imzalanması üzerine aynı meseleyle karşı karşıya kalmıştı. Obama yönetimi, o dönemde, Obama'nın selefi George W. Bush'ın terörizm gerekçesiyle İran'a getirdiği bazı yaptırımların aslında nükleer program yaptırımı altında sınıflandırılabileceğini, bu nedenle de anlaşma uyarınca kaldırılabileceğini öne sürmüştü.

Ülkeler ve şirketler tereddütlü

Çok sayıda ülke ve uluslararası firma, yaptırımların kaldırılması konusunda netlik olmadığı ve gelecekteki bir ABD başkanının yaptırımları yeniden uygulayabileceği olasılığı yüzünden İran piyasasına girmekten çekinmişti. Bu kaygı şimdi yeniden ortaya çıktı.

ABD Kongresi'ndeki Cumhuriyetçi Partililer ve İran hükümeti karşıtları, eski Başkan Trump'ın İran'a yönelik sert tavrını yeni yasa tasarılarıyla tekrar gündeme getirmek için çalışmalarını hızlandırdı.

Nükleer anlaşmaya geri dönmeyi engelleyecek nitelikte bir yasa tasarısının geçme olasılığı düşük olsa da Biden yönetiminin İran'a karşı daha sert tavır takınmasını teşvik edecek bir karar tasarısı çıkarılmasına yönelik partilerüstü destek var.

Çarşamba günü 220'den fazla Demokrat ve Cumhuriyetçi Partili Kongre üyesinin imzasıyla hazırlanan bir karar tasarısı Kongre'ye sunuldu. Kongre üyeleri, tasarıda, Biden yönetiminin "İran halkının demokratik ve laik; nükleer emellerden arındırılmış bir İran Cumhuriyeti kurmak için verdiği mücadeleyi tanımasını, aynı zamanda iktidardaki mevcut rejimi yıkıcı davranışları nedeniyle sorumlu tutmasını" talep etti.

XS
SM
MD
LG