Erişilebilirlik

Yunanistan’ın Makedonya sınırındaki İdomeni kasabasında mahsur kalan mültecilerin yaşadığı insanlık dramı devam ediyor. Makedonya’nın Yunanistan sınırına çektiği dikenli tellere takılan çoğu Suriyeli binlerce mülteci, çok zor şartlara rağmen beklemeyi sürdürüyor. Derme çatma çadırlarda, açlık, soğuk ve hastalıkla mücadele eden mülteciler, yetkililere ateş püskürüyor.

İdomeni’de 10 binden fazla mülteci bulunduğunu söyleyen Birleşmiş Milletler yetkilileri, her gün iki bin mültecinin daha sınıra yığıldığını belirtiyor. Yunan yetkililerse, birkaç hafta içinde İdomeni’de mülteci sayısının 70 bine ulaşacağı uyarısı yapıyor.

Suriye’de beş yıldır devam eden iç savaşta, Şam rejiminin bombardımanı ve IŞİD’in şiddetine rağmen hayatta kalabilen mülteciler, önce mayın tarlalarını aşarak Türkiye’ye, oradan da tüm tehlikeleri göze alarak kaçakçı tekneleriyle Yunanistan’a ulaşmayı başarmış.

Ancak Avrupa’nın batısına özellikle de Almanya’ya doğru ilerlemeyi hedefleyen Suriyeli mülteciler, küçük bir Balkan ülkesi olan Makedonya’nın Yunanistan sınırına çektiği dikenli tele takıldı. Sınırda mahsur kalan mülteciler dikenli teli aşsalar bile bu kez de Sırbistan, Hırvatistan ve Slovenya sınırında durdurulma riski taşıyor. Avusturya hükümeti de, Almanya’ya geçme umuduyla sınırına dayanan mültecileri kabul etmeyeceğini açıkladı.

Soğuk Havada Aç ve Hasta

İdomeni tren istasyonundaki derme çatma çadırlardan birinde hamile eşi ve iki çocuğuyla kalan eski zeytin yetiştiricisi Abdül “Nereye gideceğiz? Ne yapacağız?” diye soruyor.

Abdül öfkesini ve isyanını dile getirirken, yağmur şiddetleniyor ve istasyondan öksürük sesleri yükseliyor. Anne ve babasının Almanya’da yaşadığını söyleyen Abdül, cep telefonuna kaydettiği resimler arasından Halep yakınlarındaki 1000 dönümlük tarlasını ve zeytin ağaçlarını gösterirken “Artık hiçbiri yok” diyor.

İdomeni istasyonundaki diğer mülteciler gibi Abdül de Suriye’den umudunu kesmiş. Ülkesine geri dönmeyi düşünmediğini söylüyor.

İstasyondaki başka bir çadırdaysa, Palmira’dan kaçan Aleece, eşi Ahmet ve üç çocuğu kalıyor. Onlar da, Abdül ve ailesi gibi Almanya’ya gitmek istiyor ve kesinlikle Suriye’ye geri dönmeyi düşünmüyor. Aleece, IŞİD’in başkent ilan ettiği Rakka’da yaşayan akrabalarından haftalardır haber alamıyor.

İki aile de paralarının bittiğini ve iki gündür yemek yemediklerini söylüyor. Hepsi öksürükle ve griple mücadele ediyor. Ancak bu halde bile her sabah, dikenli telle kapatılmış ve silahlı güvenlik güçleriyle korunan Makedonya sınırına giderek, geçiş izni için yetkililere yalvarıyorlar.

Mültecileri Durdurmak Mümkün mü?

Öte yandan Makedonya hükümeti yumuşama sinyali vermiyor. Yunan yetkililer, mülteci akınını durdurmak için, Türkiye’den Yunan adalarına gelen mültecilerin ana karaya ulaşmasını engellemeye çalışıyor. Yunan hükümeti, Midilli ve Limni adalarındaki turizm şirketlerine mültecilere vapur bileti satmama talimatı vermis.

Ayrıca vapur işletmelerinden, acil durumlarda daha hızlı devreye girmesi için seyahat hizmetlerini azaltması da istenmiş.

Yunan yetkililer, bir yandan mülteci akınını yavaşlatmaya çalışırken diğer yandan da Avrupa Birliği ülkelerini sınırlarını açmaya ve mülteci kriziyle birlikte mücadele etmeye ikna etmeye çalışıyor. Birleşmiş Milletler Mülteci Yüksek Komiserliği, sadece bu yıl içinde Avrupa’ya 130 binden fazla mülteci geldiğini ve 400 mültecinin de denizde boğulduğunu bildiriyor.

Avrupa Birliği Konseyi Başkanı Donald Tusk ile bir araya gelen Yunanistan Başbakanı Aleksis Çipras, mülteci krizinde sorumluluğunu yerine getirmeyen AB ülkelerine yaptırım uygulanması çağrısında bulundu.

Çipras, Yunanistan’da mahsur kalan mültecilere daha insani şartlar sağlama sözü verse de, Idomeni’deki tablo bu sözün henüz yerine getirilmediğini gösteriyor.

XS
SM
MD
LG