Erişilebilirlik

Merkel: ‘AB Liderlerine Müzakereleri Durdurun Çağrısı Yapacağım’


Bugün Berlin’de 24 Eylül genel seçimleri öncesinde yapılan son Federal Meclis toplantısına Türkiye ile ilgili açıklamalar damga vurdu.

Yasama döneminin son toplantısında koalisyon hükümetinin dört yıllık icraatını değerlendirmek amacıyla söz alan Başbakan Angela Merkel, Türkiye’deki gelişmelerin kendisinde kaygıya yol açtığını söyleyerek, ülkenin çok hızlı şekilde hukuk ilkelerinden uzaklaştığını öne sürdü.

Alman vatandaşlarının Türkiye'de tutuklanmasının siyasi kararlar neticesinde gerçekleştiğini ve bu yüzden Alman hükümetini, Türkiye ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ilişkileri yeniden belirlemeye sevk ettiğini açıklayan Merkel, Ekim ayında yapılacak AB devlet ve hükümet başkanları zirvesinde diğer liderlere "Türkiye'yle üyelik müzakerelerinin dondurulması ya da tümüyle kesilmesi" çağrısını yapacağını duyurdu.

Kendisinin ve partisinin Türkiye'nin AB üyeliğine her zaman kuşkuyla yaklaştığını ve karşı çıktığını, ancak anlaşmalar gereği üyelik müzakerelerine devam edilmesinden yana tavır koyduğunu belirten Merkel, "Türkiye ile çok önemli ve stratejik olan ilişkilerimiz konusunda Avrupalı ortaklarımızla birlikte hareket etme ve görüşmemiz gerekiyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın gözleri önünde Türkiye’nin üyeliğini açıkça tartışmamız şaşırtıcı olur ve Avrupa'nın pozisyonunu dramatik şekilde zayıflatır." dedi.

Merkel Pazar akşamı rakibi SPD’li Martin Schulz ile çıktığı televizyon düellosunda da, Almanya’nın AB içinde Türkiye ile müzakerelerin sona erdirilemesine tek başına karar veremeyeceğini ve böyle bir girişimin tüm üyelerin desteğini alacağına emin olmadığını söylemişti.

Meclis toplantısında konuşan Yeşiller Partisi Eş Başkanı Cem Özdemir, Başbakan Merkel’i Türkiye’ye karşı tavır koyma konusunda pasif davranmakla suçladı.

Başbakanın Türkiye için resmen seyahat uyarısı çıkarılacağını ve Hermes kredi garantilerinin kaldırılacağını söylediğini belirten Özdemir,"Tüm bunları planlıyoruz demek yetmez, bu önlemler artık alınmalıdır" dedi ve Merkel’in kendisini Cumhurbaşkanı Erdoğan'a ‘sevimli’ göstermeye çalıştığını iddia etti.

Öte yandan genel seçimler öncesinde pazar akşamı ilk ve son televizyon düellosunda karşı karşıya gelen Merkel ve Schulz’un konuşmalarında Türkiye'ye yönelik sert sözleri ve müzakerelerin sona erdirilmesi yönündeki tavırları Berlin’de tartışılmaya devam ediliyor.

Alman basınından yorumcular açıklamaları ‘seçim taktiği’ olarak nitelerken, Berlin’de görev yapan AB misyonundan diplomatik çevreler, Merkel’in daha temkinli açıklamalarına vurgu yaparak, AB içinde Türkiye ile müzakerelerin sona erdirilmesi yönünde çoğunluk kararı almanın mümkün gözükmediğine dikkat çekiyorlar.

Avusturya dışında Türkiye ile köprüleri tümden atmaktan yana başka bir AB ülkesinin olmadığı belirtilirken, Merkel’in Türkiye ile diyaloğu sürdürmekten yana olduğu mesajını vermesinin bu durumun bilinciyle yapıldığı savunuluyor.

Diplomatik kaynaklar, diğer AB ülkelerinin müzakerelerin şu anda fiilen yürümediği için, üyelik görüşmelerinin AB tarafından kesilmesini hata olarak değerlendirdikleri ve Türkiye’nin alacağı tavrı beklemekten yana oldukları dillendiriliyor.

Bu arada seçime 19 gün kala açıklanan son anketlere göre, İslam, mülteci ve Türkiye karşıtı söylemleriyle oy toplamayı hedefleyen Almanya için Alternatif AfD’nin oyları yüzde 10,5’a çıktı. CDU/CSU’nun oy oranı yüzde 36,5, SPD’nin oy oranı ise yüzde 23,5 olarak tespit edildi.

Analistler Merkel ve Schulz’un Türkiye ve mülteciler konularını sıklıkla işlemelerinin kendi partilerinden daha çok AfD’ye yarayacağı tezini savunuyor.

Anketlerden Sol Parti’ye yüzde 10 oranında oy çıkarken, Yeşiller yüzde 6,5’a düştü. Liberal FDP’nin oy oranı yüzde 8,5 olarak tespit edildi.

XS
SM
MD
LG