Erişilebilirlik

Kaçak Göçmenlerin Sayılmaması Girişimine Mahkeme Engeli 


Başkan Donald Trump’ın kaçak göçmenlerin Kongre’deki sandalye sayıları belirlenirken dikkate alınmasını önleme girişimi mahkeme engeline takıldı.

Başkan’ın 21 Temmuz tarihli kararnamesi 38 eyalet, şehir, ilçe ve çok sayıda kar amacı gütmeyen göçmen hakları kuruluşu tarafından mahkemeye taşınmıştı.

Üç yargıçtan oluşan kurul kararnameyi yasaya aykırı buldu. Kurulun kararı yönetim tarafından temyiz için Anayasa Mahkemesi’ne götürülebilecek.

Uygulamaya karşı çıkanlar, bunun milyonlarca kişinin nüfus sayımına dahil edilmesini önleyeceğini ve California, Teksas, New Jersey gibi eyaletlerde bazı Temsilciler Meclisi üyelerinin koltuklarını kaybetmesine neden olacağını söylüyor.

Trump yönetimi, ABD’de sadece yasal olarak bulunan kişilerin federal politikalarda söz sahibi olması gerektiğini belirtiyor.

Trump’ın imzaladığı kararnamede, ‘‘Ülkede yasadışı olarak bulunan yabancıların seçim bölgelerinin belirlenmesi sürecinde nüfusa dahil edilmesi, Kongre’de normalden iki ya da üç daha fazla sandalyenin bu bölgelere gitmesiyle sonuçlanabilir’’ ifadeleri kullanılmıştı.

Kurul 86 sayfalık karar metninde, Başkan’ın bu kararıyla Kongre’nin kendisine verdiği yetkiyi aştığını belirtti.

Mahkeme, kararında, Amerika sınırları içinde yaşayan yasadışı yabancıların da ‘‘kişi’’ olarak değerlendirildiği ve nüfus sayımına katılmaları gerektiğini belirtti.

Bir yıl önce de Anayasa Mahkemesi, yönetimin nüfus sayımına vatandaşlık sorusunun eklenmesi çabalarını engellemişti.

Demokratlar ve göçmen haklarını savunan aktivistler, oy verme hakkına sahip olmayan kaçak göçmenlerin nüfus sayımına dahil edilmesinin, seçimle göreve gelen liderlerin, okul, çöp toplama gibi kamu hizmetlerinden faydalanan herkesi temsil etmesini sağladığı görüşünde.

ABD’de seçim bölgelerinin yalnızca vatandaş olanlara göre çizilmesinin, bölgelerin eyalet düzeyinde belirlenmesi açısından yasal olabileceği belirtiliyor. Ancak ABD Anayasası, Temsilciler Meclisi’ndeki sandalyelerin 50 eyalete dağıtılması sürecinde her eyalette yaşayan kişi sayısının tamamının temel alınması gerektiğini açıkça belirtiyor.

Göçmenlerden alınan DNA örneklerini genişletme girişimi

Başkan Donald Trump yönetimi, Cuma günü de göçmenlere ait DNA ve diğer biyometrik verilerin toplanması uygulamasının gözaltındaki göçmenler dışında da genişletilmesini önerdi.

Öneri, İç Güvenlik Bakanlığı’nın genetik veriler dışında göz taraması, ses tanıma, el izi okuma gibi yöntemleri de kullanmasını öngörüyor.

3 Kasın seçimlerinde ikinci dönem başkanlık koltuğuna oturmak için hazırlanan Trump, 2016 seçim kampanyasında da göçmenlik konusundaki sert tavrını öne çıkarmıştı. Trump, göçmenlik sisteminde köklü değişiklikler yapma sözü vermişti.

Yönetim geçen yıl ABD’de gözaltına alınan göçmenlerden DNA örneği alınmasını talep etmiş ve bunun 2005 yılında kabul edilen bir yasaya uygun olduğu görüşünü savunarak yolsuzlukların tespiti ve karara bağlanmamış adli davaların görülmesine yardım edebileceğini öne sürmüştü.

İç Güvenlik Bakanlığı, ilk olarak 1 Eylül’de ilan edilen önerinin veri çeşitliliğini genişleterek aile bağlarını ortaya çıkarma, kimlik tespiti ve sabıka kaydının incelenmesi konularında faydalı olacağı görüşünde. Öneri kapsamına çocuk yaştaki göçmenler de ekli.

Amerikan Medeni Haklar Birliği (ACLU) kararın yasal göçü engelleyeceğini ve veri depolama ile hükümetin izleme politikaları konusunda soru işaretlerine yol açacağını söyledi.

ACLU’dan yapılan açıklamada geniş kapsamlı bir genetik veri tabanı oluşturmanın Amerika’yı daha güvenli bir hale getirmeyeceği, yalnızca yönetimin izleme ve hedef alma faaliyetlerini kolaylaştıracağı ve ülkeyi ‘‘distopik bir kabusa’’ daha çok yaklaştıracağı belirtildi.

XS
SM
MD
LG