Erişilebilirlik

Parti Kurultayında Akşener'den İktidara Eleştiriler


Meral Akşener Yeniden İYİ Parti Genel Başkanı Seçildi
lütfen bekleyin

No media source currently available

0:00 0:06:58 0:00

İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Türkiye’nin güçlendirilmiş parlamenter sisteme geçişi sağlayacaklarını yineleyerek, gelecek seçimler için dış politikada bağımsızlık, ekonomide yoksullukla mücadele, insan haklarını koruma vaatlerini sıraladı.

Türkiye’deki corona virüsü salgını önlemleri nedeniyle Altınpark’ta açık havada düzenlenen İyi Parti 2. Olağan Kurultayı, Divan Başkanlığı’na Bursa Milletvekili İsmail Tatlıoğlu’nun seçilmesiyle başladı. “Bugün milli iradeyi siyasete taşıyoruz. Yarın yapacağımız da milli iradeyi devlete taşımak olacaktır. Türkiye’yi bu vesileyle 21’nci yüzyıla taşımak olacaktır” diyen Tatlıoğlu, kurultay sürecinde sıkça corona virüsüne karşı korunmak için maske kullanımına ve sosyal mesafeye özen gösterilmesi konusunda uyarılarda bulundu.

İyi Parti 2. Olağan Kurultayı’nda genel başkanlık seçiminde, 1379 kayıtlı delege olmasına karşın 1289 delege tarafından oy kullanıldı. İyi Parti Lideri Akşener, geçersiz oy olmaması üzerine 1289 oy ile yani oybirliğiyle tek aday olduğu seçim sonucunda yeniden genel başkanlığa seçildi.

Akşener, kurultay konuşmasında, gelecek genel seçimler ve Cumhurbaşkanlığı seçimi açısından herhangi bir “ittifak” konusuna değinmedi. Oysa “Millet İttifakı” ortağı CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, en son CHP 37. Olağan Kurultay’nda gelecek seçimlerde iktidarı kazanabilmek için “ittifak” gerektiğini, “Dostlarımızla iktidar olacağız” ifadesiyle vurgulamıştı. Akşener ise, “Millet Bizi Çağırıyor” sloganını tekrarlayarak İyi Parti’nin seçmen iradesiyle iktidar iddiasına sahip olduğunu belirterek, iktidarda nasıl bir Türkiye olması için çalışacaklarını anlattı.

Lütfü Türkkan, İyi Parti 2. Olağan Kurultayı değerlendiriyor
lütfen bekleyin

No media source currently available

0:00 0:11:01 0:00

Mevcut ekonomik ve dış politikadaki sıkıntılarla ilgili Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’a hitap ettiği gözlemlenen Akşener, Berat Albayrak’ın Hazine ve Maliye Bakanlığı’nı yürütmesiyle ilgili eleştirilerine “Partili Damat Ekonomisi” ifadesini de ekledi.

Kurultay selamlamasında Türkiye Cumhuriyeti’nin öncesindeki Osmanlı İmparatorluğu’nun yanı sıra Orta Asya’dan itibaren Türk tarihini sahiplendiğini vurgulayan Akşener, tarih ve tarihi aktörler üzerinden toplumu ayrıştırmaya karşı olduğu mesajını paylaştı.

Akşener, son günlerde MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin hedef tahtasına koyduğu Türk Tabipleri Birliği konusunda ise “Biz hastalanmayalım diye, pandemiyle gece gündüz mücadele eden sağlık çalışanlarımıza selam olsun. Kendine, sözüm ona milliyetçi diyenlerin hor gördüğü, Atamın bize emaneti, cefakar Türk tabiplerine selam olsun” ifadesini kullandı.

İyi Parti kuruluşundaki engellemeleri anımsatan Akşener, farklı toplumsal kesimleri kucaklayarak yola çıktıklarını belirtirken, Kürt ve Zaza etnik kimliği için “bu vatanın has evladı” tanımını kullandı. Akşener, “Neden hala buradayız biliyor musunuz? Çünkü arkamızda dağ gibi duran milletimiz var. Bundan 3 yıl önce, İyi Parti’yi bu aziz millet kurdu. İyi Parti’yi, çocuğunun okul derdine düşmüş anneler, borç batağında kaybolan babalar kurdu. İyi Parti’yi, traktörüne mazot, toprağına tohum alamayan çiftçiler, siftah edemeyen esnaf kardeşlerim kurdu. İyi Parti’yi, eve ekmek götüremeyen emekliler, geçinemeyen asgari ücretliler kurdu. İyi Parti’yi, Ak Partili dayısı olmadığı için mülakattan elenenler, üniversite mezunu işsizler kurdu. İyi Parti’yi, son bir umutla; memleketten ümidini kesmiş, hayalleri çalınan gençler kurdu. İyi Parti’yi hayatın her alanında horlanan, şiddet gören, öldürülen kadınlar, oyun çağında gelin edilen, tacize, tecavüze uğrayan çocuklarımız kurdu. İyi Parti’yi, iki yumruk arasına sıkıştırılan, bu vatanın has evladı Kürt’ler kurdu, Zaza’lar kurdu. İyi Parti’yi, ‘Ali’ dedi, ‘Hızır’ dedi diye, Atatürk’ü sevdi diye, din düşmanı ilan edilenler kurdu. İyi Parti’yi, ‘Mustafa Kemal de benim, Fatih de benim; Osmanlı da benim, Cumhuriyet de benim” diyenler, kutuplaşmadan, iteklenmekten bıkmış mahallesizler kurdu” diye konuştu.

“Türkiye’yi Washington’a, Moskova’ya koşan şaşkınlıktan kurtaracağız”

Dış politikada Türkiye’nin adeta diğer ülkelere bağımlı hale geldiğini belirten Akşener, “bağımsızlık” ilkesiyle uluslararası diplomasi yürütülmesini hedeflediklerini dile getirdi. Akşener, “Türkiye’yi 2. Dünya Savaşından koruyan, Kore’de Türk’ün kudretini dünyaya gösteren, Akdeniz’in ortasında Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni kurduran, Kardak’a bayrağımızı diktiren, terörist başını (Abdullah Öcalan’ı kast ediyor) Suriye’den çıkartıp, kapı kapı gezdiren Türk dış politikası terk edildi. ‘Şam’da Cuma namazı kılacağız’ diyerek, Türkiye’yi soktukları yolun sonunda 5 milyon sığınmacı ülkemize yerleşti. Üstüne, milletimizin alın teriyle birikmiş, 50 milyar dolarımız heba oldu” diyen Akşener, Mısır ve İsrail’le diplomatik ilişkilerde sorun olması nedeniyle bu ülkelerce şimdi Yunanistan’la birlikte hareket edildiğini işaret etti.

Erdoğan’ın “dostum” diye hitap etmesine karşın ABD Başkanı Donald Trump’ın Suriye’de PKK’yı desteklediğini kaydeden Akşener, yine Suriye’de Erdoğan’ın “dostum” dediği Putin’in ise Türk askerlerine saldırılmasını desteklediğini söyleyerek, “Suriye’yi ABD’nin, Rusya’nın, PKK’nın kucağına attın” diyerek Erdoğan’ı suçladı.

Türkiye için nasıl bir dış politika öngördüğünü de açıklayan Akşener, “Türkiye’yi ayağa kaldırmanın ilk adımı, bir Washington’a, bir Moskova’ya, bir Berlin’e, bir Londra’ya koşan şaşkınlıktan kurtulmaktır yani tam bağımsızlıktır. Tam bağımsızlık, itibarlı uluslararası ilişkiler demektir. Bunu sağlayacak, Türkiye’ye kaybettiği itibarını yeniden kazandıracağız. Türkiye’nin menfaatleri söz konusuyken bile, ona buna atarlanmayı diplomasi zanneden anlayışa son vereceğiz. Türk dış politikası, milli çıkarlarımızın gerektirdiği bir karaktere bürünecek. Liderler arasındaki dostluk ilişkilerinin önemini biliyoruz. Ancak ülkeler arasındaki ilişkinin, liderleri aşan, devletler arası bir ilişki olduğunu da biliyoruz. Bu yüzden, parlamenter sistemin ilk adımlarından biri, diplomaside işi ehline, yani liyakat sahibi diplomatlarımıza vermek olacak” dedi.

Kutuplaştırma siyaseti izlendiğini, sosyal devlet gerektiğini anlattı

İyi Partililere “yol arkadaşlarım” diye seslenen Akşener, “Cumhur İttifakı” ortağı AKP ve MHP’yi kutuplaştırma, bölge siyaseti izlemekle suçlayarak, “İktidarda kalmak, koltuğunu korumak için her şeyi mübah gören bu zihniyet; en büyük kötülüğü, bağrından çıktığı bu vefakar millete yaptı. Her zorluğu omuz omuza vererek aşmış, koca bir milleti, birbirine düşman hale getirdiler. Tasada ve sevinçte kucaklaşmayı bilen, yüce yürekli bir milleti, ortadan ikiye böldüler. Türk Milleti’ne, Cumhur İttifakı’ndan önce, “illet” diyen, “zillet” diyen, “terörist” diyen çıkmamıştı. Milletin birliğini temsil eden o özel makamda (Cumhurbaşkanlığı) bile, bunu yaptılar. Milletimiz düşmanlıktan, ayrışmadan, nefret söyleminizden artık bıktı. Siz görmeseniz de, bu sabırlı milletin sabır taşı, artık çatlamak üzere. Günü geldiğinde öyle bir tokat yiyeceksiniz ki, ne olduğunuzu şaşıracaksınız” diye konuştu.

Seçimlerde iktidar değişimi gerçekleşeceğini vurgulayan Akşener, nasıl bir sosyal devlet oluşturmayı amaçladıklarını ve İyi Parti olarak iktidar vaatlerini özetle şöyle anlattı:

“İyileştirilmiş ve Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem’de iktidarla millet arasında mesafe olmayacak. Buna izin vermeyeceğiz. Siyaset vatandaşın ayağına gidecek, derdini dinleyip, çözüm üretecek. Zor şartlar altında mücadele eden millete, yardım görünümlü borç vermeyeceğiz. Bunun demokrasinin bir gereği olduğunu, iktidarın lütfu değil, görevi olduğunu herkes bilecek. Vatandaş dara düştüğünde, devletinin arkasında olduğunu bilecek, görecek. Yoksullarla değil, yoksullukla mücadele edeceğiz. ‘Sosyal yardım’ sözü rafa kaldırılacak ve adı ‘sosyal hak olacak. İhtiyaç sahibi her vatandaşım, devletin verdiğinin bir yardım değil, anasının ak sütü gibi helal bir vatandaşlık hakkı olduğunu bilecek. İyileştirilmiş ve Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem’de; Meclis iradesini yok sayanlara, kayırmacılığa, nepotizme, müteahhit cumhuriyetine, işsiz milyonlara, üniversiteli işsizlere, sabahın köründe göz altına alınan gazetecilere, yargısız infaz kültürüne, yargıda, eş dost muhabbetiyle adaletin yaralanmasına, hayvan ve doğa kıyımına geçit vermeyeceğiz. Vesayetin bürokrasisi değil, milletin bürokrasisi olacak. Teba hayalleri ortadan kalkacak, 83 milyon yeniden millet olacak. Türkiye’ye, hayatın her alanında nefes aldıracağız. Kadına el kaldırmaya kalkanlar, ellerinin tereddütsüz kırılacağını bilecek. Türkiye, 21. yüzyılda, kadınlarımızın sokağa çıkmaktan korktuğu bir ülke olma utancından, kurtulacak. İyi Parti iktidarında, İstanbul Sözleşmesi Yaşatacak.”

Gençler konusunda işsizlik başta olmak üzere özgürlüklerini kaybetme endişesi duyulduğunu vurgulayan Akşener, Erdoğan’a hitap ederek, eğitimi ticari sektör, üniversite sayısı değil hizmet ve gelecek vizyonu olarak görmek gerektiğini sözlerine ekledi. Akşener, Erdoğan’a, “Eğitim; İzmit’ten çıkan memur çocuğu Meral Gürer’i, devlet okullarında okuyarak bugün İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener yapandır. Sen pek anlamazsın” dedi.

İyi Partililere sokak sokak dolaşma dert dinleme talimatı verdi

Kurultay konuşması sonunda İyi Parti’nin nasıl iktidara gelebileceği ve seçim kazanabileceği konusunda partililere seslenen Akşener, gelecek genel seçimler ve Cumhurbaşkanlığı seçimi öncesinde her gün çalışılmaya devam edilmesi gerektiği mesajını verdi.

Akşener, “Önümüzdeki dönemde, kısır siyasi tartışmalardan sıyrılıp, yeni bir uyanış için geliştirdiğimiz, çözümlerimizi konuşacağız. Türk milletini, hayallerimize ortak edeceğiz. Ve göreve geldiğimizde en iyi bildiğimiz işi yapacağız: Devlet nasıl yönetilirmiş, dosta düşmana göstereceğiz. Zor değil. Mesele ‘Ben’ değil, ‘Biz’ diyebilmekte. İşte bizim yolumuz budur. Buyurun, şimdi ayağa kalkın! Millet bizi çağırıyorsa, oturmak olmaz. Şu andan tezi yok, hep ayakta olacağız. Üç yıl önce millet bizi, kıvılcım olarak gönderdi, büyüdük ateş olduk. Şimdi millet bizi çağırıyor. Mahalle mahalle, sokak sokak dolaşacaksınız, çalınmadık kapı, sıkılmadık el, dinlenmedik dert bırakmayacaksınız. Ateş olarak gideceksiniz, güneş olup geleceksiniz. Güneş olarak gelecek, Türkiye’nin üstüne doğacaksınız. Bu kutlu yolda, Allah yar ve yardımcımız olsun” diye sözlerini noktaladı.

  • 16x9 Image

    Yıldız Yazıcıoğlu

    Yıldız Yazıcıoğlu, 1994-1998 döneminde Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü’nde lisans eğitimini tamamladı. Mesleğe 1997 yılında Cumhuriyet’te stajyer olarak başladı. 1998-2000 döneminde yüksek lisans eğitimine devam etti. 2000 – Mayıs 2009 döneminde Milliyet’te mesleki kariyerini cumhurbaşkanlığı ve parlamento muhabirliği noktasına taşıdı. 2009 - 2011 yıllarında ABD’nin başkenti Washington DC’de kariyerini sürdürdü ve farklı medya kuruluşları için temsilcilik – yorumculuk görevlerini yürüttü. Bu dönemde VOA Türkçe’de eğitim aldı ve görev yaptı. Ardından Ankara’ya dönüşünde Habertürk TV’de, ArtıBir TV’de görevler üstlendi. Şu anda VOA Türkçe ekibinde görev almayı sürdürüyor.

UKRAYNA KRİZİ ÖZEL SAYFASI

STÜDYO VOA

EKOTÜRK Stüdyo VOA 13 Ağustos - 6. Gün
lütfen bekleyin

No media source currently available

0:00 0:26:19 0:00
XS
SM
MD
LG