Erişilebilirlik

"Haitililer'in Göçten Başka Seçenekleri Yok"


26 Eylül 2021 - Panama'ya doğru ilerleyen Haitili göçmenler

Haiti’de Devlet Başkanı Jovenel Moise’nin suikast sonucu öldürülmesi, daha sonra da ülkede yaşanan 7,2 şiddetindeki yıkıcı depremin ardından binlerce Haitili ülkelerini terketti. Sığınma umuduyla Amerika’ya gelen birçok Haitili, ülkelerine geri gönderildi. Bu, Haitililer’in yaşadığı ilk toplu göç değil.

ABD'nin Haitililer'e Müdahale Yöntemine Tepki Artıyor
lütfen bekleyin

No media source currently available

0:00 0:05:18 0:00

Haiti’de son dönemlerde yaşanan kriz, Haiti Devlet Başkanı Jovenel Moise’nin Temmuz ayında suikast sonucu öldürülmesiyle başladı.

Suikastla ilgili soruşturma devam ederken, Ağustos ayında 7,2 şiddetinde bir deprem yaşandı ve ülkenin güney bölgeleri neredeyse tamamen yerle bir oldu. Yaşanan insani ve siyasi kriz, binlerce Haitili’yi ülkelerinden ayrılmaya zorladı.

Virginia Üniversitesi’nden Profesör Robert Fatton, “Haitililer ülkelerini terketmek istemiyor. Ancak durum o kadar kötü ki, başka seçenekleri yok” diyor.

Haiti’de toplu göç, 1990’lı yıllarda artmaya başladı. Bunun nedeni, o dönemde ülkenin demokrat yollarla seçilen ilk liderine karşı başlayan isyandı.

“Eski Haiti Cumhurbaşkanı Jean-Bertrand Aristide’nin iktidarını deviren darbenin ardından Haiti’de toplu güç yeniden ivme kazanmıştı. Siyasal sorunların çözülememesi nedeniyle göç dalgası devam etti. Daha sonra, 2010 yılında büyük bir deprem oldu ve bu afetin ardından birçok Haitili, ABD’ye ve diğer ülkelere göç etti” diyen Fatton, Haitililer’in Amerika’ya toplu halde göç etmesine, 1970’li yıllardaki zayıf küresel ekonominin de neden olduğunu hatırlatıyor.

1980’lerde eski Başkan Ronald Reagan yönetimi ülkeye deniz yoluyla girmeye çalışan Haitili göçmenleri açık sularda durdurup, ülkelerine geri göndermişti. Amerika’ya girmeyi başaranlarsa hapis cezası alıyordu. O dönemde, 25 binden fazla Haitili göçmen Haiti’ye geri gönderildi.

1991 yılında, dönemin Haiti Cumhurbaşkanı Jean-Bertrand Aristide bir darbe sonucu devredışı bırakıldı ve bunun ülkede yarattığı istikrarsızlık yıllarca devam etti. Ancak Başkanı Bill Clinton döneminde Aristide yeniden iktidara getirildi. Fatton, bunun, Haiti ekonomisinin denetimi için yapıldığını, ancak çöken ülke ekonomisinin bir daha düzelmediğini söylüyor.

Daha iyi bir yaşam peşine düşen bazı Haitililer, tüm kazançlarını, eninde sonunda Amerika’ya ulaşmak için Brezilya ve Şili gibi diğer ülkelerde geçici kalarak harcıyor.

Fatton, “Çok uzun bir yolu göze aldılar ve bunun sonucunda Amerika’ya girmeyi umuyorlardı. Ancak birçoğu bunun hiç de kolay olmadığını gördü” diyor.

Eylül ayında ABD-Meksika sınırına akın eden yaklaşık 30 bin Haitili’den sadece 12 bini ABD’den sığınma alabilecek konumda.

Sınırdaki yaklaşık 8 bin Haitili kendi arzularıyla Meksika’ya geçti. En az 2 bin Haitili ise ülkelerine geri gönderildi.

“Haiti’de hayat gerçekten çok zor; özellikle de yoksullar için. Ülkede ekonomi ciddi oranda çöktü; yoksulluk daha da arttı. Kırsal bölgeler, etkisiz tarım politikaları nedeniyle yokluk içinde. Bu durum, ülke içinde kentlere göçü de arttırdı” diyen Fatton, “yoksul mahallelerin daha da genişlediği büyük kentlerde de yeterli istihdam alanı olmadığına” ve kentlere göç edenlerin, “çete şiddetiyle de karşılaştığına” dikkat çekiyor. Fatton’a göre, “hükümet bu zorluklar karşısında neredeyse hiçbir şey yapamıyor.”

Fatton dahil bazı uzmanlar, Haitililer’in sorunlarını kendilerinin çözmesi gerektiği görüşünde. Ülkenin tamamen yerle bir olmasının, yeniden doğmak için bir şans olduğunu savunanlar, Haiti’nin geleceğinden umutlu. Ancak ülkede en az 20 yıldır kriz durumunun devam etmesi kaygıları arttırıyor.

XS
SM
MD
LG