Erişilebilirlik

Salgınla Mücadelede Çin’in Gizli Silahı: İzleme Teknolojisi 


Çin hükümetinin Corona virüsü salgını konusunda açık olmadığı, bilgi gizlediği ve salgının dünya genelinde hızla yayılmasında sorumluluğu olduğu gibi tartışmalar, ABD Başkanı Donald Trump’ın da dahil olmasıyla birlikte sık sık gündemin ilk sıralarında tutuldu. Çin, aldığı sert önlemler, kurduğu yeni hastaneler, test ve takip uygulamalarıyla salgını büyük ölçüde kontrol altına aldı. Bu dönemde Çin’le ilgili ortaya çıkan bir diğer tablo, ülkede izleme ve takip uygulamalarının ne kadar baskın olduğu. Salgın, ülke çapında kurulan takip merkezlerinde kişilerin hareketleri izlenerek kontrol altına alınmaya çalışılıyor.

Çin, kamusal alanlara yerleştirdiği milyonlarca kamerayla, akıllı telefonlarla izleme ve yüz tanıma gibi yöntemlerle dünyanın en gelişmiş izleme teknolojileri ağını kurmaya çalışıyor. Sistem, bu yıl, köylerden büyük şehirlere kadar ülkenin dört bir yanında devletin Corona virüsüne karşı yürüttüğü ve ‘‘topyekün halk savaşı’’ olarak adlandırdığı mücadelede kullanıldı.

Yetkililer, mobil konum verilerini ve kimlik bağlantılı izleme uygulamalarını özellikle yurtdışından dönen ve karantinaya alınması gereken kişilerin tespitinde kullandı. Yetkililere, devlet basınına ve halka göre kamera sistemi, bunda önemli rol oynadı.

Bu ağ, hem virüse yakalananların temas kurduğu kişileri tespit etmek hem de önlemlere uymayan işyerlerini cezalandırmak için değerlendirildi.

Tiençin kentinde bir alışveriş merkezinde görülen vaka kümesiyle bağlantılı binlerce kişinin takip edilmesinde rol oynayan Wang soyadlı bir devlet memuru, Reuters haber ajansına yaptığı açıklamada, ‘‘Savaş zamanının düşünce sistemini benimsemeliyiz’’ dedi.

Teknoloji ve insan gücü bir arada

Sistem, ne kadar yüksek teknoloji gerektirse de kamera görüntülerinin izlenmesi, bir o kadar insan gücü gerektiriyor. İzleme odalarında oturan bu kişiler, kamera ağından gelen akıllı telefon bildirimlerini takip ediyor.

Avustralya’daki La Trobe Üniversitesi uzmanlarından Doç. Dr. James Leibold, Çin’in Şincan Uygur özerk bölgesinde uygulanan benzer teknolojileri araştırmış. Leibold, bu tür izlemenin teknolojiden çok insan gücüne dayandığını söylüyor.

Yerel basın, yetkililer ve yerel yönetimler, sistemin Corona virüsüyle mücadelede köylerde ve salgının yoğun olduğu merkezlerde nasıl kullanıldığından örnekler verdi.

Buna göre bazı köylerde kamera başında oturan operatörler ikiden fazla kişinin maskesiz bir araya geldiğini gördüklerinde hoparlörden bu kişileri uyaran anonslar yaptı ya da köydeki yetkililere haber vererek bu kalabalıkları dağıtmasını istedi. Çin’in kuzeydoğusunda dört köyün sakinleri, hoparlörlerle kalabalıkların dağıtılması vakalarını Reuters haber ajansına doğruladı. Yetkililer ayrıca Hubei gibi salgının yoğun olduğu yerlerden ve yurtdışından gelenlerin evlerinin önüne de kameralar kurdu. Şiangtan kentindeyse bir alışveriş merkezinde ateşi olduğu tespit edilen ve motosiklete binerek uzaklaşan bir kişinin yerinin tespit edilmesinde de bu kameralar kullanıldı.

Ülke genelinde Corona virüsü vakalarını takip için kurulan ve 4.400’den fazla kameradan oluşan bu sistem, 5,6 milyon dolara mal olmuş.

La Trobe Üniversitesi uzmanı Leibold’a göre bazı bölgelerde yeterince gelişmemiş olsa da halkın bu sistemin farkında olması, kuralların uygulanmasına yardımcı oldu. Leibold, ‘‘Bu sistem birinin sizi izlediği algısı oluşturuyor., bu da kişilerin davranışlarını şekillendiriyor. İnsanların düşünceleri zaman içinde buna göre şekilleniyor. Sanırım bu, Corona virüsünden alınacak uzun vadeli derslerden biri. Bu sistem işliyor’’ diye konuştu.

Yüz tanıma teknolojisi de kullanılıyor

Reuters haber ajansına göre kameraların bulunduğu kentlerin sakinleri ve yetkililer, bu kentlerde makina öğrenimi ve yüz tanıma teknolojisinin de büyük rol oynadığını belirtti.

Yine Reuters’a konuşan kent sakinlerine ve yetkililere göre başkent Pekin’e 100 kilometre mesafedeki Tiençin’de yetkililer, Şubat ayı sonunda bir alışveriş merkeziyle ilişkilendirilen vaka kümesinde yer alan kişileri kamera görüntülerini izleyerek takip etti ve kapı kapı dolaştı.

Yetkililer, hasta alışveriş merkezi çalışanlarının müşterilerle temas kurduğu anları belirledi ve alışveriş merkezinin kamera görüntülerinde yer alan bu müşterileri takip etti.

Reuters’ın elde ettiği malzeme tedarik belgeleri, bölgede yüz tanıma teknolojisi kullanarak kişilerin 90 güne kadar izlenebildiği sistemle ilgili ipucu veriyor. 9 binden fazla kişi bu sistem aracılığıyla karantinaya alındı.

Tiençin’den bir devlet memuru, Reuters’a yaptığı açıklamada, yetkililerin karantinaya alınacak bu kişileri kamu güvenliği kameraları aracılığıyla bir bir tespit ettiğini belirtti.

CNN televizyonunun Çin’in devlet yayın kurumu CCTV’ye dayandırdığı haberine göre 2017’den bu yana Çin geneline yaklaşık 20 milyon kamera yerleştirildi. Başka kaynaklarsa bu rakamın yüzlerce milyonla ifade edildiğini gösteriyor.

Çin’de izleme faaliyetlerinin en yoğun olduğu bölgelerden biri, Müslüman Uygur azınlığın yaşadığı Şincan bölgesi. Bölgede yaklaşık 1 milyon 500 kişinin kamplarda tutulduğu sanılıyor. Uluslararası Af Örgütü gibi sivil toplum kuruluşları, Çin’deki izleme sistemlerinin, eylemcilerin ve rejim muhaliflerinin faaliyetlerinin izlenmesinde de kullanıldığını belirtiyor.

XS
SM
MD
LG