Erişilebilirlik

Beyrut'taki Patlamada Can Kaybı 130'un Üzerinde


Beyrutlular, Salı günü akşamüzeri saatlerinde limanda meydana gelen ve yarattığı şok dalgaları tüm başkente yayılan patlamanın ardından Çarşamba sabahı büyük bir yıkıma uyandı. Patlamada en az 135 kişinin öldüğü, 5 binden fazla kişinin de yaralandığı bildiriliyor.

Patlamanın meydana geldiği limandan hala dumanlar yükseliyor. Patlama nedeniyle yıkılan silolardan etrafa yayılan tahıllar limanda tümsekler oluştururken kent merkezindeki ana caddelerin hasar gören araçlar ve enkazla kaplı olduğu, binaların dış cephelerinin havaya uçtuğu görülüyor.

Patlamanın etkisiyle birçok bina kullanılamaz hale geldi. Dükkanlar yıkıldı, evleri ağır hasar gördüğü için en az 250 bin kişinin büyük darbe aldığı kaydedildi.

Sağlık Bakanı son açıklamasında can kaybının 135'e çıktığını, en az 5 bin yaralı olduğunu bildirdi.

Patlama Beyrut’u Harabeye Çevirdi
lütfen bekleyin

No media source currently available

0:00 0:00:59 0:00

Beyrutlular kayıp yakınlarını arıyor

Kayıp olan çok sayıda kişi yakınlarını bulabilmek için sosyal medya üzerinden yardım çağrısı yapıyor. Instagram'da açılan “Locating Victims Beirut” ”Beyrut Kurbanlarının Yerini Bulma” başlıklı hesap, kayıp olan kişilerin fotoğraflarıyla doldu. Kayıp ya da yaralıların isimleri gece boyunca radyo spikerleri tarafından okundu. Çok sayıda Lübnanlı, yaşadıkları apartman dairelerinin patlamada hasar görmesi nedeniyle arkadaşlarının ya da akrabalarının yanına sığındı. Hastanelerin acil vakalarla dolması nedeniyle çok sayıda yaralı, tedavilerini kendileri yapmak zorunda kaldı.

Beyrut'taki patlamada hasar gören bir cami
Beyrut'taki patlamada hasar gören bir cami

Çavuşoğlu: Patlamada 6 Türk vatandaşı yaralandı

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Beyrut'taki patlamada yaralanan Türk vatandaşlarının sayısının 6'ya yükseldiğini bildirdi.

Bakan Çavuşoğlu, Twitter mesajında, bir Türk vatandaşının ameliyata alındığını, diğerlerinin aldığı yaraların hafif olduğunu belirtti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ise Salı akşamı geç saatlerde Lübnan Cumhurbaşkanı Michel Aoun'u telefonla arayarak taziyelerini iletti. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun ise paylaştığı Twitter mesajında, ”Lübnan’ın başkenti Beyrut’ta meydana gelen patlamada hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyorum. Türkiye Cumhuriyeti Devleti bu zor günde Lübnanlı kardeşlerinin yanındadır. Kardeşlerimize yardım için tüm kurumlarımızla hazırız” ifadelerine yer vermişti.

Pompeo Lübnan Başbakanı'na taziyelerini sundu

ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo da Lübnan Başbakanı Hassan Diab'ı aradı. Dışişleri Bakanlığı'dan yapılan yazılı açıklamada, ''Bakan Pompeo, Beyrut limanındaki korkunç patlamadan dolayı Lübnan halkına taziyelerini iletti. Bakan, bu dehşet verici olayın etkileriyle baş etmeye çalışan Lübnan halkına yardım etme kararlılığımızı da yeniden teyit etti. Bakan Pompeo, hak ettikleri kıymet, refah ve güvenlik için çalışan Lübnan halkına olan desteğini ve dayanışma mesajını da vurguladı'' denildi.

İç savaştan bu yana en şiddetli patlama

Patlamanın nedeni henüz netleşmiş değil. Ancak Beyrut'u deprem şiddetinde sarsan patlamayı yangının tetiklemiş olabileceği söyleniyor. Dünkü patlama, 1975-1990 yılları arasındaki iç savaşta ön saflarda yer alan, komşu ülke İsrail'le çatışmalara, bombalı saldırılara ve terör saldırılarına rağmen ayakta kalan Beyrut'ta şimdiye kadar kaydedilen en şiddetli patlamaydı.

Lübnan, son aylarda kitlesel protesto gösterilerine yol açan ağır ekonomik kriz nedeniyle çökmenin eşiğine gelmiş bir ülke. Beyrut'ta Corona enfeksiyonu vakalarının sayısı son dönemde artıyordu. Pandemi nedeniyle hastanelerin yoğun olduğu bu dönemde patlamada yaralanan çok sayıda insanın da hastanelere akın etmesinin virüsün daha da yayılmasına neden olmasından endişe ediliyor.

Beyrut'taki en büyük özel hastanelerden biri olan, Corona enfeksiyonu geçiren hastalarının tedavi edildiği Saint George Hastanesi, büyük hasar aldığı için kullanılamaz duruma geldi. Hastanede görevli olan ve adının Emile olduğunu belirten bir doktor, dördü hemşire 16 hastane çalışanı ve hastanın patlamada yaşamını yitirdiğini söyledi.

BM barış gücü görevlileri de yaralandı

Patlama ayrıca bölgede görevli Birleşmiş Milletler barış gücü görevlilerinden birkaçının yaralanmasına neden oldu. Bangladeş'ten yapılan açıklamaya göre Bangladeş Donanması'ndan 21 kişi yaralandı. Yaralılardan birinin durumunun ağır olduğu bildirildi. Lübnan'da konuşlu Birleşmiş Milletler Geçici Görev Gücü'ne (UNIFIL) en çok katkı sağlayan ülkelerden biri olan İtalya da bir askerinin yaralandığını duyurdu.

“Patlamaya amonyum nitrat neden oldu”

Lübnan İçişleri Bakanı Muhammed Fehmi, yerel bir televizyon kanalına yaptığı açıklamada, patlamaya, 2013 yılında bir kargo gemisinde ele geçirilen ve o zamandan bu yana limanda bir depoda saklanan 2,700 ton ağırlığındaki amonyum nitratın neden olduğunu belirtti.

Patlayıcı madde uzmanları, amonyum nitratın havai fişek deposunda çıkan yangın nedeniyle alev almış olabileceği görüşünde. Video görüntüleriyse bu görüşü destekler nitelikte.

Amonyum nitrat, gübre yapımında kullanılan endüstriyel bir kimyasal. Taş ocaklarında ve madencilikte de patlayıcı olarak kullanılıyor. Düzgün şekilde depolandığında nispeten güvenli sayılabilecek oksitleyici yani yakıcı bir madde. Ancak doğru şekilde saklanmaz ve ya benzin gibi yanıcı bir madde ile karıştırılırsa çok tehlikeli hale gelebiliyor.

Büyük miktarda amonyum nitrat, yoğun ısıya maruz kalırsa patlamaya neden olabilir. Bu kimyasalı, petrol tanklarının yakınlarında, iyi havalandırılmayan tesislerde tutmak patlamalara davetiye çıkarabilir.

Uzmanlar Beyrut'taki patlama sonrası ortaya çıkan ''mantar bulutu''nun amonyum nitratın bir özelliği olduğunu söylüyor ve olayı nükleer olmayan en büyük patlamalardan biri olarak nitelendiriyor.

Tianjin Limanı, Çin
Tianjin Limanı, Çin

2015'te ise Çin'in Tiençin limanında, amonyum nitrat ve başka kimyasalların bulunduğu depo patlamasında en az 116 kişi hayatını kaybetmişti.

Beyrut'taki patlamanın saldırı niteliği taşıdığına ilişkin bir kanıt yok. Video görüntülerinden patlamadan hemen önce yangın çıktığı anlaşılıyor. Yerel televizyon kanallarının haberlerine göre bir havai fişek deposu da patlamanın meydana gelmesinde rol oynadı. Video kayıtlarında, çıkan yangının yakında bulunan bir yapıya sıçrayarak patlamayı tetiklediği ve gökyüzüne mantar şeklinde bir bulut yükseldiğini görülüyor.

Bomba yapımında kullanılabilir

Amonyum nitrat, başka maddelerle karıştırılarak bomba yapımında da kullanılıyor. 1990'larda İrlanda Cumhuriyet Ordusu'nun Londra'daki bombalı saldırılarında kullanılmıştı.

1995 yılında ABD'nin Oklahoma eyaletinin Ohlahoma City kentinde bir federal binaya düzenlenen saldırıda da kullanılmıştı. 2.180 kilogram ağırlığında gübre ve akaryakıt yüklü bir kamyonun yol açtığı patlama kentteki bir federal binada büyük hasara neden olmuş, 168 kişi yaşamını yitirirlen yüzlerce kişi yaralanmıştı.

2002'de Endonezya'nın Bali adasında 200'den fazla can kaybının olduğu gece kulübü saldırılarında da amonyum nitrat kullanılmıştı.

Yıkım gün ışıklarıyla ortaya çıktı

Güvenlik güçleri Çarşamba günü limanı kordon altına aldı. Buldozer enkaz kaldırma çalışmaları yaparken babasını arayan genç bir adamın bölgeye girmek için askerlere yalvardığı görüldü.

Beyrut'un patlamadan en çok etkilenen mahallelerinden Eşrefiye'de sivil savunma çalışanları ve askerler, kayıp kişileri arama ve enkaz kaldırma çalışmaları yürüttü. En az bir kişinin yıkılan eski bir binanın taşları altına sıkıştığı, kurtarma gönüllülerinin oksijen desteği sağladığı bu kişinin bacağını taşların altından kurtarmaya çalıştığı bildirildi.

Patlamada çok sayıda apartman binasının tahrip olması nedeniyle birçok Lübnanlı, işini ve döviz krizine bağlı olarak birikimlerini kaybettiği bu dönemde şimdi de evsizlikle karşı karşıya. Patlama ayrıca ülkenin ana limanının tahrip olması nedeniyle neredeyse tüm hayati ihtiyaçlarını ithalatla karşılayan Lübnan'ın ticarete nasıl devam edeceği kaygılarını da körükledi.

Başbakan Hassan Diab, televizyonlarda yayınlanan kısa konuşmasında, tüm ülkelere ve Lübnan'ın dostlarına seslenerek yardım çağrısında bulundu. Başbakan Diab, ”Gerçek bir felakete tanıklık ediyoruz” dedi ve patlamanın nedenine değinmeden, yaşanan felaketin sorumlularının bunun bedelini ödeyecekleri ifadesini bir kez daha yineledi.

Beyrut Limanı'nda hasar gören silolardan biri
Beyrut Limanı'nda hasar gören silolardan biri

Gıda güvenliği meselesi

1 milyon Suriyeli mülteciye ev sahipliği yapan Lübnan aynı zamanda gıda güvenliği sorunuyla da karşı karşıya.

Associated Press haber ajansının Çarşamba günü çektiği İHA görüntüleri, patlamanın tahıl depolanan silolarda gedik açtığını ve büyük miktarda tahılın enkaz üzerine boşaldığını gösteriyor. Patlama nedeniyle dev bir çukurun açıldığı da görülüyor. ABD Tarım Bakanlığı'na göre Lübnan'da tüketilen buğdayın yüzde 80'i ithal.

Bazı tahminlere göre Lübnan'ın sahip olduğu tahılın yüzde 85'i, hasar gören silolarda depolanıyordu.

Lübnan'ın devlet kontrolundaki Ulusal Haber Ajansı, Ekonomi ve Ticaret Bakanı Raoul Nehme'nin, depolarda saklanan buğdayın kullanılamaz halde olduğunu ancak ülkenin acil ihtiyaçları karşılayacak miktarda buğdayının bulunduğu ve gerektiğinde ithal edebilecek durumda olduğunu söylediğini bildirdi.

Patlamadan sonra bazı ülkeler Lübnan'a yardım taahhüdünde bulundu. Hatta Lübnan'ın uzun yıllardır çatışma içinde olduğu İsrail de insani yardım sağlamayı teklif etti.

Lübnan ekonomisinin içinde bulunduğu krizin temelinde on yıllardır süregelen yolsuzluklar ve iç savaşın sona ermesinden bu yana iktidarda olan siyasi sınıfın ortaya koyduğu kötü ülke yönetimi yatıyor. Geçtiğimiz sonbahar aylarından bu yana kapsamlı siyasi değişim talebinde bulunan Lübnanlılar, protesto gösterileri düzenliyor. Ancak ekonominin giderek kötüleşmesi nedeniyle protestocuların taleplerinin çok azı yerine getirilebildi.

Beyrut liman işletmesi ve gümrük idaresinin yolsuzluk yaptığı, uzun zamandır bilinen bir gerçek. Tüm kamu kurumları gibi bu iki kurum da Hizbullah dahil Lübnan'daki siyasi hiziplerin kontrolunda.

XS
SM
MD
LG