Erişilebilirlik

Cumhuriyet gazetesi genel yayın yönetmeni Can Dündar ve Ankara temsilcisi Erdem Gül, perşembe günü Anayasa Mahkemesi’nin kararıyla tahliye edildi. Ancak 1 Haziran seçimleri öncesi TRT 1 yayınında yaptığı, “MİT’e yönelik atılan o iftiralar bir ajan bir casusluk faaliyetidir ve bu gazete de bunların arasına girmiştir. Avukatlarıma talimatı verdim hemen davayı açtım. Burada hakikaten samimi dürüst olan, onlara verdiğimiz eğitimi çok samimi olarak açıklarlar. Bu haberi yapan kişi bunun bedelini ağır ödeyecek öyle bırakmam onu” açıklamalarla davanın önünü açan Cumhurbaşkanı Erdoğan herhangi bir değerlendirmede bulunmamıştı.

Cumhurbaşkanı, Fildişi Sahili, Gana, Nijerya ve Gine’den oluşan Batı Afrika ziyaretleri öncesi İstanbul Atatürk Havalimanı’nda yaptığı açıklamada sessizliğini bozdu.

Erdoğan: Bu olayın basın özgürlüğü ile alakası yok, bu bir casusluk davasıdır

Erdoğan, iki gazetecinin casusluk faaliyeti yapmış olduğunu söyleyerek Anayasa Mahkemesi’nin kararını açık bir dille eleştirdi:

“Bu olayın ifade özgürlüğü ile yakından uzaktan alakası yoktur. Bu bir casusluk davasıdır. Biz bakar kör olmak durumunda değiliz. Bana göre medyanın sınırsız özgürlüğü olamaz. Dünyanın hiçbir yerinde de medyaya sınırsız özgürlük yoktur. Basın mensubu yazılı görsel kalkacak cumhurbaşkanına, başbakana istediği gibi saldıracak, istediği gibi iftira oyunlarının içerisine girecek ve biz buna seyirci kalacağız. Anayasa Mahkemesi bu şekilde bir karar vermiş olabilir. Ben Anayasa Mahkemesi'nin vermiş olduğu karara sadece sessiz kalırım, o kadar. Ama onu kabul etmek durumunda değilim. Verdiği karara uymuyorum saygı da duymuyorum.”

Erdoğan: Bir savcı, MİT’e rahatlıkla müdahale edemez; istihbarat örgütlerinin sınırsız yetkileri vardır

Yerel mahkemeyi kararında direnmediği için eleştiren Erdoğan, tutuklama kararını veren mahkemenin direnmesi halinde Dündar ve Gül’ün tahliye olmayacağını ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne gitmek zorunda kalacağını söyledi.

Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarlağında medyanın önceki dönemlerle kıyaslanmayacak kadar özgür olduğunu belirten Erdoğan’a göre, herhangi bir savcının Milli İstihbarat Teşkilatı’nın operasyonlarına müdahale etmesi hiçbir ülkede mümkün değil:

“Bizim 13 yıllık iktidarlarımız, medyanın fikir ve düşünce özgürlüğü noktasında en ideal noktaya ulaştığı dönemlerdir. Bizim dönemlerimiz basın mensuplarımız sürekli cezaevine dolduruldukları dönemlerden değildir. Yüzlerce basın mensubunun cezaevine tıkıldığı dönemleri bizden önceli dönemlerdi. Tayyip Erdoğan olarak düşünce ve ifade özgürlüğünün yanındayım ancak ifade özgürlüğü maskesi altında bu ülkeye saldırı hakkının kimseye tanınmasına taraftar değilim. Bu bir casusluktur. Niye? Hangi ülke olursa olsun istihbarat örgütleri herhangi bir savcının rahatlıkla müdahale edeceği bir örgüt değildir. İstihbarat örgütlerinin adeta sınırsız diyeceğimiz yetkileri vardır. Zaten bu yetkiler olmazsa o devlet güçlü olamaz, ayakta duramaz.”

Erdoğan: Bu sözlerimden sonra ortalık çalkalanabilir

MİT’in o gün durdurulan TIR’larla Suriye’de Esat rejimine direnen Bayırbucak Türkmenlerine yardım götürdüğünü yineleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, o TIR’daki şoför ve subayların terör örgütü mensubu gibi yere yatırılmasının yanlış olduğunu ifade etti:

“Adeta düşman ordusun mensuplarını teröristleri gibi yere yatıracxaksın. Düşünün bu ülkede yargı makamında olanlar o sürecin yürütülmesine yardım yataklık yapanları tahliye edecek. Bu kadar rahat onların yanında olamıyorum. İnandığım doğrular neyse ifade etmek istiyorum. Bundan sonra ortalık çalkalanabilir.”

Şamil Tayyar: Reis, Anayasa Mahkemesi’ne haddini bildirmiş, uyarıda bulunmuştur

Cumhurbaşkanı’na iktidar partisi içinden ilk destek Gaziantep milletvekili Şamil Tayyar’dan geldi. Geçtiğimiz günlerde başkanlık sisteminin olmaz olmadığını söyleyerek dikkatleri üzerine çeken Tayyar, twitter hesabına “Reis'in itirazı, AYM'nin iç hukuk yolları tüketilmeden kendini Sulh Ceza Mahkemesinin yerine koyarak verdiği hukuk dışı karara tepkidir. Reis bu çıkışıyla hukuku iğfal eden AYM'ye haddini bildirmiş, görev alanına dönmesi için uyarıda bulunmuştur” yazdı.

Zeynep Altıok: Cumhurbaşkanı, tek adam rejimini getirmek için AYM’ye algı operasyonu yapıyor

Cumhuriyet Halk Partisi İzmir milletvekili Zeynep Altıok Akatlı, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sözlerini hukuk dışı olduğu görüşünde. Amerika’nın Sesi’nin sorularını yanıtlayan Zeynep Altıok’a göre, Erdoğan, tek adam rejimi getirmek için algı operasyonu yaparak Anayasa Mahkemesi’ni yıpratıyor:

“Demokrasilerde kuvvetler ayrılığı esastır. Türkiye Cumhuriyeti de demokrasi ile yönetiliyor. Ancak Cumhurbaşkanı Erdoğan bunların hepsinin dışında keyfi olarak bu ülkeyi yönetmeye çalışıyor. Yargıya talimat vermesi, bu sözler kabul edilemez. Bu ülkede demokrasi ya da kendi tabirleriyle ileri demokrasi varsa mahkeme kararına uyulması gerekir. Bir kişi buna uymuyorum, bu kararı tanımıyorum diyemez. Ama o talep ettiği tek adam rejimini getirmek, yargı makamını talimatla şekillendirdiği yapılara dönüştürmek için Anayasa Mahkemesi’ni itibarsızlaştırmaya çalışıyor.”


XS
SM
MD
LG