Erişilebilirlik

Almanya’da yaklaşık altı aylık zorlu bir pazarlıktan sonra oluşturulan yeni koalisyon hükümeti, daha birinci haftasını doldurmadan ilk krizle karşı karşıya kaldı. İçişleri, İmar ve Yurt Bakanlığı koltuğuna oturur oturmaz "İslam Almanya'ya değildir,'' şeklinde konuşan Horst Seehofer’in, sözlerine Başbakan Angela Merkel’in tepki göstermesine ve "Müslümanlar da Almanya'ya ait ve dinleri olan İslam da" demesine kızdığı öne sürüldü.

Der Spiegel dergisinde yer alan bir habere göre, Seehofer Merkel’in Federal Meclis’te yeni hükümetin politikalarını açıklamak amacıyla yaptığı konuşmada da kendi sözlerine atıfta bulunarak, İslam’ın Almanya’nın bir parçası olduğunu söylemesine, "Bana kamuoyunun önünde karşı çıkmasına, herhangi bir şekilde anlayış göstermek mümkün değil" diyerek tepki verdi. Seehofer’in İslam konusunda savunduğu çizgi konusunda Merkel’in sözlerine rağmen "bir dirhem bile değişikliğe gitmem" dediği de iddia edildi. Seehofer, bir gazeteye verdiği mülakatta, "İslam Almanya'ya ait değildir. Almanya Hristiyanlık kültürüyle yoğrulmuştur. Pazar tatili, Paskalya, Hamsin ve Noel gibi dini yortu ve ritüeller bu kültürün parçalarıdır” demiş, Merkel ise mecliste yaptığı konuşmada, "Bizim ülkemizde yaşayan 4.5 milyon Müslüman ve onların dini İslam artık Almanya’nın bir parçasıdır" şeklinde yanıt vermişti. Merkel, Müslümanların büyük bölümünün radikalizmi ve terörü reddettiğini de söyledi.

Berlin’de yapılan yorumlarda, Seehofer’in ‘siyasi İslam’ veya ‘radikal İslamcılık’ gibi tanımlamalar yerine, yanlış anlaşılmaya mahal vermeyecek açık bir ifadeyle genelleştirerek İslam’dan bahsetmesi, toplumda İslam statüsünü dair yeni bir tartışma açma girişimi olarak değerlendirliyor. Sehhofer bir çok yorumda, son seçimde İslam karşıtı Almanya için Alternatif partisine oy veren aşırı sağcı seçmenlerle flört etmekle suçlanırken, partisi Hristiyan Sosyal Birliği CSU’nun kaybettiği oyları Ekim ayında Bavyera’da yapılacak yerel seçimleri tekrar kazanma amaçlı olduğu ileri sürülüyor.

24 Eylül seçiminde AfD oylarını yüzde 4,7’ten yüzde 12,6’ya çıkartmayı başararak Almanya’nın üçüncü en büyük partisi oldu ve Federal Parlamento’da 92 sandalye kazandı. Seehofer’in, mülteciler konusunda da hükümeti daha sert ve muhafazakâr bir noktaya çekeceği söyleniyor.

Nitekim bugün mecliste konuşan ve önümüzdeki dört yıla yönelik planlarını açıklayan Seehofer, ilk olarak meclisin yaz tatiline kadar ilticası reddedilen mültecilerin bir an evvel geri gönderilmesini yaşama geçireceğini, ayrıca ülkeye gelecek sığınmacılar için üst sınır konulmasını da başlatacağını duyurdu. Merkel hükümeti bir yıl içinde en fazla 180-220 bin arası sığınmacı gelmesine karar vermişti. Seehofer’in bugün mecliste yaptığı konuşmada, geçen günlerde de olduğu gibi, Türk kurumlarına ve camilere yönelik saldırı ve kundaklamalar konusunda konuşmaması ve tavır koymaması da dikkat çekti. Müslüman çatı örgütleri saldırlarla bağlantılı olarak siyasetçilere dayanışma çağrısı yapmış ve hükümetin net tavır göstermesi gerektiğini açıklamıştı. 2018 yılı içerisinde Türk cami ve kuruluşlarına toplam 37 saldırı düzenlendi. Alman polisi saldırıları Afrin operasyonu ile ilişkilendirirken, radikal Kürt gruplar tarafından düzenlenmiş olabileceği ihtimali üzerinde duruyor.

XS
SM
MD
LG