Erişilebilirlik

Alman Siyasetinde Sürpriz Gelişme


Alman siyasetinde Martin Schulz rüzgarı esiyor. Avrupa Parlamentosu Başkanlığı’nı bırakarak Almanya’da iç politikaya soyunan ve sürpriz bir şekilde Sosyal Demokrat Parti (SPD) tarafından başbakan adayı gösterilen Martin Schulz partisine bir anda oy patlaması yaşattı ve koalisyon hükümetinin büyük ortağı Hıristiyan Birlik Partileri'nin (CDU/ CSU) önüne geçerek birinci parti konumuna yükseldi.

Son anketlere göre SPD'nin oyları Martin Schulz ile birlikte üç hafta içinde 10 puan artarak yüzde 32'ye yükseldi. Buna karşılık CDU/CSU’nun oyu yüzde 34’ten yüzde 31’e geriledi. Sol Parti halktan yüzde 8 destek bulurken, Yeşiller bir puan eksilerek yüzde 7’ye geriledi. İslam ve mülteci karşıtı parti Almanya için Alternatif Parti (AfD) ise yüzden 11’den yüzde 10’a geriledi.

Martin Schulz’un popülaritesi de her geçen gün artıyor. Başbakanın doğrudan seçilmesi durumunda seçmenin yüzde 49’u Schulz’a destek vereceğini açıklarken, Merkel’e olan destek yüzde 38’e geriledi. Eski Dışişleri Bakanı Frank Walter Steinmeier’ın, cumhurbaşkanı seçilmesi de sosyal demokratların Alman siyasetindeki ağırlığının artmasına neden olurken, 2009 yılından beri kamuoyu yoklamalarında yüzde 25’leri bir türlü aşamayan SPD’nin tırmanışı, CDU/CSU’lu politikacıları tedirgin etmeye başladı. Geçen yılı sığınmacı krizinin yanı sıra, Berlin’de 12 kişinin hayatını kaybettiği Noel pazarı saldırısı sonrasında terör korkusuyla geçiren Almanya’da Schulz öncesi dönemde, Angela Merkel alternatifsiz görülüyor ve sığınmacılar politikasıyla ilgili eleştirilere rağmen 24 Eylül’de yapılacak genel seçimleri yine başarıyla tamamlayacağı bekleniyordu.

Birlik partilerinde rahatsızlık oluşturan bir diğer durum, Almanya için Alternatif Partisi’nin (AfD), genel seçimlerde Federal Parlamento’ya girebilecek durumda olması. Bu partiye gidecek oyların büyük bir bölümünün CDU/CSU’dan olacağı tahmin ediliyor.Yapılan kamuoyu yoklamaları şu anda görev başında olan büyük koalisyonun (CDU/CSU-SPD) dışında bir alternatif görünmediğini de ortaya koyuyor.

SPD’nin Yeşiller ve Sol Parti ile koalisyon hükümeti kurması matematiksel olarak neredeyse mümkün değil. CDU/CSU ve Yeşiller’in sandalye sayısının da ortaklık için yeterli olmayacağı tahmin ediliyor. AfD ile hiçbir parti ortaklığa yanaşmayacağını açıklamış durumda. Bu açıdan 24 Eylül seçimlerinin en belirleyici sonucu, SPD’nin mi Birlik Partileri’nin mi ipi önde göğüsleyeceği olacak. Berlin’deki tüm siyasi yorumcular, SPD’nin liderliğinde ve Martin Schulz’un başbakanlığında oluşacak yeni bir büyük koalisyonun, Merkel’in siyasi kariyeri için dönüm, bir başka deyişle bitiş noktası olabileceği görüşünde birleşiyor.

XS
SM
MD
LG