Erişilebilirlik

ABD İran’da Yabancı Şirketlere Tanınan İmtiyazları Kaldırıyor


İran'ın güneyindeki Buşehr kenti yakınlarında kurulu nükleer reaktör

ABD, İran'ın nükleer silah geliştirmesini engellemek amacıyla ülkedeki nükleer tesislerde dönüşüm çalışmaları yürüten Rus, Çin ve Avrupalı bazı şirketleri yaptırımlardan muaf tutan imtiyazları kaldıracağını açıkladı. Bu imtiyazlar, İran’daki nükleer tesislerin silah geliştirilmesi için kullanılmasını zorlaştırmak amacıyla yürütülen ‘‘İran nükleer tesislerini sivil faaliyetler için dönüştürme’’ çalışmalarını kapsıyordu. Uzmanlara göre Trump yönetiminin bu hamlesi, İran’la 2015’te yapılan uluslararası nükleer anlaşmaya yönelik yeni bir darbe niteliğinde.

Silahsızlanma uzmanları, ABD’nin Avrupalı müttefikleri tarafından desteklenen imtiyazların İran’ın daha yüksek düzeyde uranyum zenginleştirme isteğini dizginleme amacı taşıdığını söylüyor.

İran’ın Arak ağır su araştırma reaktörünün sivil kullanım amacıyla dönüştürülmesi, Tahran Araştırma Reaktörü için zenginleştirilmiş uranyum tedarik edilmesi ve kullanılmış reaktör yakıtının yurt dışına transferini içeren bu imtiyazların süresi 27 Temmuz’da sona eriyor.

Şirketlere 60 gün süre tanınacak

Trump yönetimi, ABD’yi iki yıl önce 2015 yılında İran’la yapılan Ortak Kapsamlı Eylem Planı (JCPoA) adlı nükleer anlaşmadan çekmiş olsa da anlaşmanın bazı kısımlarının kullanışlı olduğu görüşündeydi. Bunlar arasında İran’ın Arak ağır su araştırma reaktörünün plütonyum kullanarak silah geliştirmesi engellenecek şekilde dönüştürülmesi de vardı.

Bu projelere dahil olan şirketlere faaliyetlerini durdurmaları için tanınan süre 60 gün olacak. Bu sürenin ardından faaliyetlere hala devam eden şirketler, ABD’nin yaptırımlarına maruz kalacak.

ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, Washington’un İran’ın Buşehr kentinde Rusya tarafından kurulan nükleer santralde çalışan yabancıların faaliyetlerini yürütmesi izniniyse güvenlik amacıyla 90 gün uzatabileceğini söyledi.

Kararın, Washington’un 2015’te İran’la imzalanan uluslararası nükleer anlaşmadan çekilmesinin ardından İran’a azami baskı uygulama politikasının parçası olduğu düşünülüyor. Eski başkan Barack Obama döneminde yapılan anlaşma, nükleer programını kısıtlaması karşılığında İran’a yönelik ekonomik yaptırımlarının hafifletilmesini içeriyordu.

''İran ya müzakere edecek ya da çöken ekonomisiyle uğraşacak''

ABD İran Özel Temsilcisi Brian Hook, ‘‘Baskılarımız sayesinde İranlı liderler bir kararın eşiğine geldi: ya bizimle müzakere edecekler ya da ekonomilerinin çökmesiyle baş etmeye çalışacaklar’’ dedi.

Tahran, ABD’nin uluslararası nükleer anlaşmadan çekilmesi ve İran’ın petrol ihracatını engelleyerek yaptırımları yeniden canlandırmasının ardından nükleer çalışmalarını hızlandırmıştı. Uzmanlar, İran’ın bu hamlesini, ABD’nin ülkeye yönelik baskı politikasını değiştirme ya da olası bir müzakerede elini güçlendirme çabası olarak değerlendiriyor.

ABD Dışişleri Bakanı Pompeo, ‘‘İran rejimi, nükleer yayılma konusunda hassas faaliyetlerini genişleterek riskli politikasını devam ettiriyor’’ dedi ve bunun, İran’a karşı baskının artmasına neden olacağını bildirdi.

Pompeo, kitle imha silahlarının yayılmasına katkı sağlamakla suçladığı İran’ın Atom Enerjisi Kurumu yetkililerinden Macit Agha’i ve Emcet Sazgar’a yönelik yaptırım kararları alındığını da açıkladı.

‘‘Bu karar İran’ın nükleer çalışmalarını etkilemez’’

İran ise 2015 nükleer anlaşmasından kalan son yaptırım muafiyetinin de kaldırılması karşısında bu hamlenin İran’ın nükleer çalışmalarını etkilemeyeceğini bildirdi.

İran Atom Enerjisi Kurumu’ndan bir sözcü, yaptığı açıklamada, Trump yönetiminin bu adımla ‘‘kamuoyunun dikkatini dağıtmaya çalıştığını’’ söyledi ve ABD’nin bu gibi hamlelerinin İran üzerinde baskı oluşturmadığını ekledi.

Uluslararası nükleer anlaşma, İran’ın 15 yıl boyunca yüzde 3,67 oranından daha yüksek saflıkta zenginleştirilmiş uranyum üretmesini yasaklıyor, ancak İran’ın Tahran Araştırma Reaktörü’nün işlemesi için yüzde 20 oranında zenginleştirilmiş uranyumu dışarıdan almasına izin veriyordu.

Uzmanlara göre reaktör için yakıt almasına izin veren imtiyazların sona ermesi, Tahran’ın yüzde 20 oranında uranyum zenginleştirmeye başlamasına neden olabilir. Bu oran nükleer silah üretmek için yeterli olmasa da İran’ın mevcut uranyum zenginleştirme oranından yüksek olduğu için tehlikeli görülüyor.

Uzmanlar ayrıca yabancı firmaların devre dışı kalmasının ardından İran’ın Arak reaktörünün kullanım amacını yeniden değiştirebileceği uyarısında bulunuyor. Bu firmalar, Arak reaktörünü sivil amaçlı kullanılacak şekilde dönüştürme çalışmaları yürütüyordu.

Ancak Trump yönetiminden yetkililer, İran’ın böyle bir hamle yapmasının yıllar alacağını ve sahip olmadığı ölçüde para ve uzmanlık gerektireceğini söylüyor.

Washington Post gazetesine göre Dışişleri Bakanı Pompeo, imtiyazları sonlandırma çalışmalarına Mart ayında başlamış, ancak Maliye Bakanı Steven Mnuchin buna karşı çıkmıştı. Mnuchin, Trump yönetiminin Corona virüsü salgını esnasında İran’a uygulanan yaptırımlar nedeniyle zaten tepki çektiğini söylemişti. Bu durum imtiyazların 60 gün daha uzatılmasına neden olmuştu.

XS
SM
MD
LG