Erişilebilirlik

Trump’ın Danışmanı: ‘Fethullah Gülen’i Barındırmamalıyız’


ABD’de başkan seçilen Donald Trump’ın yakın danışmanlarından Michael Flynn, ABD’nin Fethullah Gülen’e barınak sağlamaması gerektiğini belirtti.

Trump’ın askeri konulardaki danışmanı ve yeni yönetimde savunma bakanı olabilecek adaylar arasında ismi geçen emekli korgeneral Flynn, “The Hill” gazetesi için Türkiye konulu bir makale kaleme aldı. Flynn’in 8 Kasım’da yayımlanan makalesi “Müttefikimiz Türkiye Krizde ve Desteğimize İhtiyaç Duyuyor” başlığını taşıyor.

Yazısında Amerikalılar’ın çoğunun bugünlerde Türkiye’yi tam olarak anlamadığını savunan Flynn, Türkiye’nin ABD’nin çıkarları açısından hayati önemde olduğunu vurguladı. Flynn, “Türkiye bölgede bir istikrar kaynağı olmasının yanında, IŞİD’e karşı gerçek anlamda en güçlü müttefikimiz” ifadesini kullandı.

Türkiye’nin Amerika’nın askeri operasyonlarında çok ihtiyaç duyulan işbirliğini sağladığını kaydeden Flynn, bununla birlikte, Obama yönetiminin Türkiye’ye yaklaşımını eleştirdi. Flynn, “Obama yönetimi Erdoğan’ın yönetimine karşı mesafeli duruyor. Bu, uzun geçmişe dayanan ittifakımızı tehlikeye atan akıldışı bir politika,” dedi.

Türkiye’de 15 Temmuz darbe teşebbüsünün arkasında olmakla suçlanan Fethullah Gülen’e yazısında geniş yer ayıran Flynn, “Gülen kendisini ılımlı olarak tanıtıyor ama gerçekte o bir radikal İslamcı” ifadesine yer verdi.

ABD’de Gülen’e ait ‘yarı özel’ (charter) okullarının işleyişinde usulsüzlükler yapıldığı iddialarına işaret ederek, bu okulların Amerikalı vergi mükelleflerinin parasıyla finanse edildiğine dikkati çeken Flynn, özetle şunları kaydetti:“Türkiye’nin önemine taze bir bakışla yaklaşmamızın ve önceliklerimizi uygun bir perspektife oturtmamızın zamanı. Washington, arka bahçemiz Pennsylvania’da rahatça barınan bu maskeli terör ve istikrarsızlık kaynağı tarafından kandırılırken NATO müttefikimiz Türkiye’nin aleyhinde olmamızın mantığı yok. Dış politikamızı Türkiye’yi bir öncelik olarak kabul edecek şekilde düzenlememiz gerekiyor. Dünyayı Türkiye’nin perspektifinden görmemiz lazım. Eğer 11 Eylül’ün hemen ardından Usame Bin Ladin’in Türkiye’de güzel bir villada yaşadığını ve aynı zamanda da Türk vergi mükelleflerinin parasıyla fonlanan 160 yarı-özel okulu idare ettiğini öğrenmiş olsaydık biz ne yapardık? Radikal İslam’ın güçleri, ideolojilerini Gülen gibi radikal din adamlarından sağlar. Ona barınak sunmamalıyız. Bu krizde gerçek dostlarımızın kim olduğunu hatırlamamız şart.”

XS
SM
MD
LG