Erişilebilirlik

 ‘New York Times’ın Önyargısı Değişmedi’ 


15 Temmuz darbe girişiminin ardından ABD’de temaslarının ikinci bölümüne New York’ta devam eden TBMM heyeti çalışmalarını sürdürüyor.

TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı ve AK Parti Malatya milletvekili Taha Özhan başkanlığındaki TBMM heyetinde, AK Parti Kahramanmaraş milletvekili Mahir Ünal, CHP İstanbul milletvekili Oğuz Kaan Salıcı ve MHP Erzurum milletvekili Kamil Aydın bulunuyor.

TBMM heyeti, New York temaslarına ilk olarak Türkiye’nin New York Başkonsolosluğunu ziyaret ederek başladı. TBMM heyeti burada, Dr. Barnett Rubin, Hanny Megally ve Said Sabir Ibrahimi gibi akademisyen ve uzmanlarla bir araya geldi.

Düşünce kuruluşu East & West Institute’de akademisyen ve siyaset uzmanları ile bir araya gelen heyet, burada darbe girişiminin detaylarını ve ardından ülkede yaşanan birliği dile getirdi. Türk Amerikan ilişkilerinde gelinen son durum ve ilişkilerin geleceği yoğunluklu olarak masaya yatırıldı.

Temaslarını Birleşmiş Milletlerde sürdüren heyet, Türkiye’nin BM Daimi Temsilciliği’ni de ziyaret etti. Birleşmiş Milletler muhabirlerinin katıldığı bir basın toplantısı düzenledi.

Salıcı: 'New York Times yazı işleri toplantıda önyargılı tavır içindeydi'

TBMM heyeti son dönemlerde taraflı yayın yaptığını iddia ettikleri New York Times’ı da ziyaret ederek gazetenin yazı işleri kadrosuyla bir toplantı yaptı. Toplantıya New York Başkonsolosu Ertan Yalçın ve yardımcısı Ayten Eler’de katıldı.

TBMM heyetinde bulunan CHP milletvekili Oğuz Kaan Salıcı New York temaslarını Amerika’nın Sesi’ne değerlendirdi. Salıcı, New York Times gazetesinin yazı işleri kadrosuyla yaptıkları toplantıda gazetenin şimdiye kadar, Türkiye konusunda ön yargılı bir yayıncılık yaptığını, ancak gerçekleştirdikleri ziyaret sonrasında bile bu önyargının değişmediğine işaret etti.

Salıcı şöyle konuştu,”Dün New York Times gazetesinde ‘editoryal’ başlığıyla bir yazı yayımlandı. Daha önce de yayınlanmıştı. Ama bu tesadüf oldu bizim daha önce alınmış randevumuz vardı. O yazıyı da okumuş bir şekilde New York Times’a gittik. Oradaki toplantıda tüm hassasiyetlerimizi anlattık. Gördüğümüz şu önyargılı bir tavırları var. Hükümete karşı önyargılı olmalarını ya da hükümete karşı eleştirel yaklaşımlar içerisinde olmalarını anlayabilirim. Bizim de hükümete karşı eleştirilerimiz var. Ama muhalefetin eksikliklerini eleştirdiği şu anda Türkiye’de birleşmiş duyguya zarar vermesin ve Türkiye daha demokratik bir noktaya daha gitsin diye en azından küçük harflerle ifade ettiği bir dönemde New York Times’a muhalefet partilerinden, bizlerin yaptığı açıklamaları daha fazla dikkate almasını beklerdim. New York Times’ın yazı işleri kadrosunda önyargılı bir tavır gördük. Daha önceden önyargılı olan New York Times yaptığımız bu toplantıda da önyargılı yaklaşımını sürdürdü“ diye konuştu.

‘Washington ve New York görüşmelerimiz başarılı geçti’

TBMM heyetinin, ABD’de şimdiye kadar çok sayıda toplantıya katıldığını belirten Salıcı, ”Görüşmelerimiz bence başarılı. Biz burada üç değişik kesimle görüşüyoruz. Washington’da daha çok bakanlıklardaki üst düzey bürokrat ve siyasilerle görüştük. Bu devletten devlete olan görüşmelerde ihtiyaç olan bölümdü. Washington’da ve New York’ta düşünce kuruluşlarıyla görüştük. New York’ta bu kuruluşlarla görüşmelerimizi sürdüreceğiz. Bu görüşmelerde yaşadığımız bu vahşi darbe girişimini kanaat önderlerine anlatmak bizim için önemliydi. Son olarak da basınla gerçekleştirdiğimiz görüşmeler bizim için önemliydi. Şimdiye kadar çeşitli basın toplantıları düzenledik. Tüm bu görüşmelerde iki noktayı vurguluyoruz. Bunlardan bir tanesi, ’Türkiye’de 15 Temmuz akşamı ne oldu?’. ‘Türk insanı meclisiyle, ordusuyla, halkıyla siyasi partileriyle nasıl bir reaksiyon gösterdi?, Bundan sonraki durum ne olacak?’ Diğer konu da Fethullah Gülen’in iade süreci. Biz iade konusunda buraya dosyalarla gelmedik. Bu bakanların işi ama neden böyle bir iade sürecinin gerçekleşmesi gerektiğini izah ettik” dedi.

‘Birlikte olmamız Amerikalıları etkiledi’

Salıcı, iki ülke arasında ilişkiler konusunda da şöyle konuştu,” Türkiye ile Amerika arasındaki o köklü geçmişe dayanan ittifak ilişkisiyle bütünleşmiş ilişkilerin etkilenmemesi, zehirlenmemesi için nasıl bir yöntem izlenmesi gerektiğini ve bu konuyla ilgili Türkiye’de vatandaşın genelinin ortalamasının nasıl bir bakış açısı olduğunu anlatmaya çalışıyoruz. Görünen o ki başarıyoruz. En büyük gücümüz iktidar ve muhalefet beraber geldi. İktidar da konuşuyor, muhalefetten farklı partiler de konuşuyor. Dolayısıyla karşılarında bütünleşmiş bir Türkiye siyaseti fotoğrafı görüyorlar. Bu bakanlıklardaki bürokratlar içinde düşünce kuruluşları içinde basın içinde geçerli. Bu kompozisyonu gördüklerinden itibaren söylediklerimize daha fazla kulak kabartıyorlar ve mutlaka bunu ifade ediyorlar. ‘Bu gücün olması bizi etkiledi’ diye ifade ediyorlar” dedi.

Bıkmadan usanmadan ABD’de anlatmaya devam edeceğiz

Salıcı, şöyle devam etti, “Biz tüm görüşmelerinde olabildiğince açık kendi partilerimizin siyasi duruşlarını da koruyarak fikirlerimizi ifade ediyoruz. Bizim iktidar partisine yönelik eleştirilerimiz vardı 14 Temmuz akşamı da vardı, bugün de var. Türkiye ağır bir süreçten geçti. Oldukça travmatik bir şey atlattı. Kendi askerimiz, üzerinde bizim ordumuzun üniforması olan ama bizim askerimiz demediğimiz kişiler bizim ülkemizde, bizim vermiş olduğumuz vergilerle alınmış olan uçaklarla bizim meclisimizi bombaladı. Böyle bir süreç yaşandı. Bu süreci doğru bir şekilde anlatmak, duygusallıktan uzak bir şekilde Türk Amerikan ilişkilerini nasıl etkiler bunun üzerinden konuşmak için geldik ve bu süreç iyi gidiyor. Darbe sürecini henüz algılayamayan Amerika’da bıkmadan usanmadan yaşadığımız bu süreci anlatmak durumundayız. Bir ziyaret yaptık, herkesi ikna ettik dönüyoruz yaklaşımına ve kolaycılığına düşmemek gerekiyor. Düzenli olarak gelmek gerekiyor. Hem siyaset hem düşünce kuruluşları hem kamuoyu hem devlet kuruluşları bunların tamamıyla bu görüşmeleri yapmaya devam etmek gerekiyor.”

‘Türkiye tek adam rejimine mi gidiyor?’

East and West Institute’de gerçekleşen görüşmelerde öncelikle Türk Amerikan ilişkilerinin üzerinde durulduğunu kaydeden Salıcı, “Yaşadıklarımızı anlattık. Bunların Türk Amerikan ilişkilerini nasıl etkileyebileceği yönünde karşılıklı görüş alışverişinde bulunduk. Türkiye’nin bundan sonraki rotası soruldu. Demokrasi mi olacak yoksa tek adamlığa giden bir rejim mi olacağı soruldu. Türkiye’nin dış politika yörüngesini anlamaya çalıştılar. Bu sorulara hem iktidar hem de muhalefet temsilcileri olabildiğince açık cevaplar verdiler. Dürüst bir yaklaşımla kendi pozisyonlarını anlattılar. Herkes bundan sonra Türkiye’nin daha demokratik, hak ve özgürlüklerin daha genişlediği , parlamenter sistemin bütün kurum ve kuruluşlarıyla çalıştığı temennisini ve niyetini paylaştı.”

XS
SM
MD
LG