Erişilebilirlik

Davutoğlu: 'Suriye, Bosna’ya Dönmesin'


Davutoğlu dün Viyana'da Avusturya Dışişleri Bakanı Michael Spindelegger ile
Davutoğlu dün Viyana'da Avusturya Dışişleri Bakanı Michael Spindelegger ile

Avrupa Birliği’nin uzunca süredir Brüksel’e getirmek için peşinden koştuğu Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Şam yönetimine ve somut adım atmakta geciken uluslararası topluma sert uyarılarda bulundu. Suriye’de yaşananları “gerçek bir insanlık trajedisi” olarak tanımlayan Davutoğlu, Beşar Esad’a da “zaman kazanma taktiklerinin sonuç vermeyeceği” mesajı gönderdi.

Avrupa Politika Merkezi (EPC) tarafından düzenlenen "Türkiye-AB siyasi diyaloğunda değişen dinamikler, yeni fırsatlar ve zorluklar" konulu konferansta konuşan Davutoğlu, Esad’ın reform sözüyle zaman kazanmaya çalışıp muhalifleri sindirme politikasının, bu ülkedeki insani durumu daha da ağırlaştırmaktan başka bir işe yaramadığını söyledi.

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nden derhal tek ses çıkması gerektiğini belirten Davutoğlu, “Uluslararası topluma daha aktif olma, 1990’larda Bosna’da 2-3 yıl boyunca her gün insanlar katledilirken, şehirler bombalanırken yaptıkları gibi Suriye için de beklememeleri çağrısında bulunmak hakkımız” dedi.

“Tüm otokratik rejimler zamanla kontrolü sağlayacaklarını ve demokrasiye döneceklerini söylerler. Bu diktatörlerin illüzyonudur” ifadeleri de Davutoğlu’nun vurguları arasında yer aldı.

“Kıbrıs’a üç gün yeter”

Avrupa Birliği’yle ilişkiler bağlamında Davutoğlu’nun Kıbrıs sorunu konusunda verdiği mesajlar da dikkat çekiciydi. Derviş Eroğlu ve Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Ban Ki-moon’la telefonla görüşen ve Genel Sekreter’in Kıbrıs Özel Danışmanı Alexander Downer’la da bir araya gelen Davutoğlu, ada konusundaki ana sorunların siyasi irade ve karşılıklı güven eksikliği olduğunu söyledi. “Siyasi iradenin olması, Avrupa Birliği ve Birleşmiş Milletler’in destek vermesi halinde Kıbrıs sorunu üç günde çözülür. Ama irade yoksa üç asır da müzakere etseniz sonuç çıkmaz” diyen Davutoğlu, herkesin Kıbrıs konusunda elini taşın altına koyma vaktinin geldiğini ifade etti.

“En büyük tehdit ırkçılık”

Türkiye’nin Avrupa Birliği tarafından halen artı değer olarak değil potansiyel bir risk olarak görüldüğünün altını çizen Davutoğlu, “Avrupa’da bazı ülkeler, en azından bazı çevreler Türklerin Avrupa Birliği’ne gelmesinin engellenmesi gerektiğini düşünüyor. Tüm Avrupalı dostlarımız şunu anlamalı; Türkler AB’nin parçasıdır. Türkler yüzyıllardır Avrupa’nın parçası ve tarihin sonuna kadar böyle olmaya devam edecek. Bunu kimse değiştiremez" dedi.

Avrupa’da yaşanan ekonomik krizin Avrupa Birliği için bir fırsat oluşturabileceğini düşündüğünü söyleyen Davutoğlu, “Bu krizin sonunda olumlu sonuçlar alınacağına ve Avrupa’da ekonomik toparlanma yaşanacağına inanıyorum, fakat ırkçılık tehdidi, etnik ve dini ayrımcılık Avrupa Birliği’nin geleceği için çok daha büyük bir risk. Çünkü küresel dünyada sadece kapsayıcı toplumlar küresel barışta rol oynayabilir” diye konuştu.

XS
SM
MD
LG