Erişilebilirlik

'Yüksek Askeri Şura'da Ulusalcılar Tasfiye Edilecek' İddiası


Türk Silahlı Kuvvetleri’nin komuta kademesini şekillendirecek Yüksek Askeri Şura, her yıl olduğu gibi bu yıl da Ağustos ayı başında toplanacak.

Ancak 15 Temmuz Darbe Girişimi sonrasında Yüksek Askeri Şura’nın yapısı değiştirildiğinden ilk kez toplantıda sivil sayısı, asker sayısından fazla olacak.

2016 yılına kadar cumhurbaşkanı, başbakan, milli savunma bakanı ve Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde bulunan tüm orgeneral ve oramiraller YAŞ üyesi olurken 31 Temmuz 2016’da yayınlanan Resmi Gazete’de yer alan Kanun Hükmünde Kararname’yle asker üyelerden sadece Kara, Hava ve Deniz Kuvvetleri kuvvet komutanlarına yer verildi.

Jandarma Genel Komutanı ile donanma komutanı, ordu komutanları ve diğer amiral ve generaller şuradan çıkarıldı.

YAŞ’ta artık siviller ağır basıyor

Buna karşın, cumhurbaşkanı, başbakan ve milli savunma bakanının yanı sıra tüm başbakan yardımcıları ile dışişleri, adalet ve içişleri bakanları da YAŞ üyesi yapıldı.Böylelikle YAŞ’taki sivil-asker dengesi, 11’e 3 siviller lehine döndü.

15 Temmuz Darbe Girişimi sonrasında tutuklama ve ihraçlarla Türk Silahlı Kuvvetleri’nin general-amiral sayısı da bir önceki yıla göre %42 azalarak, 336’dan 196’ya düştü.

Kara Kuvvetleri Komutanlığı’ndaki general sayısı 198’den 118’e, Hava Kuvvetleri’ndeki general sayısı 54’ten 34’e, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’ndaki amiral sayısı ise 74’den 44’e geriledi.

Yüksek Askeri Şura’da Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Salih Zeki Çolak, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Bülent Bostanoğlu’nun Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Abidin Ünal’ın görevleri devam edip etmeyecekleri bilinmiyor. Ancak hiçbir komutan yaş haddi engeli yaşamıyor.

Elibol: “Bir kaynağıma göre, ‘Ulusalcılar 1,5-2 yıl içinde darbeye kalkışabilir’”

Son birkaç gündür gazete ve internet sitelerinde Yüksek Askeri Şura’da “ulusalcı” olarak adlandırılan subayların tasfiye edileceğine dair yazılar yer alıyor.

Bu konuda ilk yazıyı kaleme alan Türkiye gazetesinin Ankara Temsilcisi Nuri Elibol oldu. Kendisi de emekli bir özel kuvvetler subayı olan Elibol, 27 Temmuz’da yayınlanan “güvenlik bürokrasinden” kaynaklarına dayandırdığı “Ulusalcılar hala tehlike” başlıklı yazısında sistem zaafiyeti giderilmediği takdirde ulusalcı subayların darbe yapma ihtimali olduğunu iddia etti:

“FETÖ’cülerin TSK içinde yeni bir darbeye kalkışmasının imkan ve kabiliyeti ortadan kaldırıldığına göre, ‘Türkiye’de gelecekte yeni bir darbe tehlikesi var mı?’ sorusuna kaynaklarım eminim beni şaşırttığı kadar siz değerli okuyucularımı da şaşırtacak şu cevabı verdiler: ‘FETÖ’cülerin TSK içinde yapılanmalarını engelleyemeyen, darbe hazırlıklarını tespit edip tedbir alınmasını sağlayamayan bir sistem zafiyeti söz konusu. Eğer bu sistem zafiyeti giderilmezse ve sivil-asker ilişkilerini Batı normlarına taşıyacak reformlar ve hukuki düzenlemeler yapılamazsa bir buçuk - iki yıl içinde ordudaki Ulusalcılar yeni bir darbeye kalkışabilir. Küresel aktörlerin ve Türkiye karşıtlarının ordu içerisinde darbe yaptıracak birilerini her zaman bulma imkanları vardır. Bu işe engel olmanın yolu kişilere değil sisteme endeksli önleyici tedbirlerin alınmasıdır.”

Mehmet Acet: “MSB orduyu 28 Şubat çizgisine taşımak isteyenlere negatif”

Bu yazıdan bir gün sonra bu kez Kanal 7'nin Ankara Temsilcisi Mehmet Acet, Yeni Şafak gazetesindeki köşe yazısında Elibol’un yazısındaki Yüksek Askeri Şura’da '28 Şubat kafası' olarak tanımladığı subayların “kolay kolay terfi alamayacağını" öne sürdü.

Acet, “Milletin değerleriyle kavga eden, ‘FETÖ tasfiye edilsin sonra ordu bize bırakılsın, eskiden olduğu gibi kimseler işimize karışmasın’ diye düşünen, orduyu 28 Şubat çizgisine geri taşımak için fırsat kollayanlarla ilgili Milli Savunma Bakanlığı koridorlarında negatif bir atmosfer olduğunu söyleyebilirim. TSK’yı tıpkı diğer bazı devlet kurumları gibi ‘Ele geçirilecek mevzi’ olmaktan çıkarmak gerekiyor. Darbe kültürünü tarihin çöp kutusuna atmanın evvel emirdeki şartı bu” dedi.

Kanal 7 Ankara Temsilcisi, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin personel yapısının da Türkiye sosyolojik yapısına uygun şekilde yapılandırılacağı mesajını da verdi.

Emekli Tüm. Ahmet Yavuz: “Hedef Atatürkçü subaylar”

2010 yılında Kara Harp Akademisi Başkanı iken tutuklanan ve 2012 yılındaki Yüksek Askeri Şura kararı ile emekli edildikten sonra 2015 yılında tahliye olan Emekli Tümgeneral Ahmet Yavuz, arka arkaya çıkan bu haberlerin ordudaki Atatürkçü subayları hedef alma amacı taşıdığı görüşünde.

Amerika’nın Sesi’ne kısa bir değerlendirmede bulunan Yavuz, “En son Jandarma’da 15 Temmuz’da cansiperane direnen albayların terfi ettirilmediklerini gördük. Bu yazılardan da anlaşılan Atatürkçü subaylar hedef alınmak isteniyor” dedi.

Mustafa Önsel: “Ulusalcılar darbeye hazırlanıyor dedikodu kazanı kaynatılıyor

Ahmet Yavuz’un Jandarma’daki terfilerle ilgili sözlerini kendisi de Balyoz tutuklusu Emekli Kurmay Albay Mustafa Önsel dün Odatv’de yayınlanan yazısında daha ayrıntılı yazdı. 15 Temmuz gecesi Jandarma Karargahı’nda darbecilerle çatıştığı kameralara yansıyan Albay Aziz Yılmaz’ın terfi ettirilmemesinin “ulusalcılar darbeye hazırlanıyor” propagandasından kaynaklandığını öne sürdü.

Önsel, “İftira kazanının ateşi, ‘Ulusalcılar darbeye hazırlanıyor’ gibi kocaman bir yalanla harlandırılır. İlginç olan Fethullahçı çete tarafından işletilen sosyal medya hesaplarında da bu konu işlenmektedir. Bu yalanlar, bir kısım tetikçi gazeteci tarafından da kamuoyuna servis edilir. Daha sonra bunun ne kadar boş olduğu ortaya çıkar. Çamur at izi kalsın misali, bir şey çıkmaz ama iz kalmıştır. Fakat bütün gerçeklere rağmen dedikodu kazanı özellikle jandarmada kaynatılmaya devam eder. ‘Kemalist, ulusalcı, alevi’ hatta tam Fethullahçı çetenin tabiriyle “Perinçekçi” yaftalaması gırla gider. Elbette bunlar suç değildir ama böyle bir illegal örgüt var havası yaratılmaya çalışılmıştır” yazdı.

İsmet Özçelik: “Bu haberlerle Erdoğan’ı etkilemeye çalışıyorlar”

Bugün FETÖ olarak adlandırılan Gülen cemaatinin lideri Fethullah Gülen’in 18 Temmuz’da Mısır’ın El Yevm 7 gazetesinde yayınlanan röportajda yer alan “15 Temmuz’u ordudaki laik kesimler yapmış olabilir” şeklindeki sözlerine atıfta bulunan Aydınlık gazetesi Ankara Temsilcisi İsmet Özçelik de hükümete yakın medyada yer alan iddiaların Cumhurbaşkanı Erdoğan’a etkileme amaçlı olduğu görüşünde.

Amerika’nın Sesi’ne değerlendirmede bulunan Özçelik, “Bu haberlerle Saray’ın etkilenmek istendiği açık. Bu yapılan aslında TSK’ya yönelik psikolojik bir harekat” dedi.

Koç: “Ulusalcı kesim darbeye destek verseydi çok zor bastırılabilirdi”

Bu arada bugünkü Türkiye gazetesi yayın koordinatörü Yücel Koç “Kemalistler darbeyi kimin adına yapar?” başlıklı yazısında “ulusalcı, laik” subaylara destek verdi.

Koç, “Birçok vatansever askerin ülkeyi FETÖ itlerine bırakmamak için direndikleri de bilinen bir gerçek. Yani toplu bir hareket yok, herkes vicdanıyla baş başa. FETÖ elebaşının hedef gösterdiği ulusalcı laik kesim de organize şekilde FETÖ’ye arka çıksa darbe bastırılabilir miydi? Şahsi kanaatim o ki, çok zor.”

XS
SM
MD
LG