Erişilebilirlik

YSK’nın Suç Duyurusu Reddi Hakime mi Neden Olacak?


Yüksek Seçim Kurulu isim vermeksizin CHP aleyhine suç duyurusu yapacağını açıklamasına karşın CHP’li hukukçu vekil Mahmut Tanal, eğer YSK üyeleri yargıya giderse resmen tarafsızlıklarını kaybedeceklerini ve reddi hakim talebi ortaya çıkacağını bildirdi.

Yüksek Seçim Kurulu (YSK), Çarşamba günü yaptığı yazılı açıklamada, 18 maddelik anayasa değişikliği paketiyle ilgili 16 Nisan günkü halk oylaması sonrasında kendilerine yöneltilen eleştiri ve tepkileri değerlendirdi.

YSK’nın açıklamasında, anayasal ve yasal çerçevede, “Halkoylamasının düzen içinde ve dürüstlükle yürütülmesi için gereken önlemler” alınarak hareket edildiği ifade edildi. Açıklamada, bütün önlemlere rağmen bazı sandıklarda “tercih” mührü yerine “evet” mührü kullanılması üzerine bu mührün de geçerli kabul edilmesine ilişkin 559 sayılı karar ile bazı sandıklarda da oy zarfları ve oy pusulalarına sandık kurullarınca mühürleme yapılmadığı bilgisi üzerine de 560 sayılı karara imza atıldığı anlatıldı. YSK’nın kararlarını hukuki çerçevede tartışmayı ve eleştirmeyi yararlı olarak yorumlayan açıklamada, isim vermeksizin Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) mensupları ve lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun YSK aleyhine sözlerine tepki gösterildi. Açıklamada, Kılıçdaroğlu’nun sözlerine karşı suç duyurusunda bulunulacağı özetle şöyle dile getirildi:

“Değişik tarihlerde yapılan açıklamalarda, “...Nohut kadar akıl varsa seçim maddelerini anlar...”, “...Sandıklarda oy hırsızlığı olmadı, kimsenin oyu çalınmadı ama geriye dönüp bir baktık ki Yüksek Seçim Kurulu çalınmış...”, “...onlarda vicdan olmadığı için, onlar ahlak yoksunu oldukları...”, “...yasalara aykırı karar verenlere bizim hukukumuzda çete denir...”, “... orada oturan karar veren on tane yargıç, yargıç değil Yüksek Seçim Kurulu’nun çetesini oluşturmaktadır...”, “...ben kanunları tanımam diyor. Bir yerden emir alırım, bir tek adamdan emir alırım, oradan talimat alırım, onun önünde iki büklüm eğilirim, benim cüppemde ilik de var düğme de var diyor...”, “...ahlakı olmayan, vicdanı olmayan bu kadar saygısız bir grubun, YSK’da kümelendiğini düşünemedik, ağır konuştuğumu biliyorum, bu ağır konuşmayı onların hak ettiğini de biliyorum...”, “...siyasi otoritenin önünde eğilen ve talimatla hareket eden kişiye hakim denmez, onlar olsa olsa toplumun en zavallı kişileridir...”, “... ben çeteyim ve başındaki kişi de ben çete reisiyim diyor, senin çeteliğini göstereceğiz...”, “...gerdan kıran adama yargıç mı denir, kanunları ben tanımıyorum diyen insana yargıç mı denir, birer çete mensubunun üyeleri olarak tarihe geçecek onlar...”, şeklindeki ve benzeri ifadelerle; eleştiri ve tahammül sınırlarını aşan, içeriği suç teşkil eden, kişileri, kurumları ve seçim sistemini itibarsızlaştırma amacı güden ve bu suretle vatandaşların adalete ve demokrasiye olan inancını sarsan söylemlerin, hukuka katkı sağlamadığı gibi Ülkeye de yarar sağlamayacağı açıktır. YSK Başkan ve Üyelerini hedef gösteren, içeriği itibariyle suç oluşturan açıklamalar nedeniyle ilgililer hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunulması kararlaştırılmıştır.”

YSK'nın CHP'yle ilgili açıklamı (belgenin tamamını okumak için tıklayın)
YSK'nın CHP'yle ilgili açıklamı (belgenin tamamını okumak için tıklayın)

YSK’nın CHP lideri Kılıçdaroğlu ve dolayısıyla CHP aleyhine suç duyurusunda bulunma kararı ise, hukuken bir başka tartışma kapısını açtı.

Hukukçu vekillerden CHP’li Mahmut Tanal, Amerika’nın Sesi’ne yaptığı açıklamada, YSK’nın Kılıçdaroğlu aleyhine suç duyuruşunda bulunması durumunda, Ceza Muhakemeleri Kanunu uyarınca CHP’nin “reddi hakim” talep etmesine yol açacağını söyledi. Türkiye’deki hukuki mevzuat uyarınca dava konusu taraflardan biriyle arasında husumet olan hakimin görev yapamayacağını kaydeden Tanal, “Hukuken bu YSK üyeleri orada görevde kaldığı sürece ‘reddi hakim’ sebebi olarak husumet doğurmuş olacak. Yani bu hakimlerin artık orada görev yapmaması lazım. Çünkü bundan sonraki seçim süreçlerini de YSK idare edeceği için oradaki üyelerin tarafsız karar vermeleri gerektiğinden dolayı bu husumet nedeniyle bu hasımlık nedeniyle sürekli hakim tarafsızlığı olmadığı gündeme gelecektir. Bu durum hakim tarafsızlığına gölge düşürecektir” dedi.

Burada Kılıçdaroğlu’nun değil artık YSK tarafından CHP’nin kurumsal kimliğinin hedef alınmış olduğunu vurgulayan Tanal, Ceza Muhakeme Kanunu’nda 22’nci maddesinde “reddi hakim” gerekçelerinin açıkça sıralandığını ifade etti. Tanal, böylesi bir suç duyurusu ardından YSK’nın CHP’nin yapacağı başvurulara artık değerlendirmemesi gerekeceğini vurguladı.

YSK’nın yüksek yargı organı olarak kararlarıyla konuşması ve böylesi açıklamalarla siyasi tartışmalara girmemesi gerektiğini söyleyen Tanal, “YSK, kendisi bizzat siyasi arenaya giriş yapmıştır. Yasa hüküm çok açıkça ‘yasak’ demesine rağmen mühürsüz zarf ve oyları geçerli kılmak ile YSK, kendisi siyasallaşmıştır ve yüksek yargı organı olma vasfını yitirmiştir. Oysa Anayasa’nın 87’nci maddesi uyarınca kanun yapmak, kanun hükmü koymak yetkisi parlamentoya yani TBMM’ye aittir. Dolayısıyla TBMM’nin yetkisini gasp etmek YSK’nın siyasi bir karardır. Ayrıca Genel Başkanımız Kılıçdaroğlu’nun açıklamaları suç unsuru içermemektedir. Nedeni ise, çünkü siyasete bulaşmış olanlar normal vatandaşlardan farklı olarak daha ağır eleştirilere tahammül göstermek zorundadır. Bu ağır eleştirilere davetiye çıkaran hukuksuz, siyasi karar veren YSK’dır” diye konuştu.

Tanal, ayrıca Anayasa Mahkemesi’nin YSK ile ilgili değerlendirmede bulunamayacağı anlaşıldığı için halk oylamasında yaşananlara ilişkin CHP’nin, Avrupa İnsan Mahkemesi yoluna gideceğini de hatırlattı. Tanal, AİHM kararıyla amacın hukuksuz bir halk oylaması yapıldığını tescil ettirmek olduğunu dile getirdi.

XS
SM
MD
LG