Erişilebilirlik

'YPG'yle İlgili Anlaşmazlık Taktiksel Bir Konu'


Amerika Dışişleri Bakanı Avrupa ve Avrasya İşlerinden sorumlu yardımcısı Jonathan Cohen, Amerika’nın YPG ile ilişkisini harekete dayalı, geçici ve taktiksel olarak niteledi. ‘YPG’ye hiçbir söz vermedik’ diyen Cohen, Türkiye-Amerika ilişkilerini de geniş çerçeveli ve derin olarak tanımladı

Washington’da Ortadoğu Enstitüsü’nün düzenlediği panelin konusu Amerika-Türkiye ilişkilerindeki gerginliklerdi.

Panele, Amerika Dışişleri Bakanı Avrupa ve Avrasya işlerinden sorumlu bakan yardımcısı Jonathan Cohen, Partilerüstü Politika Merkezi’nden Nicholas Danforth, Atlantik Konseyi’nden Naz Durakoğlu, Amerika İlerleme Merkezi’nden Alan Makovsky katıldı. Panelin moderatörü, Ortadoğu Enstitüsü’nden Gönül Tol’du.

Türk-Amerikan ilişkileri çerçevesinde panelde öne çıkan konu Amerika’yla YPG arasındaki ilişkilerdi.

Jonathan Cohen, YPG ile Amerika arasındaki ilişkileri taktiksel olarak niteledi, Türkiye’yle ilişkilerininse geniş ve derin olduğunu kaydetti: "En önemlisi Amerika ile Türkiye arasındaki ilişkiler geniş ve derin, Suriye Demokratik Güçleri’ni Rakka için kullanmakla ilgili anlaşmazlık taktiksel bir konu. Bunun, Türkiye’ye yönelik güvenlik taahhüdümüzde stratejik değişikliğe etkisi olmayacaktır. Konuşacak çok konumuz var, taktiksel alanlarda anlaşmazlıklarımız var, Türkiye’yle her zaman yoğun ve çeşitli ilişkimiz oldu ve bu devam edecek. Amerika YPG’yi savaş alanı ortağı olarak görüyor, çünkü Suriye’nin o bölgesindeki tek güçler, Rakka’yı kurtarabilecek kapasitedeler, onlarla ilişkimiz geçici, harekete dayalı ve taktiksel."

Cohen, Suriye ve YPG’yle ilgili olarak Türkiye’yle görüşmelerin devam etmekte olduğunu söyledi. Jonathan Cohen, “Biz bunu Türkiye’nin ulusal güvenlik çıkarlarını dikkate alarak yapmak istiyoruz” dedi: ”Türkiye’yle Suriye’nin kuzeyindeki siyasi gelecek konusunda, örneğin Rakka’nın kurtarılmasından hemen sonrasıyla ilgili olarak görüşmelerimize devam ediyoruz, Menbiç konusunda da Türkiye’ye taahhütler vermiştik, sonunda bunlar tamamen gerçekleşmedi, bir sonraki adımda daha iyisini yapmaya ihtiyaç var, o da Rakka. Rakka yüzde yüz Arap. Türkler'le Rakka konusunda bu konularla ilgili konuşuyoruz.”

Rakka’nın kurtarılmasının ardından neler yaşanabileceği konusunda belirsizlik olduğu mesajı veren Cohen, YPG’ye hiçbir konuda söz vermediklerini de vurguladı: "Onlar bu savaşta çünkü bu savaşta olmak istiyorlar, ama biz Amerika, Avrupa ve Türkiye’ye ulaşmaya çalışan Irak ve Suriye’deki terör örgütlerini yenmek için ortak bir savaştayız, bu örgütün çirkinliği, yaptıkları, dış politikamızın birinci gündem maddesi yaptı, Bu nedenle YPG ile ortaklık yapıyoruz, çünkü onlar alandaki güç, kısa dönemde harekete geçecek güç."

Cohen, Suriye’de politikalarının etnik, otonom veya mezhepsel bölgeleri desteklememek olduğunu belirtti ve isteklerinin bölgede yaşayanların kendi gelecekleri konusunda kararları vermeleri olduğunu kaydetti.

Panelin konuşmacılarından Alan Makovsky ise ‘Rakka ele geçirilince YPG’yle işim biter’ anlayışının gerçekçi olmadığını söyledi. Makovsky, YPG’nin PKK ile bağlantısını kesmesi gerektiğini de vurguladı: "İlişkide beklenti içindeyseniz bunun için koşullar olmalı. Bence YPG gerçekten PKK’yla bağlantısını kesmeli, Türkiye YPG-PKK bağlantısı devam ettiği sürece sınırda asla rahat olmayacaktır, ayrıca daha kapsayıcı olmalılar, Bu Türkiye ile çözülmeli.”

Nicholas Danforth da Amerika’nın iki tarafın krizin tırmanmasını engellemesini umduğunu kaydetti: "En kötü senaryo bir tarafın şu andaki durumu tırmandırması, Türkiye’nin blöf yaptığını sanmıyorum, PKK’nın Türkiye’nin batısında saldırı düzenlemesi umarım Amerika’nın YPG’ye desteği için kırmızı çizgisi olur. Belki de beklenebilecek en iyi şey şimdiki durumun devam ettirilmesi,"

Naz Durakoğlu da uzun dönemli planlar yapılması gerektiği düşüncesinde: "Bu tartışmalar kısa vadeli tartışmalar, Türkiye’yi PKK’yla müzakere masasına döndürmek için daha fazlasının yapılması gerekiyor, Türkiye’nin endişeleri azaltılmalı, şimdiki endişeleri Türk sınırlarını aşmış durumda."

Panelde gündeme gelen konulardan biri de PKK’nın Sincar’daki varlığıydı. Jonathan Cohen, PKK’nın Sincar’dan çıktığını görmek istediklerini söyledi: "Tabii ki PKK’nın Sincar’dan çıktığını görmek istiyoruz. Açık olalım PKK Sincar’ı kontrol etmiyor, orada bulunuyor. Orada Peşmerge güçleri de var. KDP ve hükümet de PKK’nın oradaki varlığına karşı. Musul olayı bitince hem Kürt yönetiminden hem de Bağdat’tan artan baskı görecekler, Birlikte ortak hareket ederek PKK’yı gönüllü olarak ya da başka şekilde bölgeden çıkarmaya çalışacaklar."

Alan Makovsky de PKK’nın Sincar’dan gönüllü çekilmesinin kolay olmayacağını, örgütün bölgedeki varlığının Amerika’nın çıkarına da olmadığını kaydetti.

XS
SM
MD
LG