Erişilebilirlik

'Yasalar Eşitsizliklere Sebep Oluyor'


Dünyada en fazla mülteciye ev sahipliği yapan ve üç milyonu aşkın mülteci barındıran Türkiye’de bu sayının yaklaşık 2,8 milyonu Suriyeliler. Türkiye’ye sığınan mültecilerin 300 bine yakını da Afganistan, Irak ve İran gibi ülkelerden gelenler.

Mülteci krizlerine çözüm önerileri getiren Refugees International kuruluşunun Şubat ayında yaptığı araştırmada, Türkiye’deki mültecilerin uyruklarına göre hizmet aldıkları, mültecilerin “Suriyeli” ve “Suriyeli olmayan” şeklinde ayrılarak farklı muamele gördükleri ortaya koyuluyor.

“Suriyeli olmayan mültecilere farklı muamele”

Raporda, Türk hükümetinin, ülkeye sığınan Suriyeliler’in eğitim, sağlık ve istihdam konularıyla vatandaşlık verilmesi ihtimalinin de bulunduğu bir takım olumlu adımlar attığı belirtiliyor. Yine raporda, bu düzenlemelerin odak noktasında Suriyeli mültecilerin bulunduğu, diğer uyruklardan olan mültecilere sağlanan koruma tedbirlerinin ise çok daha sınırlı kaldığı bildiriliyor.

Refugees International'ın Türkiye'deki Suriyeli olmayan mülteciler için kalıcı çözüm bulunmayışı konusunda yaptığı araştırmalar sonucunda yayınladığı raporda, Türkiye'deki sistemin, tüm milletlerden gelen mültecilere eşit düzeyde koruma sağlaması gerektiğine ve hassas durumda olan mülteciler için özel koruma tedbirleri geliştirilmesinin önemine dikkat çekiliyor.

Peki Türkiye’de Suriyeli ve diğer milletlerden olan mülteciler nasıl uygulamalarla karşı karşıya? Hepsi eğitim, sağlık ve iş imkanı gibi konularda eşit haklara sahip mi? Sayılarının çok olması nedeniyle Suriyeliler ile ilgili birçok çalışma başlatılırken diğer ülkelerdeki zulümden kaçarak Türkiye’ye sığınan mültecilere yönelik hangi çalışmalar yürütülüyor?

“Suriyeliler de bireysel başvuru yapamıyor”

Türkiye’de Suriyeli ve Suriyeli olmayan, diğer ülkelerden gelen mültecilerin yaşam koşulları hakkında görüşlerine başvurduğumuz İltica ve Göç Araştırmaları Merkezi (İGAM) Başkanı Metin Çorabatır, durumu değerlendirdi.

“Türkiye’de yaşayan 2,8 milyon Suriyeli mültecinin yanında, sayıları 300 bin civarında olan diğer ülkelerden gelen mülteciler, aradaki sayı farkından ötürü bazı ayrımcılıklarla karşılaşabiliyorlar,” diyen Çorabatır, devletin ve ilgili kurumların bu iki gruba yaptığı muamelenin farklı olduğuna değiniyor. Çorabatır, bu farklılıkların bazı gruplara avantaj, bazılarına ise dezavantaj sağladığını belirtiyor.

Suriyeliler’in avantajlı grup gibi görünmesine rağmen bireysel başvuru hakları olmadığını söyleyen Çorabatır, “Iraklılar’a, İranlılar’a tanınan bireysel başvuru haklarının Suriyeliler’e de tanınması ve mülteci olduklarına kanaat getirilmesi halinde, onların üçüncü bir ülkeye yerleştirilmesinin gerekeceğini kaydetti.

“Yasal olarak bugüne kadar Suriyeliler’in üçüncü bir ülkeye yerleştirilmesi sözkonusu değil. Bu açıdan Suriyeliler daha dezavantajlı. Bununla birlikte kitleler halinde ülkemize sığınan Suriyeliler’in sorumluluğu Bakanlar Kurulu’na verilmiş durumda” diye konuşan İGAM Başkanı Metin Çorabatır, bu insanlarla ilgili sorunlar yaşandığı zaman hemen kararlar alındığını ve uygulamaya geçirildiğini belirtti. Büyük bir kitle oldukları için eğitim, sağlık, iş ve diğer konulardaki sorunların hemen hükümete yansıdığını ve bazı adımlar atıldığını söyleyen Çorabatır, bu adımların bir süre sonra diğer gruplar için de düzenlemeler yapılmasına imkan verdiğini bildirdi. Çorabatır, “2016 yılının başında Suriyeliler için çalışma iznini düzenleyen bir yönetmelik çıktı. 1-2 ay sonra diğerleri için de benzer bir yönetmelik çıktı” diye konuştu.

“Yasalar eşitsizliklere sebep oluyor”

Suriye’de yaşananlar daha göz önünde olduğu için halkın Suriyeliler’e karşı daha çok acıma duygusu olduğunu söyleyen Çorabatır, diğerlerinin de benzer acılar çekmesine rağmen daha az göze çarptıklarını belirtti. İltica ve Göç Araştırmaları Merkezi Başkanı Metin Çorabatır, yasanın kendi içinde değişik kategorilere ayrıldığını ve eşitsizliklere neden olduğunu doğruladı.

Afgan mültecilerle konuştuklarında, herkesin Suriyeliler’den bahsetmesinden yakındıklarını söyleyen Çorabatır, pratikte ve belli bir süre içinde fazla bir fark olmadığını söyledi. Çorabatır, “Ya devlet diğerlerine de Suriyeliler’e tanıdığı imkanları tanımaya başlıyor ya da Suriyeliler’in sorunları derinleştikçe, onların avantajlı konumları dezavantajlı diğer gruplarla örtüşmeye başlıyor” dedi.

3 milyon mültecinin ciddi bir külfet anlamına geldiğini söyleyen Metin Çorabatır, bu konuda Türkiye’de sistemli bir yaklaşım olmadığı eleştirisinde bulundu. Mültecilerin geçici sayıldığına dikkat çeken Çorabatır, bu insanların en az 5-10 yıl Türkiye’de kalacağını vurguladı. İltica ve Göç Araştırmaları Merkezi Başkanı Metin Çorabatır, bu insanların çalışarak ekmeklerini kazanacak bir noktaya gelemediklerini, Türkiye’de böyle bir mekanizma oluşmadığını sözlerine ekledi.

XS
SM
MD
LG