Erişilebilirlik

Veliaht Prens’in Reform Planları Tehlikede


Veliaht Prens Muhammed bin Selman

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed Bin Selman bir keresinde “Aklımdan geçenleri yapamadan ölmekten korkuyorum” demişti. Suudi Arabistan’ın kayıp gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın konsoloslukta öldüğünü itiraf etmesinin ardından, Veliaht Prens’in bu korkusu belki de gerçeğe dönüşecek.

Önümüzdeki hafta Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’da düzenlenecek olan büyük yatırım konferansına katılmayacaklarını açıklayarak krallığı protesto eden büyük firma ve devletlerin sayısı artarken, uzmanlar Veliaht Prens Bin Selman’ın yeni bir Suudi Arabistan inşa edip bu muhafazakar krallığı modern dünyaya uygun hale getireceği yönündeki icraatlarının da anlamını yitirdiğini düşünüyor.

‘Geleceğe Yatırım Girişimi’, birçok kişinin gazeteci Kaşıkçı’nın öldürülmesi emrini verdiğini düşündüğü veliaht prens tarafından düzenleniyor. ‘Çöl Davosu’ adıyla da anılan bu konferansın amacı Bin Selman’ın, Vizyon 2030 planı çerçevesinde uygulamaya koymayı planladığı ekonomik ve sosyal modernleşme reformlarınının tanıtılması. Vizyon 2030 reformlarıyla Suudi Arabistan’ın petrol gelirine olan bağımlılığının azaltılması ve fosil yakıtı sektörüyle bağlantılı olmayan alanlarda yeni istihdam imkanlarının açılması planlanıyor.

Veliaht Prens Bin Selman’ın petrol odaklı ekonomiyi çeşitlendirip Suudi Arabistan’daki Vahabi dayanaklarını azaltarak krallık sisteminde güncelleme yapma planlarına dayalı projesinin başarısı, yurtdışından alacağı destek ve yatırımlara bağlı. Ancak batılı firmaların önümüzdeki hafta düzenlenecek olan konferansı protesto etmeleri, veliaht prensin planlarını suya düşürecek gibi görünüyor. Vizyon 2030 reform planlarına karşı uzun vadede yapılabilecek olası bir boykot ise prensin kraliyet ailesi içindeki rakiplerine güç kazandırma ve prensin devre dışı bırakılmasına neden olma riski taşıyor.

Pepsi ve EDF gibi bazı büyük şirketler boykot etmeleri yönündeki baskılara rağmen konferansa katılacaklarını bildirdi. İngiliz savunma şirketi BAE Systems and Arm da ülkedeki muhalif siyasetçiler ve aktivistlerden konferansa katılmamaları gerektiği yönünde çağrılar alıyor. Üç gün sürmesi planlanan konferansın sponsorlarından Alman danışmanlık firması Rolan Berger katılma kararını gözden geçireceği yönünde açıklama yaptı.

Kaşıkçı’nın ortadan kaybolmasının ardından 30 üst düzey heyet konferansa katılmaktan vazgeçti. Goldman Sachs hiçbir üst düzey yetkilisinin konferansa katılmayacağını açıkladı. HSBC, Uber ve IMF de katılımdan uzak durmaya çalışanlar arasında. JP Morgan Chase & Co., Blackstone Group, BlackRock ve Ford’ün genel müdürleri de konferansa katılmama kararı aldı.

Perşembe günü ABD Hazine Bakanı Steven Mnuchin ve İngiltere’nin uluslararası ticaret bakanı Liam Fox’un da konferanstan geri çekildikleri kararlarının duyurulmasının ardından boykotun daha da büyüyeceği tahmin ediliyor.

Goldman Sachs Genel Müdürü David Solomon, CNBC kanalına yaptığı açıklamada, “Bu olay kesinlikle kabul edilemez ve Suudilerin bu olayla ilgili soruları yanıtlamaları gerektiği aşikar. Bu soruları nasıl yanıtladıkları ve ne kadar fazla bilgi verdiklerinin elbette ilişkilerimiz üzerinde etkisi olacak” dedi.

Reuters haber ajansına göre kısa bir süre önce Goldman Sachs ve Suudi yatırım fonu kurumu tarafından bir anlaşma yapıldı ve Goldman’a petrokimya devi Saudi Basic Industries’e danışmanlık yapma görevi verildi.

İngiliz Avam Kamarası’nın uluslararası ticaret komitesi başkanı avukat Angus MacNeil, “Suudi Arabistan’ın davranışı tamamen sınırları aşmış durumda. Böylesi vahşice bir rahatlıkla hareket edemezler” diyerek İngiliz firmalara konferansı boykot etmeleri çağrısında bulundu.

Uzmanlar, batılı hükümetler Suudi Arabistan’a yaptırım uygulamasa dahi süregelen boykotların veliaht prensin reform projesini uzun vadede olumsuz etkileyebilecek nitelikte olduğunu belirtiyor. Kaşıkçı’nın başına gelenler, Prens ve Suudi Arabistan Krallığı’nın diğer liderleri, dünya çapında tanınan markalar ve şirketlerle çalışmak için gereğinden fazla itici hale gelebilir.

Türk yetkililer 15 Suudi suikastçinin Riyad’dan İstanbul’a iki hafta önce geldiğini ve aynı sırada konsolosluğa nişanlısıyla evlenebilmek için eşinden boşanma işlemleriyle ilgili belgeleri almaya giden gazeteci Cemal Kaşıkçı’yı öldürdüklerini söylüyor. Yetkililerin verdiği beyanlara göre suikastçılar Kaşıkçı’nın parmaklarını kesti, kafasını kopardı ve bedenini parçaladı.

82 yaşında ve hastalıkla mücadele eden Kral Selman’ın, tekrar yönetime geçip Veliaht Prens’i devre dışı bırakıp bırakmayacağı da gündemde, çünkü prensin cinayetle olan olası bağlantısı krallığın ABD ve Avrupa ülkeleriyle ilişkilerini büyük risk altına soktu.

Cemal Kaşıkçı cinayetinin ayrıntılarının Suudi Arabistan Krallığı’yla ile ABD ve Avrupa arasındaki ilişkilere ‘şüphesiz zarar vereceğini’ savunan Chatham House’dan uzman Neil Quilliam, Veliaht Prens Selman’ın akıbetinin de bu zararın ciddiyetine bağlı olduğunu belirtiyor.

Milyarder işadamı Richard Branson da suçlamaların doğru çıkması halinde Suudi Arabistan’la ilişkilerin ciddi anlamda sarsılacağını belirtiyor ve böylesi bir durum “her birimizin Suudi hükümetiyle işbirliği yapma olanaklarımızı net bir şekilde değiştirecek” dedi.

Amerika’nın Sesi’ne konuşan bazı İngiliz işadamları ise Veliaht Prens Bin Selman’la ilgili endişelerinin Kaşıkçı olayından önce başladığını, prensin fevri karakteri, özellikle Körfez’de uyguladığı dış politikadaki saldırgan yöntemleri ve krallıktaki muhaliflerine uyguladığı baskından bir süredir zaten rahatsız olduklarını söylüyor.

Adının açıklanmamasını isteyen İngiliz bir genel müdür geçmişte bu endişeleri bir kenara koyabildiklerini ama artık bunu yapmanın çok daha zor olduğunu söylüyor ve ekliyor, “Kaşıkçı’nın akıbeti veliaht prensin kontrol dışı karakterinin anlaşılmasına neden oldu”.

XS
SM
MD
LG