Erişilebilirlik

Türkiye, 21 Temmuz 2016’dan bu yana Anayasa’nın 119, 120 ve 121. maddelerinde düzenlenen Olağanüstü Hal kapsamında yönetiliyor. 15 Temmuz Darbe Girişimi’nden altı gün sonra Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren OHAL, üç aylığına ilan edilmesine rağmen üç defa uzatıldı.

En son 18 Nisan’da üç ay daha uzatılan OHAL’in süresi 19 Temmuz’da sona ermiş olacak. Ancak iktidar üyelerinin arka arkaya yaptığı açıklamalara bakılırsa Türkiye bir süre daha OHAL’le yaşamaya devam edecek.

Darbe girişiminden kısa bir süre sonra Newsweek’te bir makale kaleme alan Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, 18 Temmuz’da kabul edilen Olağanüstü Hal’in öngörülen doksan günlük süre tamamlanmadan sonlandırılabileceği görüşündeydi:

“Bu karar, FETÖ terör örgütüne karşı verilen mücadelede en hızlı ve etkili şekilde hareket etmek ve en kısa sürede normale dönmeye hizmet etmektedir. Bu hüküm, milletlerinin hayatını tehdit eden olağanüstü hallerde insan haklarını korumaları için devletlerin gecikmeden gerekli tedbirleri almalarını sağlar. Olağanüstü hal 90 günlük bir süre için ilan edilmesine rağmen, FETÖ terör örgütüyle olan mücadelemizi başarıyla tamamlayıp, en kısa sürede olağanüstü hali sonlandırmayı hedefliyoruz. Şimdiye kadar attığımız adımlardan açıkça görüleceği üzere, tedbirlerimiz siyasi rövanşla değil, aksine anayasamız, mevzuatımız ve uluslararası yükümlülüklerimizle uyumlu bir şekilde alınmaktadır.”

Çavuşoğlu’ndan Roma’da “OHAL devam edecek” mesajı

Ancak Çavuşoğlu bu makalenin yayınlanmasından dokuz ay sonra dün İtalya’nın başkenti Roma’da İtalya Dışişleri Bakanı Angelano Alfano ile birlikte düzenlediği basın açıklamasında Türkiye’deki OHAL koşullarının devam ettiği mesajını verdi.

Dışişleri Bakanı, “Geçen sene 15 Temmuz'da bir darbe girişimi oldu; 249 vatandaşımızı kaybettik, 2000'den fazla vatandaşımız yaralandı ve birçok vatandaşımız değişik organlarını kaybettiler. Çünkü uçaklardan üzerlerine bomba atıldı, tanklar üzerlerinden geçti, meclis, emniyet binası ve değişik kurumlarımız bombalandı. Şimdi İtalya Parlamentosu'na, Senatosu'na, Cumhurbaşkanlığı Binası'na bu saldırılar olsa, bunu yapanların kim olduğu bilinse İtalyan hükümeti veya herhangi bir Avrupa ülkesi ne yapar? Doğal olarak bunlarla mücadele eder. Biz Türkiye'de, Fransa'daki terör saldırılarının on kat fazlasını gördük, ama ona rağmen OHAL'i geri getirmeyi hiç düşünmedik. Ancak darbe çok farklı bir şey ve çok karmaşık bir durum içindeyiz” dedi.

Bugün Brüksel’de Cumhurbaşkanı Erdoğan’la görüşecek Avrupa Birliği liderlerinden “Türkiye’nin OHAL’in sona erdirmesi” konusunu gündeme getirmesini isteyen İnsan Hakları İzleme Örgütü’nün (HRW) görüşleriyle Türkiye’deki iş çevrelerin de görüşleri paralellik taşıyor.

TÜSİAD “OHAL’i kaldırın” derken Erdoğan'dan “huzura ve refaha kavuşmadan OHAL’i kaldırmayacağız” yanıtı

Geçtiğimiz hafta Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da katıldığı Yüksek İstişare Konseyi toplantısında TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Erol Bilecik, “On aydır, artık bir kez daha uzatılmayacağını umduğumuz Olağanüstü Hal koşullarında yaşıyoruz. 16 Nisan günü gerçekleşen referandumda yüksek katılımla millet olarak oy kullandık. Siyasi ve idari yapılanmamızda, yeni bir yola girmiş bulunuyoruz. Bu sistem değişikliğine geçişin bir şekilde ülkemizi ve toplumumuzu ayrıştıran değil ortak amaçlar peşinde, ortak bir zeminde buluşmaya teşvik edecek tarzda gerçekleşmesini arzu ediyoruz. Bugün için öncelikli beklentimiz, artık seçim ortamının geride bırakılmasıdır” dedi.

Üç yıl aradan sonra ilk kez patronlar kulübünün toplantısına katılan Erdoğan ise AKP Olağanüstü Kurultayı’nda olduğu gibi TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi’nde de OHAL sürecek mesajını verdi:

“OHAL konusundaki endişelerinizi ben anlamakta zorlanıyorum. Şu ana kadar bizim sanayicilerimizin, işadamlarımızın neyini engelledi OHAL? Her şey huzura, refaha kavuşmadan OHAL'i kaldırmayacağız.”

Kılıçdaroğlu: “Bir ülkenin bütün toprakları OHAL’le yönetilemez”

Dün yapılan Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Genel Kurulu’nda da OHAL önemli gündem maddesiydi.

TOBB üyelerinin kapalı kapılar ardında dile getirdiği serzenişleri CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu kürsüden dile getirdi.

OHAL’in kaldırılmasını isteyen Kılıçdaroğlu “Demokrasiyi istiyoruz. Bir ülkenin ekonomisi güçlü demokrasiden geçer. İşadamları soruyorlar ‘OHAL’i kaldıracak mısınız’ diye soruyorlar. Siz ‘İşinize bakın’ deniyor, ‘OHAL’i kaldırmayacağız’ deniyor. Elbette terörle mücadele edeceğiz. Bundan en ufak kuşkumuz yok. Bir ülkenin bütün toprakları olağanüstü uygulamayla yönetilmez” dedi.

Zeybekci: “OHAL’i gerektiren şartlar ortadan kalktı mı?”

Ana muhalefet partisi liderine yanıt Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci’den geldi. Zeybekci’nin sözleri de Dışişleri Bakanı’nın Roma’daki açıklamalarıyla benzerlik taşıyordu: “OHAL'i gerektiren gerekçeler ortadan kalktığında Türkiye derhal OHAL'den çıkmalı; her yerde söylüyoruz bunu. Cumhurbaşkanımız Erdoğan da Başbakanımız Yıldırım da AK Parti de MHP de böyle söylüyor, akıl böyle söylüyor. Soruyorum size, şu anda OHAL'i gerektiren haller ortadan kalktı mı? Geçen hafta Cumhurbaşkanımız ile ABD'deydik. Cumhurbaşkanımız oraya vardığı gün, Washington Post gazetesinde terörist başı sapkın Fetullah Gülen köşe yazısı yazıyor. Bırakın bölücü terör örgütünü, diğerlerini, Türkiye'nin güneyindeki problemleri… Farkında değiliz belki ama inanın bu 15 Temmuz darbe girişimi darbe girişimi değildi, işgaldi. Türkiye'nin bölünmesi girişimiydi.”

OHAL’de 100 bin kamu çalışanı ihraç edildi

Uluslararası Af Örgütü’nün 22 Mayıs’ta yayınladığı rapora göre, Olağanüstü Hal süresince çıkartılan Kanun Hükmünde Kararnamelerle 33 bini öğretmen ve Milli Eğitim Bakanlığı çalışanı olmak üzere 100 bin fazla kamu çalışanı çalıştıkları kurumlardan ihraç edildi, 156 medya kuruluşu ile 375 sivil toplum örgütü kapatıldı.

XS
SM
MD
LG