Erişilebilirlik

Tutuklular ve İşçiler İçin Önlem Çağrısı


Diyarbakır’da basın toplantısı düzenleyen siyasi parti ve sendikalar cezaevindeki tutukluların ve çalışanların Corona virüsü salgınından korunması için önlem alınması çağrısı yaptı.

Tutuklular ve İşçiler İçin Önlem Çağrısı
lütfen bekleyin

No media source currently available

0:00 0:02:03 0:00

Halkların Demokratik Partisi (HDP) ile Demokratik Bölgeler Partisi’nin (DBP) de bünyesinde bulunduğu Demokratik Toplum Kongresi tarafından yapılan açıklamada, tutukluların durumuna dikkat çekildi. Açıklamayı yapan HDP Diyarbakır Milletvekili Musa Farisoğulları, tutukluların yeterince korunmadığını söyledi. Farisoğulları, “Tutuklulara maskeler, el dezenfektanları dağıtılmıyor, Corona belirtisi göstermelerine rağmen kimi tutuklular hastanelere götürülmüyor ve ölüme terkediliyorlar. En son Konya E Tipi Cezaevi’nde Corona virüsüne yakalanan 55 tutuklu ve hükümlünün testinin pozitif çıkması korkunç bir durumdur. Bu da gösteriyor ki cezaevlerinde yeterince önlem alınmamaktadır. Adalet Bakanlığı tarafından art arda açıklanan önlemlerin pandemi karşısında yetersiz kaldığı gün gibi ortadadır” dedi.

Farisoğulları, Abdullah Öcalan’ın tutuklu bulunduğu İmralı Cezaevi de dahil bütün cezaevlerinde test yapılması çağrısı yaparak, “İmralı Adası olmak üzere, bütün Cezaevlerinde Corona testleri yapılmalıdır. ‘Yaşlı ve hasta tutsaklar bir an önce tahliye edilmelidir’ diyoruz. İmralı Hapishanesi de dahil olmak üzere Cezaevlerinde MED TUHAD-FED, İHD, TBB, TTB'nin de içinde olduğu ve takip edebileceği bir heyetin cezaevlerini dolaşmalı ve gerekli incelemelerde bulunmalıdır. Buradan çağrımızı bir kez daha yineliyoruz; başta risk grubunda bulunan hasta, 65 yaş üstü ve çocuklu kadın tutsaklar bir an önce tahliye edilmelidir’’ diye konuştu.

Kentteki sendika ve meslek örgütlerinin oluşturduğu Amed Emek ve Demokrasi Platformu da 1 Mayıs nedeniyle bir açıklama yaptı.Açıklamada Corona virüsü salgını nedeniyle çalışanların yaşadığı duruma dikkat çekildi. Platform Sözcüsü Sadrettin Kaya tarafından okunan açıklamada, işçilerin yönetimde olması halinde alacakları önlemlere yer verildi. Kaya’nın açıkladığı önlemlerin bazıları şöyle; “Eğer bugün biz emekçilerin egemen olduğu bir düzen olsaydı salgına karşı toplumun sağlığını, işini ve geçimini koruyacak gerçek bir mücadele verirdik.

1. Temel, zorunlu ve acil mal ve hizmet üreten işler dışında bütün işlerde salgın süresince çalışma acilen durdurulurdu. Çünkü yaşamaktan, insandan daha önemli hiçbir şey olmazdı.

2. Salgın süresince herkesin işi ve geçimi devletin güvencesinde olurdu.

3. İnsanlar yaşam savaşı verirken elektrik, su, doğalgaz faturalarından KDV, kredilerden faiz toplamak asla akla gelmeyeceği gibi, temel ihtiyaçlar salgın riski boyunca devlet tarafından karşılanırdı.

4. Tümüyle kamu kontrolündeki sağlık kuruluşları, yurttaşların tamamına, istisnasız ve ön koşulsuz bütünüyle parasız sağlık hizmeti sunardı.

5. Salgına karşı önlemler üç beş patron örgütü ile değil, işçilerle, kamu emekçileriyle, hekimlerle, mühendislerle, akademisyenlerle beraber belirlenirdi. Ölçü patronların karları değil aklın ve bilimin ışığında toplumun korunması olurdu.

6. Başta hekimler, sağlık ve belediye çalışanları olmak üzere tüm zorunlu işlerde çalışanlar haftalarca koruyucu ekipman beklemez, insanlarımızın ölümü ve hastalanması engellenirdi.

7. Tüm kadınlara iş ve gelir güvencesi sağlanır, evde kalınan dönemlerde hane içi şiddetin önlenmesi için devlet etkin önlemler alırdı.

8. Tek kişinin dediği ferman olmaz, muhtarından belediyesine tüm kamu kurumlarıyla işbirliği içinde bir mücadele yürütülür, maskesinden ekmeğine tüm ihtiyaçlar beraber karşılanır, siyasi rekabet değil halkın sağlığı öncelikli olurdu.’’

XS
SM
MD
LG