Erişilebilirlik

Türkiye ABD’nin Şam’a Müdahalesini Destekleyecek mi?


ABD Başkanı Donald Trump’ın, Şam Rejimi’ne askeri müdahale talimatı verme ihtimali gündemdeyken, Türkiye’den Washington’a doğrudan destek açıklaması gelmedi ancak Beşar Esat’ın gitmesi gerektiği görüşü yinelendi.

Konuya ilişkin ilk resmi açıklamayı, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu yaptı. Çavuşoğlu, ABD’nin olası askeri müdahalesine ilişkin soru üzerine, Doğu Guta’da rejim tarafından kimyasal silah kullanıldığı iddialarını hatırlattı. Çavuşoğlu, “Esad rejiminin mutlaka ve mutlaka artık Suriye'nin başından ayrılması gerekiyor. Esad rejimi ilk defa kimyasal silah kullanmıyor. Bırakın kimyasal silah kullanmayı, diğer silahlarla havadan bombalamalarıyla, varil bombalamalarıyla, konvansiyonel silahlarla bir milyona yakın insanı kendisi öldürdü. Dolayısıyla bir an evvel bu kişinin ülkenin başından ayrılması gerekiyor ve siyasi sürece geçmemiz lazım” dedi.

Birleşmiş Milletler (BM) bünyesindeki süreci anımsatan Çavuşoğlu, BM Genel Kurulu’nda Rusya’nın Şam rejimine yaptırım uygulanması yönündeki önergeyi veto ettiğini anımsattı. Çavuşoğlu, “Suriye'ye müdahale olacak mı, olmayacak mı? Esasen dünkü oylamalar bir kriter olacaktı. Sunulan önerge biliyorsunuz Rusya tarafından veto edildi. Rusya tarafından veto edilmezse araştırma grubu kurulur, sonuç beklenir. Eğer veto edilirse, geçmezse bu sefer bir müdahale olabilir havası vardı. Bekleyip göreceğiz” ifadelerini kullandı.

Türkiye’den ikinci açıklama ise, Başbakan Binali Yıldırım tarafından yapıldı. Yıldırım, Trump ile Rusya arasında Twitter aracılığıyla mesajlar verilmesine tepki gösterdi. Bunun bölgedeki halklara ve mazlumlara zarar vereceğini kaydeden Yıldırım, kim daha güçlü savaşı yerine terör örgütleri arasında ayrım yapmaksızın bölgedeki terör ile topyekün mücadele edilmesi çağrısında bulundu. ABD ile Rusya arasındaki tablo için “Sokak kavgasını bırakma zamanıdır” değerlendirmesi yapan Yıldırım, ayrıca “Bizim kimsenin bir karış toprağında gözümüz yok. Ama başkaları tarafından da bizim toprağımıza göz koyulmasına da müsaade etmeyiz” mesajını verdi.

Rusya’nın Afrin talebine yanıt

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un önceki günkü Afrin’in Şam rejimine bırakılması gerektiği yönündeki açıklamasına dün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan sert tepki göstermişti. Ancak Çavuşoğlu, bugünkü açıklamasında, mevkidaşı Lavrov’un Afrin’e ilişkin talebine diplomatik biçimde değerlendirdi.

Çavuşoğlu, “Lavrov’un cevabı muhtemelen bir soruya cevaptır. Bunun neden söylendiğine bakmak lazım. Biz Afrin Operasyonu’nu gerçekleştirirken biliyorsunuz Rusya ile koordinasyon içinde olduk” tespitini aktardı.

Zeytin Dalı Harekatı’nın teröristlere karşı gerçekleştirildiğini kaydeden Çavuşoğlu, şimdi Türkiye’nin terörden temizlenmiş bu bölgede (Afrin), Fırat Kalkanı Operasyonu’nun ardından olduğu üzere Suriyelileri geri döndürmek üzere çaba göstereceğini anlattı. Çavuşoğlu, “Bizim Suriye'nin topraklarında gözümüz yok. Suriye'nin toprak bütünlüğünü herkesten daha fazla destekledik başından beri. Fakat Türkiye olarak benim de güvenlik endişemin tamamen ortadan kalkması gerekiyor. Bugün şu an itibarıyla buranın rejime teslim edilmesi ne demek? Böyle bir şey olmaz. Çünkü rejim bir YPG ile çatışıyor, diğer gün iş birliği yapıyor. Münbiç ve Fırat'ın doğusunda bu kadar YPG’li PKK’lı Afrin’e nasıl ulaştı? Rejimin kontrol ettiği alanlardan geçti” diye konuştu.

Çavuşoğlu, henüz Fransız ve İngiliz mevkidaşlarıyla görüşme yapmadığını ancak dün Fransa’dan görüşme talebi geldiğini de açıkladı.

CHP: ABD Suriye müdahale ederse federalizm ortaya çıkar

Dış politikadan sorumlu CHP Başkan Yardımcısı Öztürk Yılmaz ise, Hükümet’in Suriye politikasını eleştirerek, ABD’nin olası müdahalesiyle Suriye’de federal yapıya da zemin hazırlanacağını gündeme taşıdı.

Yılmaz, TBMM’deki basın toplantısında, Türkiye’nin mutlaka Irak örneğini gözönünde bulundurarak, Suriye politikasını ele alması gerektiğini ifade etti. ABD’nin olası askeri operasyonuyla aslında İsrail’in amaçlarına ulaşacağını söyleyen Yılmaz, İsrail’in Ortadoğu’daki amaçları doğrultusunda Suriye’de Beşar Esad’dan ve Rusya’nın etkisinden kurtulmasının söz konusu olduğunu söyledi.

Yılmaz, geçmişte Irak’a kimyasal silah gerekçesiyle askeri müdahalede bulunulduğunu ancak sonrasında bölgede terör örgütlerinin büyüdüğünü anlatarak, özetle şunları ifade etti:

“Eğer müdahale geniş kapsamlı olursa ve arazide boşluk yaratılırsa bu şu anlama gelecek; Suriye’ye ilişkin bundan sonra Irak benzeri bir yapı ortaya çıkacak. Rusya ve İran kenara itilecek, ABD ve onun oluşturacağı gönüllü koalisyon Suriye dosyasını siyasi bir çözüme kavuşturacak ama kendi versiyonuyla. Yani Irak benzeri bir federal yapı ortaya çıkacak. Türkiye, bu zamana kadar ABD ile atışıyor gibi gösterip İran ve Rusya ile Soçi ve Astana süreçlerini götürdü. Şimdi bu müdahale söylenmeye başlanınca hemen tutum değiştirdi ve müdahaleyi destekler hale geldi. Bu müdahale olsa da olmasa da Türkiye’nin Rusya ve İran ile ilişkilerinde ciddi krizler çıkacaktır. Bu hükümet, Ortadoğu'da Türkiye’nin, İslam aleminin, Müslümanların çıkarlarına hizmet etmiyor. Ortadoğu'yu parçalamak isteyen, orada egemenlik oluşturmak isteyen, kendi güvenlik endişelerini gidermek isteyen uluslararası çevrelere hizmet ediyor. Türkiye’nin bu hassas dönemde müdahaleye alkış tutmak yerine, Suriye'nin siyasi çözümünü öne alan daha sağduyulu, kapsayıcı, planları gören ve ona göre hareket eden bir noktaya çekilmesi gerekir. Ama Hükümet’in böyle bir önceliği yok. Eğer yarın Şam bombalanırsa, orada ezanların sesi kesilirse bizler hüzünleneceğiz. Uyarıyoruz, bu müdahale hayırla sonuçlanmayacak. Senin beklediğin Esad’ın gönderilmesiyle sınırlı kalmayacak. Suriye paramparça olacak. Yemen’e askeri müdahale yapıldı, sorun çözüldü mü? Yemen’in bütün kentleri yıkıldı. Nedir bu askeri müdahale seviciliği? Bu hükümet kime hizmet ediyor?”

XS
SM
MD
LG