Erişilebilirlik

Türkiye’nin IŞİD'le Mücadelede Etkinliği Arttı


21. Yüzyıl Enstitüsü araştırmacısı, terörizmle mücadele uzmanı Emekli Albay Erol Başaran Bural, Türkiye’nin IŞİD ile mücadeledeki son durumunu Amerika’nın Sesi’ne yorumladı. Bural, son olarak İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nün 15 Ağustos 2016 ile 15 Ağustos 2017 arasında sadece İstanbul’da düzenlenen operasyonlara ilişkin açıklamasını da anımsattı.

Bural, “Ülkemizde IŞİD’e yönelik gerçekleştirilen operasyonlar ve bunun neticesinde ele geçirilen IŞİD mensubu ya da şüphelisi sayısında geçen yıla göre kıyaslandığında büyük bir artış gözlemleniyor” dedi.

Emniyet Müdürlüğü verilerine göre; İstanbul’da son 1 yıl içerisinde IŞİD mensuplarına yönelik düzenlenen 117 operasyonda 648 kişi yakalandı. Yakalananların 282’sinin tutuklandığı, 144’ünün adli kontrol şartıyla ve 155’inin de savcılık kararıyla serbest bırakıldığı açıklandı.

Türkiye genelinde Ağustos ayında IŞİD’e yönelik ciddi sayıda operasyonlar yapıldığını kaydeden Bural, Bitlis, Eskişehir, Ağrı, İzmir, Hatay, Tekirdağ gibi pek çok ildeki operasyonlarda çoğunlukla yabancı uyruklu şahısların yakalandığına dikkat çekti.

Bural, “Bu ay içerisindeki operasyonlarda ele geçirilen IŞİD mensuplarıyla ilgili iki çarpıcı nokta var. Birincisi 10 Ağustos’ta Adana’da yakalanan Rus asıllı şahıs, ikincisi ise 15 Ağustos’ta İstanbul’da yakalanan ve İnterpol tarafından da arandığı belirtilen bir Belçika vatandaşı. Adana’da yakalanan Rus vatandaşının İncirlik’teki ABD üssüne ve bir Alevi derneğinde eylem planladığı biliniyor. Belçika vatandaşının da Avrupa’daki eylemleri koordine eden kişi olduğu belirtiliyor. Bu iki şahsın yakalanması bence kolluk kuvvetlerimizin büyük başarısı. Ülkemizde gerçekleştirilmek istenen birçok sansasyonel eylemler bu şahısların yakalanması ile önlendi diye düşünüyorum” dedi.

IŞİD’in son olarak Türkiye’de 1 Ocak’ta yılbaşı gecesi eğlence mekanı Reina’yı hedef aldığını anımsatan Bural, “O tarihten bu yana IŞİD Türkiye’de eylem yapma imkânı kollasa da gerçekleştiremedi. Bence bu sonuç düzenlenen operasyonların etkinliğini ortaya koyuyor. ‘Düzenlenen operasyonlar neticesinde IŞİD eylem yapamaz hale gelmiştir’ demek de belki abartılı olur. IŞİD’in her zaman için bir zafiyeti ve uygun bir anı kollayarak terör eylemi yapabilme potansiyeli olduğunu düşünüyorum. Ama birçok eylemi de engellenebildi” ifadesini kullandı.

IŞİD ile mücadele nasıl etkinleşti?

Genelkurmay Harekat Başkanlığı Terörizmle Mücadele Şube Müdürlüğü’nde yedi yıl görev yaptıktan sonra emekli olan Bural, IŞİD’e yönelik operasyonel etkinliklerdeki artışı ise darbe girişimi sonrasında Fethullahçı Terör Örgütü’nün kolluk kuvvetlerinden uzaklaştırılmasına bağladı.

Emniyet Genel Müdürlüğü ile Jandarma Genel Komutanlığı’ndan oluşan kolluk kuvvetleri tarafından artık ülke genelinde etkin istihbarat alınabildiğini söyleyen Bural, FETÖ’nün kolluk gücündeki varlığı sona erdikçe terör örgütlerine karşı daha sonuç alıcı operasyonlar yapılabileceği düşüncesinde.

Bural, “Emniyet Genel Müdürlüğü’nden yaklaşık 28 bin Jandarma genel Komutanlığı’ndan ise 3 bin 100 personel ihraç edildi, tutuklandı ya da uzaklaştırıldı. FETÖ’nün Türk Silahlı Kuvvetleri ve Emniyet birimlerinde yoğunlukla istihbarat birimlerinde yuvalandığını göz önünde bulundurarak, bu birimlerden FETÖ mensuplarının uzaklaştırılmasının ardından istihbarat toplama ve yorumla faaliyetlerinin arttığını düşünenlerdenim. Devlet içerisindeki FETÖ sızması temizlendikçe terörle mücadele etkinliğinin de arttığını değerlendiriyorum” diye konuştu.

Atatürk büstlerine saldırılar IŞİD bağlantılı olabilir mi?

Türkiye’de Cumhuriyet’in kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün aleyhine iddialar da gündemde. İddiaların özellikle radikal İslami düşünceleri geliştirmeye yönelik Atatürk’ü düşman gösterme amaçlı olduğu belirtiliyor. Cumhuriyet aleyhine siyasi iddiaların, IŞİD’in Türkiye’de zemin bulmasına katkı sağlanıp sağlamadığını sorduğumuz Bural da, son aylarda Atatürk büstlerine yönelik saldırıların arttığını hatırlattı.

30 Ağustos Zafer Bayramı dolayısıyla gündeme taşınan iddiaları Atatürk’e hakaret olarak gördüğünü belirten Bural, “IŞİD terör örgütünün dergisi Rumiyah’ın beşinci sayısında; ‘İslam Devleti Allah’ın izniyle Şam’ın kuzeyinde elinden giden tüm bölgelere geri dönecek. Büyük orduları oradan yeni eyaletler yapmak, orada Allah’ın şeriatını uygulamak, Atatürk putlarını, demokrasi, laiklik, sufizm, İhvan vesenlerini (suretsiz put) ortadan kaldırmak için Türkiye topraklarına girecek’ şeklinde bir tehdidi söz konusuydu. Bu nedenle Atatürk büstlerine yönelik saldırıları gerçekleştirenlerin IŞİD terör örgütü bağlantısı olup olmadığını, bu saldırıların toplumda infial yaratmak maksadıyla yalnız kurtlar tarafından yapılıp yapılmadığının iyi soruşturulması gerektiğini değerlendiriyorum” dedi.

Terör örgütü IŞİD’in selefi, vehhabi ve tekfirci bir din anlayışına sahip olduğunu açıkladığını kaydeden Bural, “IŞİD; İslam dini Peygamberimiz döneminde benimsendiği gibi anlaşılıp tatbik edilmesini benimseyen; oldukça katı, dışlamacı fikrî ve siyasi bir yapıyı; kendisinden olmayan herkesi kafir olarak gören bir örgüt. IŞİD’in propaganda yayınları irdelendiğinde her bir fikrin Kur’an-ı Kerim’den ayetler ve Peygamberimizin hadislerine dayandırıldığı görülüyor. IŞİD’e katılan ya da sempati duyanların en çok etkilendiği nokta da budur. Bu nedenle IŞİD’in, modern Türkiye’nin kurucusu; laik, sosyal ve demokratik bir ülkenin kurucusu ulu önderimiz Atatürk’e düşman olması da normal olarak görülmeli. Bence bu iddialar IŞİD’e sempati duyan Atatürk düşmanlarının daha da radikalleşmesine neden olabilir” diye konuştu.

IŞİD’in eylem yapma riski artıyor mu? Nasıl önlem alınabilir?

“IŞİD Irak ve Suriye’de yaklaşık 70 bin kilometre karelik bir alanı ele geçirmişti. Ağustos 2017 itibarıyla ise Irak’ta ele geçirdiği toprakların yüzde 78’i, Suriye’de ise yüzde 58’i geri alınmış durumda. Sözde yönetici kadrosu olmak üzere mensuplarından üçte ikisinden fazlasını kaybettiği, şu anda Irak ve Suriye’de 11 bin terörist kaldığı bilgileri mevcut. Her iki ülkede de büyük bir kayıp yaşadığı görülüyor” diyen Bural, örgütün yine de bu kayıplarına rağmen hemen bitirilemeyeceğini görüşünde.

IŞİD’in yeraltına çekilerek hücresel küçük gruplarla terör eylemlerine devam edeceğini kaydeden Bural, “Terör örgütü yer altına indikçe IŞİD’i bulma ve imha etme ihtimalimiz düşerken, IŞİD’in eylem yapma ihtimali de artacak belki de. Bu öngörünün gerçekleşme ihtimalini orta vadede göreceğiz. ‘Yalnız Kurtlar’ konusunu Irak, Suriye ve global anlamda değerlendirdiğimizde, IŞİD’in adını saydığımız iki ülkede kayıplar vermesine rağmen özellikle Uzak Asya ülkeleri ve Afganistan’a yönelecek, Avrupa’daki eylemlerine devam edecek ve Türkiye’de de eylem yapma potansiyeli bulunuyor” dedi.

Türkiye’de özellikle ibadethaneler ile yabancılar ve yabancı ülke temsilcilerine hedef alan eylemler olabileceğine dikkat çeken Bural, ülkede öncelikle “radikalleşme” sürecinin önlenmesi gerektiğini vurguluyor. “Dini duyguları istismar eden IŞİD terör örgütünün söylemlerine karşı Diyanet İşleri Başkanlığı’nca karşı söylemler geliştirilmesi ve okullardaki eğitim ile birlikte gençler tarafından IŞİD terör örgütüne sempati duyulmasının önüne geçilmesi gerekiyor” diyen Bural, metropol kentlerde IŞİD’in kalabalıkları hedef alınacağı düşünülerek kolluk kuvveti tedbirlerini de arttırma taraftarı.

Kentlerde alışveriş merkezleri başta olmak üzere Türkiye genelinde 300 bin civarındaki özel güvenlik görevlisi varlığına dikkat çeken Bural, Türkiye’nin özel güvenlik gücünden yararlanması gerektiğini savunuyor.

XS
SM
MD
LG