Erişilebilirlik

Türkiye’nin Arabuluculuğu Venezuela Muhalefetini Böldü


Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu 18 Ağustos'ta Caracas'ta Venezuela Cumhurbaşkanı Maduro ile görüşmüştü.

21. yüzyılın en ağır ekonomik krizlerinden birini yaşayan Güney Amerika ülkesi Venezuela’da siyasi krizin boyutları da derin. 2018 yılı Mayıs ayında yapılan cumhurbaşkanlığı seçimlerini beş ana muhalefet partisinin boykot etmesiyle artan siyasi gerilim, Ulusal Meclis Başkanı Juan Guaido’nun, Cumhurbaşkanı Nicolas Maduro’yu tanımayarak kendini geçici devlet başkanı ilan etmesiyle doruk noktasına ulaşmıştı.

Bugün aralarında ABD ve AB üyesi ülkelerin de olduğu 55’ten fazla ülke Venezuela’nın meşru cumhurbaşkanı olarak iktidardaki Maduro’yu değil, muhalif lider Juan Guaido’yu tanıyor.

Birbirini tanımayan iki devlet başkanı ve üç meclis bulunan Venezuela’da, Aralık ayında meclis seçimleri yapılması planlanıyor ancak Juan Guaido önderliğindeki ve 27 muhalif partiden oluşan ittifak, Yüksek Seçim Kurulu üyelerini iktidarın ataması nedeniyle seçimleri boykot edeceğini duyurmuştu.

Çavuşoğlu: “Muhalefetle iktidar uzlaşmaya daha yakın”

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, 1 Eylül’de düzenlediği basın toplantısında, Türkiye’nin Venezuela ile yakın ilişkilerinden dolayı, Avrupa Birliği’nin Türkiye'den, siyasi krizin çözümüne destek vermesini istediğini söyledi. Çavuşoğlu, birkaç hafta önceki Venezuela ziyaretinde hükümet yetkilileri, ardından da muhalif liderlerle seçimlere katılımın önemine dair konuştuklarını kaydetti.

Çavuşoğlu'nun, Venezuela’nın en büyük üç muhalif partisinden ikisinin lideriyle yaptığı görüşmelerde, muhalefetin uzlaşma masasına oturmak için bazı ön şartlar öne sürdüğünü, bunlar arasında seçimlere uluslararası gözlemcilerin katılması talebinin iktidarca kabul edildiğini ve muhalefetle iktidarın artık uzlaşmaya daha yakın olduğunu belirtmesi, Venezuela gündeminde geniş yer buldu.

Seçimlere katılmayacağını açıklayan Guaido önderliğindeki muhalif ittifak, muhalefetin en önemli iki lideri olan Henry Capriles ve Stalin Gonzalez’in tutumunun, Venezuela muhalefetinin iradesini yansıtmadığını duyurdu. Guaido ve beraberindekiler, Türkiye’nin arabuluculuğuyla hükümetle pazarlığa oturan liderleri, muhalefetin arkasından iş çevirmekle suçladı.

Çavuşoğlu ile görüşen iki lider, birkaç gün önce Devlet Başkanı Nicolas Maduro'nun, aralarında 26 milletvekilinin de bulunduğu 110 muhalif lidere af kararı çıkarmasında paylarının olduğuna işaret ediyor.

“Türkiye yatırımlarının peşinde”

Başkent Caracas’ın en saygın eğitim kurumlarından olan Andrés Bello Katolik Üniversitesi (UCAB) Siyasi Araştırmalar Merkezi Direktörü Benigno Alarcon, Maduro hükümetinin çıkardığı affı ve uzlaşma çabasını, hükümetin elinin zayıflaması olarak okumanın doğru olmayacağını, olanların iyi tasarlanmış politik bir hamle olarak okunması gerektiğini söyledi.

VOA Türkçe’ye değerlendirmelerde bulunan Alarcon’a göre hükümet bu hamleleriyle muhalefet içinde ayrışma yaratmak, Aralık ayında yapılması planlanan seçim sonuçlarının meşru görülmesinin önünü açmak ve diyalog ile demokrasiden yana olduğunu göstermek gibi bir dizi kazanımlarda bulunmayı amaçlıyor.

Ankara’nın arabuluculuğunu da sorgulayan Alarcon, “Türkiye’deki antidemokratik uygulamalar yüzünden eleştirilen bir hükümetin, Venezuela’da demokrasinin yeniden inşası için taraflar arasında arabuluculuk rolünü üstlenmesine şüpheyle yaklaşmak gayet doğal” dedi.

Alarcon'a göre, Türkiye’nin muhalefetle görüşmesindeki ana amaç demokrasiden yeniden tesisinden çok Venezuela ile yapılan ticari anlaşmalarının yeni seçilecek meclis tarafından da onaylanmasını sağlamak.

Guaido’nun liderliği tartışılıyor

Alarcon, 2019 başında bölünmüş durumdaki muhalefeti kendi liderliği altında birleştirmeyi başaran Juan Guaido’nun süreç içinde beklentilere yanıt vermede zorlanması nedeniyle halktan aldığı destekte bir düşüş yaşadığını ve bazı muhalif liderlerin de Guaido’yu sorgulamaya başladığını söyledi.

2013’te Maduro’ya karşı cumhurbaşkanlığı yarışını kıl payı kaybeden Henrique Capriles, Ulusal Meclis’te en fazla muhalif milletvekiline sahip olan Önce Adalet adlı partinin lideri. Capriles’in seçimlerden önce, ülkedeki değişimin ancak sandığa giderek sağlanabileceğini düşünen kesimlerin ve küskün muhaliflerin desteğini almak istediği belirtiliyor.

Capriles sosyal medya hesaplarından yaptığı açıklamada Türkiye ile konuştuğunu doğruladı ve Venezuela’yı krizden çıkarabilecek makul bir çözüme yaklaştıran herkesle konuşabileceğini duyurdu.

XS
SM
MD
LG