Erişilebilirlik

Türkiye’de ‘Siyasi Cinayet’ Tartışması 


Başkentte TBMM’de yasama çalışmalarına başlanmasıyla birlikte siyasi polemiklerde tansiyon yükseldi. Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın parlamenter sisteme geri dönülmesi amacıyla yasal düzenleme hazırlığı yürüten muhalefet partilerine yönelik “Ülke yönetimine talip olmaktan vazgeçmelerinin kendileri için daha iyi olacağını hatırlatmak istiyoruz” ifadesi tartışmaların başlangıç noktası oldu.

Türkiye’de ‘Siyasi Cinayet’ Tartışması
lütfen bekleyin

No media source currently available

0:00 0:05:24 0:00

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Erdoğan’ın iktidarı elinde tutabilmek amacıyla muhalefet cephesine yönelik tehditkar ifadeler kullanmaya başladığı” gerekçesiyle konuyu gündeme taşıdı. Kılıçdaroğlu, gelecek seçimlerde, kutuplaşmanın etkisiyle sıkıntılar olabileceği endişesi taşıdığına işaret ederek, “(Erdoğan) Çok daha sert bir ortamda siyaset yapmayı nasıl sağlayabiliriz arayışına girecektir. Ama ben şundan eminim eğer belli grupların ellerine silah alıp belli kişileri öldürme yoluna gitmezlerse bir gerilim olmaz. Umarım öyle bir tablo da Türkiye’de yaşanmaz. Siyasi cinayetler... Böyle kaygılarım var” dedi. Bu açıklama Türkiye gündeminde gelecek seçim sürecine ilişkin “siyasi cinayetler olasılığı” tartışmasını başlattı.

İyi Parti Teşkilat Başkanı (Genel Başkan Yardımcısı) Koray Aydın da, “Siyasi suikastlar yapılacağı konusunda bizim de aldığımız duyumlar var” açıklamasıyla Kılıçdaroğlu’nun sözlerini destekledi.

Kılıçdaroğlu, bugün de TBMM’de neden kaygı duyduğunu “Normalde savcılıkların süratli bir şekilde Erdoğan’dan bilgi almaları lazım. Siz ‘Daha bu iyi günleriniz, başınıza şunlar gelecek’ diyorsunuz, ‘Bunların başına daha ne gelecek’ diye sormaları lazım. Bunu ben ya da sıradan bir vatandaş da söylemiyor. Devletin en tepesindeki ve devletin tüm kadrolarına hakim kişi söylüyor. Ayrıca dönüp aynı şekilde, ‘İktidar sevdasından vazgeçeceksiniz’ diyor. Yoksa başınıza şunlar gelir… Bu ne demektir? O zaman, biz bu partileri neden kurduk? ‘Partilerinizi kapatın, tek ben kalacağım ve ben tek başına yöneteceğim!’ Kapatmazsak ne olur? ‘Eee, siz bilirsiniz’, diyor. Normalde eğer savcı, savcıysa derhal bakması lazım. Bu olay nedir araştırması lazım. Neden Erdoğan bunu söylüyor? Hangi gerekçeyle bunu söylüyor?” sözleriyle açıkladı.

AKP cephesinde Altun ve Çelik yanıt verdi

CHP Lideri Kılıçdaroğlu’nun “siyasi cinayetler” endişesini dile getirmesi üzerine Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun muhalefet partilerini suçlayıcı ifadelerle tepki gösterdi. Altun, “Muhalefet partilerinin kimi temsilcileri ardı ardına, ülkemizde ‘siyasi cinayetler’ olacağı iddialarını gündeme getirmektedir. Ülkemizde korku iklimi oluşturmayı amaçlayan bu tür iddiaları gündeme getirenleri, ellerindeki bilgileri savcılarımızla paylaşmaya davet ediyoruz. Sorumsuz bir şekilde gündeme getirilmeye başlanan bu yalanlar üzerinden milletimizin devlete olan güveni hedef alınmaktadır. Bu iddiaların temel amacı, ülkemizin milli birlik ve beraberliğini zedelemek ve toplumsal huzurumuzu bozmaktır. Eski Türkiye'nin bakiyesi bu mesnetsiz iddiaları gündeme getirenlere hatırlatmak istiyorum, faili meçhuller hangi dönemin ürünüydü? Faili meçhulleri ülkemizin gündeminden çıkaran Sayın Cumhurbaşkanımızdır. FETÖ, PKK ve bunların hamileriyle yürüttüğümüz güçlü mücadele sayesinde, bu yapıların ülkemizi işgal girişimlerini engelledik. Ancak, bugün terör örgütleriyle aralarına mesafe koyamayanların ‘siyasi cinayet yalanından’ medet umar hale gelmesini milletimizin takdirine bırakıyoruz” açıklaması yaptı.

AKP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik de, “CHP Genel Başkanı’nın ‘belli kişileri öldürmekten’ ve ‘siyasi cinayetlerden’ bahsederek Sayın Cumhurbaşkanımızı hedef göstermesi ahlaki olmayan bir tavırdır ve sorumsuzluktur. Karanlık dönemlerde planlı kurguların parçası olan bu yaklaşımın tekrar edilmesi asla kabul edilemez. Ülkemize yönelik istikrarsızlaştırma siyaseti güden böylesi bir hareket, sadece Türkiye düşmanlarının beşinci kol faaliyetlerine hizmet eder. Sorumlu bir muhalefet olsaydı, böylesi iddiaları ilgili ve yetkili adli makamlara iletir, gelişi güzel ortalığa saçmazlardı. Bu, ancak Türkiye'ye zarar vermekten kaçınmayan bir anlayışın ürünüdür. 6-7 Ekim olayları hakkında ilkeli bir tavır ortaya koyamayanların kalkıp da ‘siyasi cinayet’ spekülasyonları yapmaları ilkesiz ve utanç verici bir sorumsuzluktur” tepkisini aktardı.

Muhalefet partileri, gelecek seçimler için hazırlıklarını yürütürken Erdoğan’ın söylemiyle neyi amaçladığını sorguluyor.

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu ile dünkü görüşmesinde, Erdoğan’ın tehditkar ifadeler kullanması nedeniyle yaşanacaklardan endişe duyduklarını vurguladı.

Kılıçdaroğlu, İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener’e yönelik Rize’deki saldırı provokasyonu üzerine Erdoğan’ın “Daha neler olacak bunlar iyi günleriniz” açıklaması yapmasını ve son olarak muhalefete demokrasiye aykırı şekilde iktidara aday olmama uyarısı yaptığını anımsattı.

Kılıçdaroğlu, “’Daha neler olacak neleri bunlar iyi günleriniz' Bu sözler tehdit değil midir? Bu sözler herhalde, 'Saldırı karşısında savcılar harekete geçmeli' anlamına gelmiyor. Allah aşkına ülkeyi yönetmek onların tekelinde mi? 'Ülkeyi yönetme amacından vazgeçin, sizin aleyhinize olur' diyor. Sayın Erdoğan bu soruların cevabını verdi mi? Hadi pergoleciyi saymıyorum, bir şeyler söylüyor. Bu iki cümlenin almamı nedir? Ülkeyi yöneten kişi siyasi partilere ‘ülkeyi yönetmekten vazgeçin, vazgeçmezseniz daha neler neler başınıza gelecek' diyor. Ne yaparlarsa yapsınlar, ülkenin huzurunu bozacak hiçbir tavır bizden yana olmayacaktır. Biz halkımızı sükunete davet ediyoruz. Evet büyük sıkıntılar yaşıyorsunuz, biliyoruz. Bunları aşacağız. İnşallah iktidar değişecek, bu memlekete huzur gelecek. Herkes huzur içinde düşüncesini ifade edebilecek” diye konuştu.

Kılıçdaroğlu: “Erdoğan Türkiye’nin önündeki en büyük takoz”

Kılıçdaroğlu, bugün de TBMM’deki parti grubu toplantısında, hem ekonomik gelişmeler hem de demokrasi açısından Erdoğan’ı ‘Türkiye’nin sorunu’ olarak ilan etti. Kılıçdaroğlu, “‘Amerika'nın İngiltere'nin halini görüyorsunuz değil mi? Benzin yok benzin' (diyor) Allah akıl fikir versin. Aynı şekilde, 'Almanya'da Fransa'da kuyruklar yiyeceklerini bulamıyorlar' (diyor) pes ya orada kişi başına gelir 50 bin-30 bin dolar ya. Adam hayal aleminde geziyor. Ve bu devasa Türkiye Cumhuriyeti devletini yönetiyor. Sen Adana'da miting yaparken polisin yemeyip bıraktıkları yiyecekleri o gariban vatandaşların nasıl topladığını görmedin mi? Göstermediler mi sana? Erdoğan artık Türkiye'nin önündeki en büyük takozdur. Türkiye'nin gelişmesinin, büyümesinin önündeki en büyük takozdur. ‘Efendim vergi cennetlerini bilmiyorum’ diyebilir. Aslında benden daha iyi bilir de bilmiyorum diyebilir. O zaman kardeşim bana bir telefon edeceksin. Ey Kılıçdaroğlu diyeceksin, konuşuyorsun şu vergi cennetleri listesini bana gönder diyeceksin. Söz veriyorum 83 milyon kişini önünde yarım saat içinde sana göndereceğim” dedi.

Akşener: “Çok fazla gündemde tutmamamız lazım”

İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener ise, Pazartesi günü Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal’ı ziyaretinde “siyasi cinayetler” tartışmasını gündemde tutmak istemediğini ancak muhalefet olarak cumhurbaşkanlığı seçiminde Erdoğan’ın karşısında ortak aday çıkaracakları mesajını verdi.

Akşener, “Bu tür duyumlar bilgiler elbette gelir. Kimisi daha sivil alanlardan gelir, kimisi de ‘dikkat edin’ diyen alanlardan gelir. Ama benim inandığım bir şey var, ecel ne bir nefes evvel ne bir nefes sonradır... Çok fazla gündemde tutmamamız lazım diye düşünüyorum” yorumunda bulundu.

Millet İttifakı’nın Cumhurbaşkanı adayının kim olacağına ilişkin Akşener, “Yeni kurulan partiler var. Ama Millet İttifakı içinde yer alma konusunda oturup konuşmuş değiliz. Adaylık konusu Cumhur İttifakı’nın derdi. Onlar bu konu üzerine gidiyorlar. Millet İttifakı’nın göstereceği aday 13. Cumhurbaşkanı olacak. Cumhur İttifakı’na önerim, seçim kararı alsınlar, adayın kim öğrensinler” dedi.

Saadet Partisi ittifak cephesini yineledi

Bu arada Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu da, Kılıçdaroğlu ile görüşmesinde muhalefet cephesindeki görüş birliğini vurguladı.

Karamollaoğlu, “İttifaklar ancak seçim mahalline girildikten sonra konuşulmalı. Bu genel bir kanaat. Bu açıklamadan, 'Biz bir yerden ayrılıyoruz' gibi bir netice çıkarılmamalı. Bugünkü Cumhurbaşkanlığı Sistemi otoriter bir yapıya dönüştü ve böyle olacağını bildiğimiz için geçen seçim ‘Cumhur İttifakı içinde bulunmalıyız’ dedik. Parlamenter sistem çalışmalarında partiler arasında görüşmelerin olması normaldir. Bir sistem değişecekse bu sistemin nasıl değişeceği konusunda siyasi partilerin çalışma yapması doğaldır” diye konuştu.

XS
SM
MD
LG