Erişilebilirlik

Türkiye Salgın Koşullarında Eğitimi Tartışıyor


Milli Eğitim Bakanı (MEB) Ziya Selçuk, 21–25 Eylül tarihleri arasında okul yönetimlerince yüz yüze eğitimde uyum programı yapılacağını duyurdu. Selçuk, “Uyum Programı, okul öncesi eğitim kurumlarında 30’ar dakikalık 5 etkinlik saati olacak şekilde 1 gün, ilkokul birinci sınıflarda ise 30’ar dakikalık 5 ders saati ve aralarda 10’ar dakikalık teneffüsler olacak şekilde 1 gün üzerinden planlanacak” dedi.

Sosyal mesafe kurallarına dikkat edilmesi şartıyla sınıf mevcudiyeti iki gruba ayrılarak yüz yüze eğitim uyum programının farklı günlerde yapılacağını kaydeden Selçuk, “Teneffüs saatlerinde öğrencilerin sosyal mesafeye uymaları için gerekli yönlendirmeler yapılacak” bilgisini verdi.

Türkiye Salgın Koşullarında Eğitimi Tartışıyor
lütfen bekleyin

No media source currently available

0:00 0:06:06 0:00

Selçuk, ilkokul birinci sınıf öğrencileri için sosyal mesafe kuralına uygun olarak düzenlenmiş bir sınıfta kaydedilen görüntülü mesajında ise, “Eminim, her birinizin, çocuklarınızın okula başlayacağı ilk günle ilgili bir hayali vardı ve biliyorum ki böylesi bir başlangıcı hayal etmemiştiniz. Hiçbirimiz böylesini hayal etmemiştik. Tüm dünyanın yaşadığı ortak bir sorunla karşı karşıyayız” dedi. Ülke genelinde ilkokul birinci sınıf öğrencileri için okulları yüz yüze eğitime hazırladıklarını kaydeden Selçuk, uzaktan eğitimi ise çocukların ilgiyle severek takip edecekleri şekilde planladıklarını söyledi.

Velilere çocuklarını salgınla ilgili olumsuz gelişmelerden uzak tutma çağrısı yapan Selçuk, “Çok zor bir süreçten geçiyoruz. Salgının getirdikleri her evde başka türlü yaşanıyor ve hepimizi farklı etkiliyor. Belirsizlik duygusu bizleri yorabilir, kaygılandırabilir. Ancak çocuklarımız için bu kaygıyı iyi yönetmek durumundayız. Bu demek değil ki yaşananları yok sayacağız ve hiçbir şey olmamış gibi davranacağız. Kendinizi de çocuğunuzu da bunun için zorlamayın. Bırakın rahatça anlatsın çocuğunuz, bu konulardaki duygu ve düşüncelerini. Onları dinleyin, rahatlamalarına izin verin. Ancak yanında korku ve kaygı dolu konuşmalar da yapmayın. Bazı ailelerde duyuyorum, günlük vaka ve vefat sayıları, çocukların yanında rahatça konuşuluyor. Çocuklarımızın, salgının seyrini bilmeye ihtiyaçları yok. Onların bilmesi gereken bu salgından kendilerini korumaları için gerekli tedbirler” diye konuştu.

Eğitim sisteminde velilerce gösterilecek yardıma ve desteğe ihtiyaç duyduklarını belirten Selçuk, “Bu dönem çocuğunuza okuyacağınız bir sayfa kitabın kıymeti ve çocuğunuz üzerindeki etkisi hiçbir dönemle kıyaslanmayacak düzeyde fazladır. Elbette çocuklarımızın serbest zamanlarını verimli geçirmesi için sürekli etkinlikler yapmak durumunda değilsiniz. ‘Etkinlikler de tükendi Bakanım’ dediğinizi duyabiliyorum. Ancak, az ama çocuğunuzun yaşam becerilerini güçlendirecek nitelikte oyunlar ve etkinlikleri yaşamımızın bir parçası haline getirmeniz, çocuğunuza ev içi sorumluluklar vermeniz bu dönemde hem çocuğunuzun hem sizlerin yararına olacaktır” sözleriyle bir anlamda velilere de ev ödevi verdi.

CHP: “Interneti, televizyonu olmayan öğrenciler nasıl uzaktan eğitim alacak?”

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ise, Türkiye’nin Corona virüsü salgını koşullarında eğitim sisteminde ciddi sıkıntılar bulunduğunu belirterek, uzaktan eğitim yapılacağı açıklanmasına rağmen 3 milyon 717 bin öğrencinin evinde internet, 754 bin 429 öğrencinin evinde televizyon olmadığını açıkladı.

Kılıçdaroğlu, bugünkü basın açıklamasında, Türkiye’nin birinci sınıflar için başlatma kararı aldığı ve diğer sınıflardaki öğrenciler açısından ise önemli derslerde uygulanmasını tartıştığı yüz yüze eğitim konusunda ciddi eksiklikler olduğunu ifade etti. Uzaktan eğitim için de binlerce öğrenci için teknik erişim sıkıntısına dikkat çeken Kılıçdaroğlu, ana muhalefet partisi CHP olarak hükümete 14 maddelik önerilerini sundu.

“İktidar engellemezse CHP’li büyükşehir belediye başkanlıklarınca okul yapımı gibi her türlü desteğin verileceğini” belirten Kılıçdaroğlu, yüz yüze eğitimi yürütebilmek için sosyal mesafe kuralı nedeniyle Türkiye’nin 57 bin 340 yeni dersliğe/sınıfa ihtiyacı olduğunu duyurdu. Kılıçdaroğlu, hem yüz yüze hem de uzaktan eğitimdeki tabloyu, “Bugün devlet okullarında zorunlu örgün eğitim kapsamında 54 bin 715 okulu bulunmaktadır. Zorunlu örgün eğitim kapsamında 588 bin 10 derslikte çocuklar eğitim görüyor. Devlet okullarında 15 milyon 189 bin öğrenci bulunmaktadır. Bu okullarındaki öğretmen sayısı 942 bin 946’dır. Zorunlu örgün eğitim kapsamında devlet okuluna giden öğrencilerden 3 milyon 717 bin öğrencinin evinde internet yoktur. Türkiye’yi çok farklı şekilde lanse ettiğini biliyorum. Türkiye’nin uçtuğunu söylüyorlar. Devlet okuluna giden öğrencilerden, 754 bin 429 öğrencinin evinde televizyon yok. Televizyonu olmayan bir öğrenci nasıl eğitim yapar?” diye sordu.

Türkiye’de maddi durumu biraz iyi olan ailelerce çocuklarını özel okula gönderme telaşı yaşandığını ve eğitim sistemine güven duyulmadığını söyleyen Kılıçdaroğlu, “iktidar tarafından CHP’li belediyelere yönelik salgın dönemindeki yardımlaşma çabalarında olduğu gibi engellemeler getirilmezse merkez ve yerelin birlikte eğitime çözüm getirilebileceğini” ifade etti. Kılıçdaroğlu, eğitim sistemiyle ilgili 14 maddelik öneri paketindeki ilk önerisini “Pandemi koşullarına uygun olarak uygun eğitim için 57 bin 340 yeni dersliğe ihtiyacımız var. Gerektiğinde bazı köy okulları yeniden açılmalıdır. Bu bağlamda çağrımız: Hazine ve Maliye Bakanlığı, bunu yapamayacağını söylüyorsa yer tahsisi yapılması koşuluyla CHP belediyeleri kendi illerinde bunu yapmaya taliptirler. Belediyelerimizce İstanbul’da İSMEK ve Ankara’da BELMEK, kendi binalarını çocukların pandemi koşullarında eğitim almaları amacıyla katkı sağlamaya hazırdır” olarak açıkladı.

Türkiye’nin geleceği açısından mutlaka çocuklarına sağlıklı koşullarda eğitim sunması gerektiğini dile getiren Kılıçdaroğlu, diğer önerilerini ise özetle şöyle sıraladı:

“YÖK ile işbirliği yapılmalı: Üniversitelerce 2020-2021 öğretim döneminde açılmayacak mekanlar, örgün eğitim sistemi kullanımına tahsis edilmeli. Böylece öğrenci başına düşmesi tavsiye edilen metrekareye çok daha hızlı ulaşmak mümkün olacaktır.

Ücretli öğretmen garabetine son verilmeli: Yeni derslikler açılmasıyla birlikte 92 bin 165 öğretmenin ataması yapılmalıdır. Bu bağlamda siyasi otorite, kadrolu öğretmen, ücretli öğretmen garabetine son verilmelidir. Öğretmen öğretmendir, hepsine kadro verilmelidir.

Okulların hijyen koşulları sağlanmalı: Bunun için 60 bin yardımcı personel kadrosu açılmalıdır.

Dezenfektan, maske, ateş ölçüm için velilerden ek ücret talep edilmemelidir.

Televizyon için kampanya başlatılmalıdır: Milli Eğitim Bakanlığı, devlet okullarına kayıtlı öğrencilere internet erişimini sağlamalıdır. Maliyet, Evrensel Hizmet Fonu’ndan sağlanmalıdır. Öğrenci ve öğretim elemanlarına, sınırsız ve ücretsiz sağlanması için başta mobil telefonlar olmak üzere tüm altyapı nezdinde erişimi sağlanmalıdır. Evinde televizyonu olmayan öğrencilerin televizyona kavuşması için ‘senin de televizyonun olsun’ kampanyası başlatmalıdır. CHP’li belediyeler bu sorunu çözmeye taliptirler.

Bilgisayarsız öğrenci kalmamalıdır: Bunun bedeli Evrensel Hizmet Fonu’ndan karşılanmalıdır. Bunu yapamayacaklarsa CHP’li belediyeler yılbaşındaki döviz kuru verilmek koşuluyla ve açacakları yardım kampanyasının engellenmemesi koşuluyla bu sorunları gidermeye hazırdırlar.

MEB’in EBA eğitimi TRT ile sınırlı kalmamalı: Belirli dersler tüm TV kanallarında eş zamanlı verilmelidir. Böylece uzaktan eğitimde bazı engeller kaldırılmış olacaktır.

Pandemi tüm derslerin okulda verilmesine uygun değilse, sadece önemli derslerin okullarda verilmesi düşünülmeli.

Bir sağlık görevlisi ve bir rehber öğretmenin, mutlaka okulda bulunması sağlanmalı.

Öğrenci servisleri esnafına destek olunmalı: Kredileri, vergi borçları gibi omuzlarındaki yükler faizsiz ertelenmelidir.

Anne-babaya eğitim izni: 12 yaşından küçük çocukları olan anne babaya dönüşümlü olarak eğitim izni hakkı tanınmalı. Her anne baba için çocuğun sorunlarını çözmek onlar için vazgeçilmez bir görevdir. Bu görev topluma da düşmektedir.”

XS
SM
MD
LG