Erişilebilirlik

Türkiye’de Medya Sektöründe Yaprak Dökümü Hızlandı


Türkiye’de ekonomik sıkıntılar nedeniyle pek çok yazılı medya kuruluşu kapanma ya da sayfa sayısını düşürme kararı aldığı bu dönemde bağımsız habercilik bakımından az sayıdaki kuruluşlardan birisi olan Anka Haber Ajansı da Salı günü itibarıyla kapandığını duyurdu.

Türkiye’de medya sektöründe son dönemde AKP Hükümeti’ne yakınlığıyla tanınmış iş adamları kontrolüne geçmiş kuruluşlar dışında az sayıda muhalif veya bağımsız nitelikte kuruluşların kaldığı dikkat çekiyor.

Freedom House’un 2018 yılı raporunda medya açısından “özgür değil” kategorisinde tuttuğu ve Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) Örgütü’nün basın özgürlüğü endeksinde ise 180 ülke arasında 157’nci sırada yer alan Türkiye’deki gazetecilik mesleğinin geleceği tartışılıyor.

AKP’nin iktidara geldiği 2002 yılında “yarı özgür” kategorisinde ve basın özgürlüğü endeksinde ise 99’ncu sırada bulunan Türkiye’de Salı günü medya tarihinde önemli köşe taşlarından birisi olan Anka Haber Ajansı’nın kapanışı gerçekleşti. Ajans, Çarşamba günü de abonelerine son haberini servis ettiğini duyurarak kapanışını resmileştirdi.

Devlete bağlı Anadolu Ajansı’na alternatif nitelikte ekonomik bağımsızlık iddiasıyla 1972 yılında Ankara merkezli yayın hayatına başlayan Anka Haber Ajansı, 1977 yılında kurucu isimlerden Müşerref Hekimoğlu’nun çabasıyla çalışanları şirket ortağı olan bir yönetim yapısına kavuşmuştu.

Anka Haber Ajansı’nın kurucusu Altan Öymen, Amerika’nın Sesi’ne yaptığı açıklamada, “Bunca seneden sonra Anka’nın kapanışı çok üzücüdür. Şu dönem özel ajanslara ihtiyaç duyulan dönemlerden biridir. Hatırlamak gerekir ki ülkede seçim oluyor. Bütün televizyonlar, gazeteler seçim haberlerini bir kaynaktan alabiliyor. Bu kaynak ise iktidar kontrolündeki Anadolu Ajansı’dır. Bu sonuçları kontrol etmenin imkanı bile olmuyor. Bu da insanın üzüntüsünü daha da arttıran bir gerçektir” dedi. Öymen, Anka Haber Ajansı’nın kapanışını Cumhuriyet Gazetesi’ndeki haber vasıtasıyla öğrendiğini belirterek, kurumu iflasa sürükleyen sürecin elbette mevcut siyasi atmosferdeki gelişmelerle bağlantılı olduğunu düşündüğünü dile getirdi.

Gazetecilik mesleği sonrasında siyasi kariyerinde CHP Genel Başkanı da olan Öymen, Anka’nın kuruluş dönemini, “Anka, 1972’de kuruldu. Gazeteciliğin zor bir zamanıydı. 12 Mart olayından sonra sıkıyönetim dönemi başlamıştı. Basın baskı altındaydı. Bir kısım gazeteci işten çıkarılmıştı. Bir kısmı gözaltında, bazısı tutuklanmıştı. Anka, o sırada kuruldu. Mensuplarından bir kısmı tutuklanıp sonradan serbest bırakılanlardı. İçlerinde daha sonra gazeteciliğin birçok kademesinde önemli görevlerde bulunanlardı. Uğur Mumcu, Teoman Erel, Hasan Cemal, Örsan Öymen, İsmet Solak, Yazgülü Aldoğan, Nuri Çolakoğlu ve daha bir çok isim vardı. Anka özel ve Ankara’dan yayın yapan bir haber ajansı olarak kısa zamanda büyüdü. Bütün gazeteler abone oldu. Önemli olaylara imza atmıştır, önemli sorunlar hakkında röportajlar yayınlanmıştır. 1977’de milletvekili olduğumda ajanstan ayrıldım ve çekirdek kadrodan Müşerref Hekimoğlu yönetimi üstlendi. Anonim şirket kurularak çalışanlar da yönetime katıldı” sözleriyle anlattı.

Anka Haber Ajansı’nda son 10 yıldır parlamento muhabiri olarak görev alan ve AKP’yi izleyen gazeteci Besti Karalar ise, Türkiye’nin bağımsız gazetecilik örneği kuruluşunu kaybettiği görüşünde. Karalar, Amerika’nın Sesi’ne yaptığı değerlendirmede, gönül rahatlığıyla gazetecilik yapılabildiği için maddi sıkıntılar yaşanmasına rağmen son iki ay öncesine değin ajansta çalışmaya devam ettiğini ifade etti. Karalar, “Türkiye’nin yaşamakta olduğu dönem düşünüldüğünde ve medyada neredeyse bağımsız gazetecilik yaklaşımı kalmamışken Anka Haber Ajansı’nın kapanması çok üzücü. Ajans, özel haberleriyle Türkiye’nin gündemini, siyasetinde iz bırakacak nitelikte haberlere imza atıyordu. Tarihi bir dönem sona erdi diye düşünüyorum” görüşlerini aktardı.

Ajansla ilgili detaylı bilgiye http://www.ankaajansi.com.tr internet adresinden ulaşılabilir.

Medya sektöründe son dönem neler yaşanıyor?

Aydın Doğan’ın sektörden çekilme kararı almasıyla Doğan Medya Grubu21 Mart’ta 926 milyon Amerikan dolarına Demirören Holding’e satılması ulusal medyada hükümet lehine tekelleşme adımı olarak not edilmişti. Böylece Doğan Medya Grubu bünyesindeki Kanal D, CNN Türk, tv2, Dream TV ve Dream Türk televizyon kanalları ile Hürriyet, Posta, Fanatik, Hürriyet Daily News gazeteleri yanı sıra Doğan Burda Dergi, Doğan Egmont ve Doğan Kitap kuruluşları Demirören Holding yönetimine geçmişti. Ardından söz konusu kuruluşlarda, çok sayıda gazeteci işten çıkarıldı ya da işinden ayrılmak durumundu kaldı. Muhalif çizgideki Sözcü Gazetesi, bu el değiştirmeyle birlikte sektörde ulusal nitelikte sadece yüzde 10 oranında bağımsız kuruluş kaldığını ve 26 gazeteden 18’inin hükümete yakın patronoja geçtiğini duyurmuştu.

Ciner Grubu ise, 5 Temmuz’da Habertürk Gazetesi’nin 10 yıllık yayın faaliyetini sonlandırarak gazeteyi kapatmıştı.

Son olarak Demirören Holding, 2011 yılında Milliyet Gazetesi ile birlikte satın aldığı Vatan Gazetesi’ni kapattı. Ulusal çapta 16 yıldır yayımlanan Vatan Gazetesi, okuyucularına 1 Kasım’da veda etti. Yine Demirören Holding’in bu ay içerisinde Yaysat Şirketi’ni kapatma kararı alması nedeniyle ulusal çapta yazılı gazete, dergi dağıtımı alanında ciddi sıkıntı yaşanacağı da gündemde. Kasım ayı itibariyle 40 gazete ve 611 dergi dağıtımını yürüten Yaysat Şirketi’nin kapanması durumunda Turkuvaz Dağıtım’ın tek dağıtımcı olması bekleniyor.

Gazeteciler Cemiyeti’nin aylık olarak yayımladığı Özgürlük için Basın (ÖiB) raporlarına bakıldığında da son ekonomik gelişmeler medya sektörünü sarstı. ÖiB’in verilerine göre; döviz kurundaki artış kaynaklı kağıt ithalatındaki sıkıntı yaşanması üzerine yazılı medya kuruluşları, fiyat artışı, sayfa sayısı azaltma gibi çözüm arayışlarına girdi. Ancak çözümler yeterli olmayınca kapanma kararları gözlemlenirken bu durum gazeteciler açısından işsizlik sorununu büyüttü. Bunun “kaçınılmaz olarak basın ve ifade özgürlüğü alanında da sorun yarattığı” vurgulandı.

ÖiB Ağustos ayı raporunda, “Kağıt fiyatlarındaki artış nedeniyle Aydınlık Ağustos’ta üç gün boyunca yayım yapamayacağını duyurdu. Cumhuriyet, Posta, Birgün ve Dünya ise günlük satış fiyatlarını arttırdı. Sözcü haftalık yayınladığı magazin ekini kapatırken,günlük satış fiyatlarını da arttırdı. İzmir’de Yeni Bakış, Ege Telgraf, Dokuz Eylül, Haber Ekspres,İlkses, Ticaret ve Yenigün, Pazar günleri gazete çıkarmama kararı aldılar. Keza haftalık karikatür dergisi LeMan, Ağustos ayındaki son sayısını ancak cep boyutta çıkarabildiklerini açıkladı. Uykusuz da dergi satış fiyatına bir liralık zam yaptı” bilgileri aktarıldı.

ÖiB’in Eylül ayı raporunda da, “Sakarya’da yerel gazeteler Yeni Sakarya, Yenihaber, Bizim Sakarya ve Adapostası bundan böyle Pazar günleri yayın yapmama kararı aldı. Arka Kapak dergisi de 12 Eylül’de yayın hayatını sonlandırdığını duyurdu. Resmi Gazete ile ilgili de önemli bir gelişme yaşandı; 98 yıllık basılı yayını sonlandırıldı. Resmi Gazete artık yayınına elektronik olarak devam edecek. Ekonomi gazetesi Dünya ise, sayfa sayısını 24’ten 12’ye düşürmesinin yanı sıra üst düzey yöneticileri dahil olmak üzere 40 personelinin işine son verdi. Ciner Medya Grubu bünyesindeki Bloomberg HT, Show TV, Habertürk TV gibi farklı kuruluş̧larda işten çıkarmaların yapıldıgı görüldü” bilgileri paylaşıldı.

XS
SM
MD
LG