Erişilebilirlik

Türkiye’de Gıda Fiyatlarındaki Artış Tartışılıyor


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ayçiçek yağı gibi pek çok gıda ürününde yaşanan fiyat artışlarıyla ilgili olarak bugün gıda sektörüne sert mesajlar verdi. Erdoğan, İstanbul – Üsküdar’da gazetecilere yaptığı açıklamada, “Vatandaşın bu noktada ezilmesine tahammül edemeyiz. Esnaflarıma sesleniyorum, Eğer bu süreci böyle devam ettirecek olursanız çok ağır cezalar sizleri bulabilir. Yaptığınız işi hakkı ile yapın. Vatandaşlarımıza zulmetmeyin” dedi.

Ankara’da ise Hazine ve Maliye Bakanı Lütfi Elvan’ın ev sahipliğinde Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, Merkez Bankası Başkanı Naci Ağbal ile Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanı İbrahim Şenel’in katılımıyla Gıda ve Tarımsal Ürün Piyasaları İzleme ve Değerlendirme Komitesi toplantısı yapıldı.

Hükümetin, gıda fiyatlarında mevcut tabloyu “fahiş fiyatlandırma ve stokçuluk” ekseninde değerlendirdiği bildiriliyor. Bu kapsamda üretici, tedarikçi ve perakende işletmelerin fahiş fiyat artışı ve stokçuluk uygulamalarına yönelik her türlü tedbiri almak amacıyla geçen yıl Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu oluşturulduğuna dikkat çekildi. Ticaret Bakanlığı 81 ilde market, pazar yeri, çarşı ve toptancı hallerinde fahiş fiyat artışlarına yönelik denetimlere de başladı. Haksız fiyat artışında bulunduğu tespit edilenler hakkında 10 bin 911 liradan 100 bin 910 liraya, stokçuluk faaliyetinde bulunduğu belirlenenlere ise 54 bin 555 liradan 545 bin 550 liraya varan idari para cezası yaptırımı uygulandığı bildirildi. Bunun yanı sıra Rekabet Kurumu’nun da yaş meyve ve sebze başta olmak üzere gıda piyasasında rekabeti bozucu eylemlerle ilgili kişi ve kurumlar hakkında idari para cezası kararları alacağı ifade edildi. Hazine ve Maliye Bakanlığı’na bağlı Mali Suçları Araştırma Kurulu’nun (MASAK) ilgili şirketler hakkında inceleme başlattığı açıklanmıştı.

Kopuz: “Üretim maliyeti artarken fiyatlar sabit kalamaz”

Türkiye Gıda ve İçecek Sanayii Dernekleri Federasyonu (TGDF) Başkanı Şemsi Kopuz ise, sektöre yönelik “fahiş fiyatlandırma” suçlamasına yazılı açıklamayla yanıt verdi. TÜİK’in tarımsal girdilerdeki artış verileri ile Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’nün (FAO) gıda fiyatları endeksine atıfta bulunan Kopuz, “COVID-19 nedeniyle yaşanan satış daralmasının yarattığı finansman maliyeti başta olmak üzere; lojistik, depolama, işçilik, enerji, ambalaj, dağıtım gibi kalemlerde yaşanan artışlarla beraber; et, süt, ayçiçek yağı gibi temel gıda ürünlerinde toplam maliyet artışı yüzde 30’un bile üzerine çıktı. Gıda üretiminin maliyeti bu oranda artarken gıda fiyatlarının sabit kalmasını beklemek yanlış olur. Son dönemde gıda işletmelerine yapılan baskınlar bu sorunu çözemez, sadece kamuoyunda oluşan fahiş fiyat ve haksız kazanç algısını körükler, tarım ve gıda sektörüne duyulan güveni sarsar” dedi.

Sadece Türkiye’de sıkıntı yaşanıyor algısı yaratılmaması gerektiğini de kaydeden Kopuz, “FAO gıda fiyatları endeksi, geçtiğimiz yıl Mayıs-Aralık ayları arasında yüzde 18 oranında yükseldi. Beş temel gıda fiyatının ortalamasından oluşan endeks Aralık ayında önceki yıla oranla yüzde 6,4 düzeyinde arttı. En büyük artış yüzde 25,7 ile bitkisel yağlarda oldu. Bu durum hem dünya çapında girdiler bazında yaşanan fiyat dalgalanmalarının, hem iklim değişikliğinin, hem COVID-19 salgınının ortak bir sonucudur” açıklaması yaptı.

“Bu fiyatlarla kimse kazanmıyor”

VOA Türkçe’nin sorularını yanıtlayan TGDF Genel Sekreteri İlknur Menlik de, sektöre yönelik cezalandırma yaklaşımı için “Girdi maliyetleri düşmedikçe biz ne yapabileceğiz bilmiyoruz. Sorumluluk sahibi gıda üreticileri açısından ‘fırsatçılık’ yaklaşımı olamaz, Ne üretici, ne sanayici, ne de esnaf kasıtlı fiyat artışı yapmıyor. Bu fiyatlarla da kimse kazanmıyor” tepkisini gösterdi.

Antalya’da tarladaki domatesi İstanbul’a taşımak için önemli bir lojistik gider olduğunu söyleyen Menlik, “Lojiktik önemli bir maliyet kalemi. Bir diğeri de ambalaj maliyeti. Cam ve plastik de maliyet artışı yüzde 30’u bulmuş durumda. Ürün maliyeti sadece çiftçiye yapılan ödeme değil ki o gıda ürünü rafa konuluncaya değin pek çok halka var. Bu zincirde ‘aracı konumundaki halkalar çok kazanıyor’ deniliyor. Peki kim kazanıyor? Bizce kimse kazanmıyor. Bu zincirde maliyet artışı olmayan hangi aşama, halka var? Varsa, bize bu gösterilirse görelim. Tüm dünyada gıda fiyatları artışı sorunu yaşanıyor. Maliyetler açısından yine döviz kuru da başlı başına sorun olmaya devam ediyor. Gıda üreticileri açısından maliyetler düşmedikçe nasıl raftaki fiyatlar düşürülecek bilemiyoruz” diye konuştu.

Bayraktar: “Gübre, elektrik, sulama tüm girdiler arttı”

Çiftçiler açısından gıda fiyatları artışı yorumlayan Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Başkanı Şemsi Bayraktar da, “Başta gübre olmak üzere, yem, zirai ilaç ve elektrik fiyatları ve sulama ücretleri son günlerde önemli ölçüde artış gösterdi. Ayrıca, üreticilerimizin kredi borçları, patateste ve soğanda pazarlama sorunları gündemden düşmedi. Üreticilerimiz sorunlarına çözüm beklemektedir. Girdi fiyatlarındaki bu artışlarla ürün maliyetleri artacak, üretici üretimde sıkıntı çekerken, artan gıda fiyatları tüketicilere ağır gelecektir” dedi.

Bayraktar, “Tarımsal üretimin en önemli faktörlerinden olan sulama ücretlerinin yüksekliği de üreticilerimizi mağdur etmektedir. Kullanılmadığında yüzde 60’lara varan verim kayıplarına sebep olan zirai mücadele ilaçlarının fiyatları son yıllarda önemli artışlar gösterdi. Yemde üreticilere destekleme yapılmalı, elektrik fiyatları ve sulama ücretleri makul seviyelere indirilmeli ve ilaç fiyatlarına uygulanan yüzde 18’lik KDV, üreticilerimize destek olarak verilmelidir” diye konuştu.

Bayraktar, gübre maliyeti hakkında “Üre gübresi fiyatında Aralık ayından bu yana yüzde 30,4’lük, geçen yılın Ocak ayına göre ise yüzde 70’lik bir artış yaşandı. Geçen yıl Ocak ayında tonu 1765 lira, Aralık ayında tonu 2 bin 300 lira olan üre gübresi bugün 3 bin liradan satılıyor. Diğer gübrelerden amonyum nitrat fiyatı aylıkta yüzde 17,9, yıllıkta yüzde 63,4, kompoze gübre fiyatı ise aylıkta yüzde 16,2 ve yıllıkta yüzde 54,8 arttı. Gübre tarımsal üretimdeki en önemli girdilerden biridir ve üretimi yüzde 50’ye kadar artırabilmektedir. Özellikle baharda üst gübre olarak buğday ve arpa başta olmak üzere birçok üründe kullanılan üre gübresi fiyatlarının aşağıya çekilmesinin üzerinde önemle durulmalıdır” bilgilerini de paylaştı.

Ankaralılar marketler yerine toptancıdan alışverişi tercih ediyor

Türkiye’de Gıda Fiyatlarındaki Artış Tartışılıyor
lütfen bekleyin

No media source currently available

0:00 0:06:55 0:00

VOA Türkçe, perakende yerine sebze ve meyvede toptan satış yapılan Ankara Hali’nde alışveriş yapanlara mikrofon uzattı. Vatandaşlar, marketten alışveriş yerine halden sebze ve meyve ihtiyaçlarını daha ucuza temin ettiklerini belirtirken, raflarda ürünler satışa sunuluncaya kadar aracıların fazla kazanç elde ettiğine inanıyor.

Marketler ile Ankara Hali arasında ciddi fiyat farklı bulunduğuna dikkat çeken vatandaşlar, fiyat artışları sorununa Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın talimatlarıyla bunun denetimlerle çözüleceği görüşünü dile getiriyor.

Geçim derdinde olduklarını belirten vatandaşlar, “karaborsa” oluştuğunu savunarak, fiyatlar çok yükselmesine rağmen hem çiftçiler hem de kendileri için zarar olduğunu belirtiyor.

Hal esnafı da, vatandaşlar gibi marketlere denetimden yana olduklarını ifade ediyor.

Gıda ürünleriyle ilgili “erken uyarı sistemi” yeniden gündemde

Bu arada Hazine ve Maliye Bakanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre; Gıda ve Tarımsal Ürün Piyasaları İzleme ve Değerlendirme Komitesi tarafından Türkiye’de tarımsal ürünler ve gıda piyasasındaki arz – talep durumunu takip edebilmek amacıyla “erken uyarı sistemi” oluşturulması ele alındı.

Geçmişte, Mehmet Şimşek’in Başbakan Yardımcılığı döneminde 2016’da benzer şekilde gıda ürünleri enflasyonuyla mücadele amacıyla erken uyarı sistemi kurulması gündeme taşınmış ancak hayata geçirilmemişti. Şimşek, o dönemde gıda fiyatlarındaki artışın Türkiye’de enflasyon oranını çok ciddi şekilde etkilediğini ve Komite’nin verimli bir çalışma yapması gerektiğini söylemişti. Ancak halen Türkiye’de tarım ve gıda ürünleriyle ilgili arz – talep beklentileri takibine yönelik sistem yok.

Bugünkü açıklamada ise, “Komite’nin; gıda ve alkolsüz içecekler grubunda ileriye dönük üretim ve fiyat gelişmelerini öngörebilmesini kolaylaştıracak veri tabanlı çalışmaları sürdürmesi kararlaştırılmıştır. Bu kapsamda; tarımsal ürünler ve gıda piyasalarındaki gelişmeler konusunda zamanlı kararlar almaya fayda sağlayacak bir Erken Uyarı Sistemi’nin oluşturulmasına ilişkin teknik altyapı çalışmaları Komite’ye sunulmuş ve kurumlar arası işbirliğinin çerçevesi belirlenmiştir” denildi.

  • 16x9 Image

    Yıldız Yazıcıoğlu

    Yıldız Yazıcıoğlu, 1994-1998 döneminde Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü’nde lisans eğitimini tamamladı. Mesleğe 1997 yılında Cumhuriyet’te stajyer olarak başladı. 1998-2000 döneminde yüksek lisans eğitimine devam etti. 2000 – Mayıs 2009 döneminde Milliyet’te mesleki kariyerini cumhurbaşkanlığı ve parlamento muhabirliği noktasına taşıdı. 2009 - 2011 yıllarında ABD’nin başkenti Washington DC’de kariyerini sürdürdü ve farklı medya kuruluşları için temsilcilik – yorumculuk görevlerini yürüttü. Bu dönemde VOA Türkçe’de eğitim aldı ve görev yaptı. Ardından Ankara’ya dönüşünde Habertürk TV’de, ArtıBir TV’de görevler üstlendi. Şu anda VOA Türkçe ekibinde görev almayı sürdürüyor.

XS
SM
MD
LG