Erişilebilirlik

Özgür Gündem gazetesi ile dayanışma amacıyla bir gün sembolik yayın yönetmenliği yapan Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü Türkiye Temsilcisi Erol Önderoğlu, Evrensel Gazetesi’nde köşe yazarlığı yapan Türkiye İnsan Hakları Vakfı Başkanı Şebnem Korur Fincancı ve gazeteci-yazar Ahmet Nesin tutuklandı.

Sabah yedi gazeteciyle birlikte Adliye Sarayı’na gelen ve ayrı ayrı savcı karşısına çıkan Önderoğlu, Nesin ve Fincancı Terör ve Örgütlü Suçlar Savcısı Eşref Durmuş tarafından terör örgütü propagandası yapmak suçlamasıyla tutuklanmaları talebiyle mahkemeye sevk edildi.

Özgür Gündem gazetesinin nöbetçi yayın yönetmenliği görevini üstlenen diğer dört isim Kemal Can, İhsan Eliaçık, Beyza Üstün ve Cengiz Boysoy ise ifadeleri alındıktan sonra serbest bırakıldı.

Önderoğlu: Tutuklama beklemiyorum

Karar öncesi Amerika’nın Sesi konuşan Önderoğlu, tutuklama beklemediğini söyledi.

Ancak bu konuşmadan kısa bir süre sonra Erol Önderoğlu, Şebnem Koruru Fincancı ve Ahmet Nesin 1. Sulh Ceza Mahkemesi Hakimliği tarafından tutuklandı. Sınır Tanımayan Gazeteciler Türkiye Temsilcisi Önderoğlu ve Nesin kelepçeyle adliyeden çıkarıldı.

3 Mayıs 2016’da gazeteyle dayanışma amacıyla düzenlenen “nöbetçi genel yayın yönetmeni” kampanyasına katılan 44 gazeteciden 37’si hakkında soruşturma başlatılmıştı.

Faruk Eren: Basın özgürlüğü ve ifade özgürlüğü suç sayıldı

Tutuklama sonrası Amerika’nın Sesi’ne konuşan DİSK Basın İş Genel Başkanı Faruk Eren, 4 Mayıs’ta kendisinin de nöbetçi genel yayın yönetmenliği yaptığını bu tarihten bir hafta sonra soruşturmanın başlatıldığını ifade etti.

Eren, “Mayıs ayı içinde ifadeler alındı, iddianame oluşturuldu hatta ilk duruşmanın 22 Eylül’de görüleceği açıklandı. Bugün kara bir gün yaşıyoruz. Hapishanelerde 36 meslektaşımız tutuklu durumda. Onlara bugün 3 kişi daha eklendi. Basın özgürlüğü, ifade özgürlüğü suç sayıldı. Daha öncekiler gibi ifade verilecek ve çıkılacak zannediyorduk. Mahkemeden bırakılacaklarını sanıyorduk. Ve tutuklama kararı çıktı. Tutuklu meslektaşlarımız serbest bırakılmalı” dedi.

Uğur Güç: Siyasi karar verildi

Karar sonrası İstanbul Adalet Sarayı önünde gazetecilere açıklama yapan Türkiye Gazeteciler Sendikası Genel Başkanı Uğur Güç ise kararın siyasi olduğunu savundu.

Güç, “Hukukun hukuksuzluğunu yaşıyoruz. Verilen karar siyasi karar. Bugün burada gazeteciler halkın haber alma hakkını savundukları için tutuklandılar. Bugün daha çok bir araya gelme ve dayanışma zamanıdır. Artık buna dur deme zamanı geldi ve geçiyor” diye konuştu.

Sezgin Tanrıkulu: Tutuklama Erdoğan ve AKP’nin talimatıyla olmuştur

Aynı saatlerde Hrant Dink Davası için adliyede bulunan Cumhuriyet Halk Partisi İstanbul milletvekili Sezgin Tanrıkulu da şaşkındı.

Tanrıkulu, “Bu kararı veren de hukukçu ben de hukukçuyum. Aynı mesleği paylaşmaktan utanıyorum. 25 yıl avukatlık yaptım. Böyle bir ortama tanıklık etmedim. Ne sıkıyönetim mahkemelerinde ne Devlet Güvenlik Mahkemeleri’nde bu kadar hukuksuzluk olmadı. Bu durum ancak düşmanlıkla intikam hukukuyla açıklanabilir. Bu tutuklama AKP hükümetinin ve Erdoğan’ın talimatıyla olmuştur. Bu arkadaşlarımız bedel ödeme nöbetini devraldılar. Sırasıyla bu nöbeti bizler de devralacağız” dedi.

Garo Paylan: Özgür basın susturulamayacak

Basın davalarını sürekli izleyen bir diğer siyasetçi ise Halkların Demokratik Partisi İstanbul milletvekili Garo Paylan da Adliye Sarayı’nın önündeydi.

Paylan, “Karşımızda hakim ve savcı görmedik. Talimatlı kişiler gördük. Kilitli kapılar ardında üç arkadaşımızı tutukladılar. Duruşmalarım alenidir ama bizleri içeri almadılar, engellediler. Arkadaşlarımıza had bildirme operasyonu ortaya konmuştur. Faşizmi kurumsallaştırmaya çalışıyorlar. Buna karşı direniş olacak. Özgür basın susturulamayacaktır” diye konuştu.

TGC: Tek tip gazetecilik yapılsın isteniyor

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu da yayınladığı açıklamada bu tutuklamalar nedeniyle ülkenin her gün biraz daha karanlık ve bunalımlı bir ortama itildiğini savundu.

Tek tip gazetecilik yapılmasının istendiği belirtilen açıklamada “Bu koşullarda, halkın haber alma hakkının savunulması, bağımsız ve eleştirel gazetecilik yapılabilmesi artık mümkün görülmemektedir. Gazeteciliği terör örgütü propagandası ile örtüştüren zihniyetin yayın organlarını iş yapamaz duruma getirdiği, özgür haberciliği yok etmek istediği ortadadır” dendi.

İnsan Hakları İzleme Örgütü ve Gazetecileri Koruma Komistesi de tutuklananların bir an önce serbest bırakılması yönünde çağrı yaptı.

Kimler Özgür Gündem’in nöbetçi genel yayın yönetmenliğini yaptı?

Erol Önderoğlu, Ahmet Nesin ve Şebnem Korur Fincancı dışında Hasan Cemal, Şeyhmus Diken, Hasan Hayri Şanlı, Cengiz Baysoy, Dicle Anter, Faruk Balıkçı, Kemal Can, Jülide Kural, Deniz Türkali, Necmiye Alpay, Çilem Küçükkeleş, Saruhan Oluç, Ertuğrul Mavioğlu, Ahmet Abakay, Hasip Kaplan, İhsan Eliaçık,Yıldırım Türker, Murat Çelikkan, Ayşe Batumlu, Nadire Mater, Aydın Engin, Tuğrul Eryılmaz, İhsan Çaralan, Şebnem Korur Fincancı, Işın Eliçin, Uğur Karataş, Mehmet Güç, Beyza Üstün, Celalettin Can, Sebahat Tuncel, Nurcan Baysal, Eşber Yağmurdereli,Ragıp Duran, Melda Onur, Celal Başlangıç, Mustafa Sönmez, Ayşe Düzkan, Uğur Güç,Faruk Eren, Kumru Başer, Nevin Erdemir ve Hakkı Boltan da Özgür Gündem gazetesinin nöbetçi genel yayın yönetmenliğini üstlendi.

XS
SM
MD
LG