Erişilebilirlik

ABD’nin önemli finans araştırma, analiz ve raporlama kuruluşu ADP Araştırma Enstitüsü Başkanı ve baş ekonomisti Dr. Ahu Yıldırmaz, dünyada ve Türkiye’de sürekli artış trendine giren Amerikan dolarının yükselme nedenlerini Amerika’nın Sesi’ne değerlendirdi.

Dr. Yıldırmaz, Türkiye’de doların yükseliş eğiliminde olmasının içerideki siyasi ve terör gibi bazı faktörlerden yanı sıra, en önemli faktörün Amerika’nın güçlenen ekonomisi olduğunu söyledi.

Amerikan ekonomisinin çok iyi olması ve son dönemde ekonomiyi belirleyen tüm rakamların pozitif bir yönde olması nedeniyle , doların sadece Türk lirası karşısında değil, diğer kurlar karşısında da genel olarak bir artış göstergesi olduğunu savundu.

Son dönemde Amerikan dolarının genel olarak gelişmekte olan ülkelerde ve küresel pazarlarda yükseliş gösterdiğini öne süren Dr. Yıldırmaz, “Dolar hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkelerin para birimleri karşısında değer kazanıyor. Türkiye’deki Türk Lirası kurundaki düşüş hem iç hem de dış faktörlerden kaynaklanıyor. Dış faktörlerin en başında Amerikan ekonomisinin şu an güçlü olması geliyor. Genel olarak bugün Amerikan ekonomisine makro olarak baktığımız zaman veriler güçlü geliyor. Bu da Türk lirasının dolar karşısında düşmesini etkileyen faktörlerin başında geliyor” dedi.

‘Trump’ın seçilmesi sonrasında Amerikan ekonomisinde pozitif göstergeler var’

ABD Başkanlık seçimi sonuçlarının da tüm dünya ülkelerinin ekonomilerini etkilediğini savunan Dr.Yıldırmaz, “Donald Trump’ın başkan seçilmesinden sonra Amerikan ekonomisinde pozitif göstergeler var. Borsa arttı. Son çeyrekte gelen gayrı safi gelirde arttı. İşsizlik oranları yüzde beşin altına kadar düştü. Fed’in de faiz artımı kararı vereceği gibi bu tür dış faktörler Türkiye’de doların yükselmesine neden oldu. Türkiye’de doların düşmesine etken olan faktörler hem iç hem de dış faktörlerdir. Dış faktörlere baktığınızda dolar, bir tek Türk parası karşısında güçlenmedi. Dünyadaki tüm kurlara karşı güçlendi” dedi.

‘Dolar yerine Türk parasına dönmek kısa vadeli bir çözüm’

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın vatandaşlara hitaben ellerindeki dolarları bozdurup Türk parasına çevirme çağrısı, bazı özel ve kamu kuruluşlarının işlemlerinin Türk lirası üzerinden sürdürmeye başlaması, bazı ülkelerle yapılan ticari işlemlerin Türk parasıyla yapılması gibi hükümetin yaptığı hamlelerinin kısa bir süreliğine etkisi olabileceğini belirten Yıldırmaz, “Bu kısa dönemde bir etki gösterebilir ama uzun dönemde çok büyük bir etkisi olacağını düşünmüyorum. Türkiye’de reel ekonomiye odaklanıp, reel ekonomiyi büyütmeye yönelik kararlaralınmadığı müddetçe uzun dönemde bu tür çıkışların doların artışına büyük bir etkisi olmaz” dedi.

Dr. Yıldırmaz, Türkiye’de doların sürekli yükselmesinde finans kuruluşlarının sergilediği tavrın da çok doğru olduğunu savundu. “Şu anda finansal kuruluşlar bu duruma çok güzel bir şekilde cevap verdiler. Kontrol altındalar bir panik yok” dedi.

‘Türkiye reel ekonomiyi büyütmeye odaklanmalı’

Dr.Yıldırmaz, Türk ekonomisinde negatif faktörlerin başında üretimin düşük olmasını gösterdi, derhal, reel ekonomik politikalara geçilmesi gerektiğini savundu. Dr. Yıldırmaz, “Reel ekonomiye odaklanıp büyütmemiz bence önemli. Reel ekonomiyi geliştirmeye yönelik adımlar atılmalı, yeni kararlar alınmalı, teşvikler arttırılmalı. Türk ekonomisi ancak bu şekilde dengeli ve istikrarlı olabilir ancak bu şekilde küresel ekonomide dengeyi tuttururuz. İç ekonomide de bu reel sektör için önemli. Şu an baktığımızda ekonomimizde daha çok ithalata bağlı ihracat var. Normal üretimimiz ithal mallara dayanıyor. Bu yüzden Türkiye bir kriz yaşıyor. En büyük avantajımız Hükümet Türkiye’de üretimi arttırmak için küçük ve orta ölçekli işletmeleri destekleyip teşvik etmeli vergi indirimleri getirmelidir. Ancak bu şekilde üretimimizi arttırabiliriz. Türkiye ekonomisini geliştirmek için kıvılcımı ancak küçük ve orta ölçekli işletmeleri desteklerse üretimi arttırabilir” dedi.

‘Ekonominin direncini arttıracak reformlar lazım’

Türkiye’de üretimi arttıracak çarelerin derhal bulunması gerektiğini savunan Dr.Yıldırmaz, “Türkiye şu an tamamen para politikalarına yoğunlaşmış bir durumda. İki hafta önce Türkiye’deydim, devamlı kur politikaları tartışılıyor. Hükümetin daha çok iç üretimimizi hızlandıracak, canlandıracak, ne tip teşvikler ve ne tür yenilikler yapılacağını tartışmaya başlaması lazım. Türkiye ekonomisinin direncinin yükselmesi için reel sektörümüzü destekleyecek ne tür reformlar hazırlanması lazım? Bunlar nasıl iç pazarda bir öncelik haline gelir? Türkiye’deki ekonomistlerin bunlara odaklanması lazım” dedi.

‘Döviz lobilerinin etkisi kısa sürer’

Türkiye’de doların hızlı yükselmesinin gerekçesinin döviz lobileri olduğu iddialarının doğru olmadığını savunan Dr.Yıldırmaz, “Bu tür lobiler olsa bile bunlar çok kısa dönemde etkili olurlar. Devamlı spekülatif artışlarla marketin devam etmesi mümkün değil. Market kendi dengesini bulur. Dünyanın ekonomik gündeminde devamlı işsizlik, GSMH, tüketici harcamaları, tüketici güvenleri tartışılırken, Türkiye’de devamlı dolar yükselecek mi? Yükselmeyecek mi? tartışması yapılıyor. Bu bir kumar değil.”

XS
SM
MD
LG