Erişilebilirlik

İnsan Hakları İzleme Örgütü'ne göre “Türkiye’de aile içi şiddeti önlemek için güçlü bir yasa şart, yasanın da uygulanması zorunlu”

İnsan Hakları İzleme Örgütü, Türkiye Büyük Millet Meclisi'ndeki Aile İçi Şiddeti Önleme Yasa Tasarısı’nın şiddet mağdurlarının koruma altına alınması ve suç işleyenlerin cezalandırılması için daha güçlü yaptırımlar getirmesinden memnun, ancak uygulamanın da çok önemli olduğunu vurguluyor.

İnsan Hakları İzleme Örgütü (Human Rights Watch), Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin aile içi şiddeti önleme konusunda daha güçlü ve kapsamlı bir yasayı yürürlüğe koyması gerektiği bildirdi. Mecliste tartışılan yeni yasa tasarısı, Türkiye’de yürürlükte olan aile içi şiddetle ilgili yasanın yerine geçecek. Tasarı, aile içi şiddete karşı korunma ve mağdurlara daha fazla destek verme açısından daha güçlü tedbirler öngörüyor.



İnsan Hakları İzleme Örgütü’nün kadın hakları savunucusu Gauri Van Gulik, “Yüzlerce kadın haklarını savunma oluşumunun ve hükümetin bu konudan sorumlu bakanın çalışmaları sayesinde, Türkiye milyonlarca insanı ev içi şiddete karşı koruma konusunda çok büyük bir fırsat elde ediyor” dedi. Van Gulik, “Şimdi politikacıların bu tedbirlerin gerçekleştirilmesinde ne yapacaklarını göreceğiz” diye konuştu.

Örgüte göre, “Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Yeni Kanun” eskisine göre koruma konusunda daha geniş kapsamlı. Yürürlükte olan ev içi şiddete dair olan kanun, sadece evli kadınları korumaya yönelik, oysa yeni yasa tasarısıyla evli olsun olmasın tüm kadınlar, çocuklar ve diğer aile bireyleri de koruma altına alınacak.

Yasa tasarısı aynı zamanda, polis, yerel yöneticiler ve aile mahkemelerinin de, şiddet mağduru veya şiddet riski altında bulunan kişilere, koruma ve destek sağlama konusunda yetki veriyor. Yasa tasarısında, devlet tarafından barınak, geçici maddi yardım sağlanması ve hatta bazı vakalarda mağdura yeni bir kimlik kazandırma çalışmaları öngörülüyor. Yasa tasarısı ayrıca, aile mahkemelerine, şiddet uygulayan kişilere yaptırımlarda bulunma ve mahkeme kararıyla bu kişileri gözetim altında tutma yetkisi de veriyor.

Yasa tasarısında, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın “Şiddeti Önleme ve İzleme Merkezleri” kurması ve aile içi şiddetle mücadele ve yasaların uygulanması için gerekli kaynakları ve personel sayısını arttırması da öngörülüyor.



İnsan Hakları İzleme Örgütü’nün 2011 yılı tarihli "Kocandır: Döver de Sever de: Türkiye'de Aile İçi Şiddet ve Korumaya Erişim" raporundaki belgeler Türkiye’de kocaların, partnerlerin ve aile bireylerinin kadınlara ve kızlara uzun süreli ve son derece sert ve acımasızca şiddet uyguladığını ve hayatta kalan mağdurların korunma arayışı içerisinde olduklarını gösteriyor. Raporda, halen yürürlükte olan ev içi şiddete dair kanun ile kanunun uygulanması konusunda ciddi boşluklar bulunduğu ve polis, savcı, hakim ve diğer resmi çalışanların kanunu uygulama konusundaki başarısızlıkları, koruma sisteminin güvenilir olmadığı da gözler önüne seriliyor. Bu raporda incelenen pekçok şiddet vakası, bu yasa tasarısı kapsamına giriyor.

Yeni yasa tasarısı, 2011 yılında kabul edilen ve bir ilk olan Kadınlara Yönelik Şiddet ve Ev İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye Dair Avrupa Konseyi Sözleşmesi adlı yerel sözleşmeye dayanıyor. Türkiye’nin önleme, koruma, takip ve mağdurlara destek verme yoluyla kadına yönelik şiddetle mücadele konusunda geniş kapsamlı yasal düzenlemelerin getirildiği anlaşmanın imzalandığı toplantıya ev sahipliği etmesi nedeniyle, bu sözleşmeye “İstanbul Sözleşmesi (İstanbul Konvansiyonu)” adı da veriliyor.

Kadın hakları örgütleri ve Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, 31 Ocak tarihinde tamamlayarak Bakanlar Kurulu’na sundukları yasa tasarısı üzerinde aylar boyunca çalıştı ve görüşmelerde bulundu. Ancak 24 Şubat tarihinde Başbakanlık, içerisinde farklılıklar yapılmış başka bir yasa taslağı hazırladı. Bu yeni taslak “Ailenin Korunması” nı da içeren yeni bir başlık getirmenin yanısıra şiddeti önleme ve şiddeti gözetme merkezlerinin kurulması ile ilgili taahhütleri azalttı ve cinsiyet eşitliği ile ilgili tüm referans konularını taslaktan kaldırdı.

Başbakanlık bürosunun hazırladığı taslak meclisin eşitlik komisyonuna (KEFEK)yollandı. Ancak kadın örgütlerinin bu yeni versiyona dair hoşnutsuzluklarını ifade etmeleri üzerine, meclise bağlı Adalet Komisyonu her iki taslağı da değerlendirerek ilk versiyondaki pekçok maddeyi yeniden ekledi. Bu son taslak, 7 Mart tarhinde oylanması beklenen ve üzerinde uzlaşma sağlanmış taslak.

İnsan Hakları İzleme Örgütü, Türkiye’deki kadın örgütlerinin kanundaki tedbirlerin daha da güçlendirilmesi için son dakikada kanun kapsamına alınacak bir takım eklentiler ve cezai yaptırımlar önerdiğini gözlemliyor. Bunlar arasında bir yıl içinde 15 Şiddeti Önleme ve İzleme Merkezi kuralması da var.

Van Gulik “Eğer son halini alacak kanun, ev içi şiddeti durdurma ve ihtiyaç halinde mağdur kişilere destek sağlama konusunda somut önlemleri ve yaptırımları kapsarsa, bu Türkiye için son derece gurur verici bir gelişme olacak” dedi. “Artık hükümet kadınları sadece ailenin bir üyesi olarak değil, hakları olan bireyler olarak gözettiğini göstermek zorundadır” diye belirtti.

İnsan Hakları İzleme Örgütü’nün Kadın Hakları konulu diğer raporlarını incelemek için lütfen bakınız:
http://www.hrw.org/en/category/topic/women

İnsan Hakları İzleme Örgütü’nün Türkiye konulu raporlarını incelemek için lütfen bakınız:
http://www.hrw.org/en/europecentral-asia/turkey


XS
SM
MD
LG