Erişilebilirlik

Türkiye ve Rusya: ‘İdlib’de Ateşkes Yeniden Başlayacak’


Türkiye ve Rusya, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) Şam rejimiyle yaşadığı çatışmalarda 58 can kaybı verdiği İdlib’de bugün gece yarısı, 6 Mart itibariyle yeniden ateşkes ilan edilmesine karar verdi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, bugün Moskova’da 2 saat 40 dakika baş başa görüşmelerinin ve ardından 3 saatlik heyetler arası toplantının ardından basın açıklaması yaptı. Erdoğan, insani yardımlar, göç, siviller ve ateşkes başlıklarında vurgu yaptığı açıklamada, Putin ise Suriye’nin toprak bütünlüğü ve terörizmle mücadele mesajları verdi.

Erdoğan: ‘Ateşkes Yürürlüğe Girecek’
lütfen bekleyin

No media source currently available

0:00 0:00:13 0:00

Rusya Devlet Başkanı Putin, “İdlib’de terörist unsurlar, radikaller, Suriye Devleti güçlerine karşı saldırılarını arttırmışlardır” diyerek bölgede Şam rejimince terörle mücadele yapıldığı görüşünü yineledi. Putin, bölgedeki hava üssüne de saldırılar yapıldığını ve bunları Türk tarafına bildirdiklerini söyleyerek, Türk askerlerince de kayıplar verildiğini ve bunun için de Türk halkına başsağlığı dilediğini Cumhurbaşkanı Erdoğan’a aktardığını kaydetti. Bu noktada Putin’in, “Şam rejimi saldırısıyla TSK’nın can kayıpları vermesi” yönünde değerlendirme yapmadığı görüldü.

Türkiye ile bugüne değin Cumhurbaşkanı ile kritik durumlarda çözümler ürettiklerini ve bugün de böyle olduğunu söyleyen Putin, özetle “Bugün ülkelerimizin Astana Formatı çerçevesinde çalışmalarını sürdürmeye devam ettiklerini teyit etmek istiyoruz. Heyetler İdlib’deki kriz konusunda detaylı görüşmeler yaptı. Suriye’nin toprak bütünlüğünün korunmasından yanayız. Uluslararası terör örgütleriyle mücadelemizi de sürdüreceğiz. Bugün Sayın Erdoğan ve heyetiyle yaklaşık 6 saatlik görüşmelerimiz sonucunda ortak belge hazırlandı. Dışişleri bakanlarımız bu belgeyi açıklayacak. İdlib’deki insanların azaplarına son verecek şekilde, insani yardımların da yapılmasına olanak sağlayacak şekilde önlemler alınacak. Yapıcı çalışmadan dolayı Türk tarafına teşekkür ediyorum” diye konuştu.

Erdoğan: "Türkiye rejimin saldırılarına cevap verme hakkını saklı tutacak"

Cumhurbaşkanı Erdoğan da, Suriye’deki duruma ve İdlib’deki son gelişmelere ilişkin yaklaşık 6 saatlik bir çalışma yapıldığını belirterek, Türkiye’nin insani göç baskısı altında olduğunu ve Şam rejimi tarafından saldırgan bir tutum takınıldığını vurgulayan açıklamalarda bulundu. Erdoğan, Ankara – Moskova hattında nasıl bir uzlaşmaya varıldığına ilişkin özetle şunları söyledi:

“Bu arada tesis ettiğimiz samimi diyalog kapsamında benzer veya farklı görüşte olduğumuz tüm konuları ayrıntılarıyla konuştuk. Bildiğiniz üzere Türk - Rus ilişkilerinin derin tarihi vardır, beş asrı aşan bu köklü ilişkilerimizi karşılıklı saygı ve ortak çıkar temelinde ilerletmek en büyük arzumuzdur. İkili ilişkilerimizin yüzüncü yılını (Türkiye Cumhuriyeti – Rusya Federasyonu) idrak ettiğimiz bu yıl Sayın Putin'i Türkiye'ye bekliyoruz. Daha öncesinde Soçi Mutabakatı’nda İdlib'de statükonun korunması için gerekli tüm tedbirleri alacaktır. Rejimin geçtiğimiz Mayıs'tan beri yoğunlaşan ve doğrudan sivilleri hedef alan saldırıları İdlib’de sağladığımız sükuneti bozmuştur. Bu bölgede yaşayan 4 milyon insanın hepsinin terörist ilan edilerek, havadan ve karadan bombalanmasını kabul etmemiz mümkün değildir. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği'nce de teyit edilen şekilde 1,5 milyon insan bizim sınırlarımıza yığılmıştır. Rejimin amacı İdlib’i insansız hale getirerek, Türkiye’yi göç baskısıyla zora sokmaktır. Türkiye böyle bir durumda eli kolu bağlı kalacak değildir. İdlib’deki 12 gözlem noktamız sadece sahadaki durumu gözlemekle değil ateşkesi temin etmekle yükümlüdür. Rejimin saldırganlığı nedeniyle hem rejimin saldırılarını önlemek hem de ateşkese uymayan diğer unsurları dizginlemek için bir süre önce İdlib’e ilave askerler gönderdik. Sahada Rusya tarafını bilgilendirdik. Rusya ile aramızdaki işbirliği ruhu, bugüne kadar Suriye'deki ihtilafa son verilmesi çabalarına emsalsiz bir katkı sağlamıştır. Bu hususta bizimle hemfikir olan Rusya'nın ilişkilerimize zarar verecek rejime izin vermeyeceğini ümit ediyorum. Rusya’nın rejiminin eylemlerine göz yummayacağına inanıyorum. Üzüntü verici hadiselerin ardından İdlib’de yeni bir statü oluşturulması acil hale gelmiştir. En kısa sürede ateşkesi gerçekleştirecek, ardından birlikte kararlaştıracağımız adımları süratle atacağız. Bu gece yarısı itibariyle ateşkes yürürlüğe girecektir Ateşkesin kalıcı hale getirilmesi için gereken çalışmalar en kısa sürede yürütülecektir. Türkiye bu süreçte rejimin yapabileceği saldırılara cevap verme hakkını saklı tutacaktır. İnsani yardımlar için birlikte çalışacağız.”

Türkiye ve Rusya nasıl bir ateşkese karar verdi?

Erdoğan ve Putin’in liderliğinde iki ülke arasında İdlib özelinde Suriye konusunda yeniden hayata geçirilmesine karar verilen ateşkes konusunda nasıl bir mutabakata varıldığı ise yazılı ortak açıklama ile duyuruldu. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun Türkçesini ve Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un Rusçasını okuduğu ortak açıklamada, yeni ateşkes koşullarıyla ilgili şunlar ifade edildi:

“Türkiye Cumhuriyeti ve Rusya Federasyonu, Suriye Arap Cumhuriyeti’ndeki ateşkes rejiminin uygulanmasının garantörleri olarak (bundan sonra taraflar olarak anılacaktır), Suriye Arap Cumhuriyeti’nde Gerginliği Azaltma Bölgeleri Oluşturulmasına İlişkin 4 Mayıs 2017 tarihli Muhtıra ve İdlip Gerginliği Azaltma Bölgesindeki Durumun İstikrarlaştırılmasına İlişkin 17 Eylül 2018 tarihli Muhtıra’yı hatırda tutarak, Suriye Arap Cumhuriyeti’nin egemenliğine, bağımsızlığına, birliğine ve toprak bütünlüğüne olan kuvvetli taahhütlerini yineleyerek, terörizmin tüm tezahürleriyle mücadele ile Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi tarafından terörist olarak tanımlanan tüm grupların ortadan kaldırılması yönündeki kararlılıklarını yinelerken, sivillerin ve sivil altyapının hedef alınmasının hiçbir şekilde mazur görülemeyeceğini kabul ederek, Suriye ihtilafının askeri çözümünün olamayacağının ve ihtilafın yalnızca Suriyelilerin öncülüğünde ve sahipliğinde, Birleşmiş Milletler’in kolaylaştırıcılığında, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 2254 sayılı kararıyla uyumlu siyasi süreç yoluyla sona erdirilebileceğinin altını çizerek, İnsani krizin daha da kötüleşmesinin önlenmesinin, sivillerin korunmasının, ihtiyaç sahibi tüm Suriyelilere önkoşulsuz ve ayrım gözetmeksizin koruma ve insani yardım sağlanmasının, keza ülke içinden yerinden edilmelerin önlenmesi ile mültecilerin ve ülke içinde yerinden edilen kişilerin güvenli ve gönüllü olarak Suriye'deki asıl ikamet yerlerine geri dönüşlerinin kolaylaştırılmasının önemini vurgulayarak, aşağıdaki hususlarda mutabık kalmışlardır:

1- İdlib gerginliği azaltma bölgesindeki temas hattı boyunca tüm askeri faaliyetler 6 Mart 2020 tarihinde saat 00:01’den itibaren durdurulacaktır.

2- M4 karayolunun kuzeyinde 6 km ve güneyinde 6 km derinliğinde bir güvenli koridor tesis edilecektir. Güvenli koridorun işleyişine dair ayrıntılı esas ve usuller, Türkiye Cumhuriyeti ve Rusya Federasyonu Savunma Bakanlıkları arasında 7 gün içinde kararlaştırılacaktır.

3- Türk-Rus ortak devriyeleri, 15 Mart 2020 tarihinde M4 karayolunun Trumba’dan (Serakib’in 2 km batısı) Ain-Al-Havr’a kadar olan kesimi boyunca başlatılacaktır.

İşbu Protokol, imzalandığı anda yürürlüğe girer. Türkçe, Rusça ve İngilizce üç örnek olarak ve eşit yasal geçerliliği olacak şekilde 5 Mart 2020 tarihinde Moskova’da imzalanmıştır.”

XS
SM
MD
LG