Erişilebilirlik

‘Türkiye ve İran Arasında Stratejik Anlaşmazlıklar Var’


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Tahran’da İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani ile bir araya geldiği ziyaret çok önemli ve hassas bir dönemde gerçekleşti.

Erdoğan’ın İran ziyaretinin en önemli gündem maddesini Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’nin (IKBY) 25 Eylül’de düzenlediği bağımsızlık referandumu sonrası atılacak adımlar oluşturuyordu. Ayrıca, Türkiye’nin İran ziyaretine çok sayıda bakan ve askeri yetkililerin katılması bu ziyaretin önemini gözler önüne serdi.

Tahran’da yapılan Erdoğan-Ruhani görüşmesini Kültür Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Bora Bayraktar Amerika’nın Sesi için yorumladı.

2011 yılından bu yana İran ve Türkiye’nin başta Suriye olmak üzere Irak konusunda rekabet halinde olduklarını söyleyen Bayraktar, bu durumun sebeplerini ise şöyle sıraladı:

“Irak Kürt bölgesinde Türkiye Barzani’yi, İran ise Kürdistan Yurtseverler Birliği’ni (KYB) destekliyor. Ayrıca Türkiye’nin NATO üyesi olması ve NATO’nun radarlarının İran’a karşı Kürecik’e yerleştirilmiş olması İran açısından çok ciddi anlaşmazlık sebebi. Türkiye açısından ise İran hükümetinin PKK’nın İran kolu olan PJAK’ye (Kürdistan Özgür Yaşam Partisi) yeterince müdahale etmemesi ve anlaşmış görünümünde olması gibi konular, çok büyük stratejik anlaşmazlıklara sebep oluyor. Fakat IKBY’de gerçekleşen referandum ve bağımsızlık meselesi iki ülkenin durumu acil bir şekilde varoluşsal bir tehdit olarak algılamasına yol açtı. Dolayısıyla bu farklılıkları bir kenara bırakarak İran ve Türkiye bu acil durum için bir araya geldi.’’

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Iran Cumhurbaşkanı Ruhani’nin dün yaptıkları basın toplantısında, özellikle ekonomik ilişkiler üzerinde durmalarına değinen Kültür Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Yard. Doç. Dr. Bora Bayraktar’a göre, bu durum aslında pek çok konu üzerindeki anlaşmazlıkların halen devam ettiğine işaret. Bayraktar, “İyi olan konular öne çıkarıldı, diğer konular konuşulmadı’’ dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan önce İran'a Genelkurmay Başkanı Org. Hulusi Akar gitmişti
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan önce İran'a Genelkurmay Başkanı Org. Hulusi Akar gitmişti

‘Türkiye ve İran birbirlerine güvenmiyor’

Kuzey Irak tarafında yapılan bağımsızlık referandumunun fitilini ateşleyen ülkenin İran olduğunu söyleyen Bayraktar, sözlerine şöyle açıklık getirdi:

“Kerkük’te IKBY bayrağının çekilmesinde İran’ın desteği vardı. Bu, Türkiye’nin Barzani ile arasında olan iyi ilişkiyi hedef alan bir hareketti. Eğer Barzani sağlam durabilse ve bu rüzgara kendini kaptırmasaydı bir problem olmayacaktı ve Türkiye, Kuzey Irak’taki etkinliğini sürdürecekti. Şimdi Türkiye açısından iki olumsuz seçenekten bir tanesini seçmek durumu ortaya çıktı. Ya burada Kürt bağımsızlığına göz yumacaktı ya da Türkiye şu anda yaptığı gibi Barzani’ye baskı uygulayacak ve buradaki Kürt bağımsızlığını İran’la birlikte engelleyecekti. Ama bu süreçte de Kuzey Irak’taki etkinliğini kaybedecekti. Türkiye şu anda ikinci seçeneği tercih etti. Bu da İran Türkiye rekabetinin devam ettiğini gösteriyor. Türkiye’nin Batılı ülkelerle ilişkileri devam ettiği sürece ve NATO üyesi olduğu müddetçe iki ülke birbirine çok fazla güvenmeyecektir.’’

Tahran’daki basın toplantısında IKBY’deki referanduma karşılık Kürt bölgesine uygulanacak yaptırımlar konusunda çok detaylı bir açıklama yapılmadığının altını çizen Bayraktar, “Anlaşılıyor ki burada atılacak ilk adım, ekonomik anlamda ağır yaptırımlar uygulanması olacaktır” ifadesini kullandı.

Bayraktar, “Birincisi burada ekonomik yaptırımlar ağırlaştırılacak. Sınır kontrolları fiilen Kuzey Kürt yönetiminden alınmış durumda. Uçuşlar durduruldu. Şimdi Türkiye ticaret yolunu tamamen Kürt bölgesini aşacak şekilde yeni bir sınır kapısı üzerinden yeniden kurmaya çalışıyor. Daha önemlisi ise, Irak Merkezi Hükümeti, Kerkük gibi tartışmalı bölgelerde kontrolü ele geçirmek için güvenlik güçlerini öne sürebilir ve askeri harekata girişebilir. Böyle bir durumda da İran’la Türkiye’nin koordineli olarak lojistik ve siyasi anlamda Irak merkezi hükümetine destek vereceğini düşünüyorum. Kürt bölgesini kuşatma, nefes alamaz hale getirme gibi bir düşünce var. Bunu da Turkiye, İran ve Bağdat hükümeti ile birlikte başarabilecek güçte’’ dedi.

Türkiye’nin Suriye konusunda fiilen bir adım atmasını beklemediğini ifade eden Doç. Dr. Bayraktar, Rusya üzerinden Suriye ile temasların halen devam ettiğini söyledi. Bayraktar, “Türkiye, Rusya ve İran tarafından ‘Moskova Deklarasyonu’ ile geçtiğimiz yıl 9 Aralık’ta imzalanan üçlü mutabakatla bir anlaşma sağladılar ve Suriye’deki savaş bunun üzerinden şekillendi. Bu bölgede artık üç ülkenin ortak hareket edeceğini görüyoruz. Bundan sonra Amerikan etkisi Suriye’de ne kadar sınırlandırılabilir, PYD yapılanmasının önü nasıl kesilir gibi konular üzerinde duruluyor. Ama 2016-2017 yıllarına baktığımızda İran-Türkiye-Rusya mutabakatı ile birlikte Suriye’deki iç savaşın bir şekle sokulduğunu görüyoruz’’ dedi.

‘Milli para birimi ile ticaret, ABD’ye bir mesaj’

Erdoğan ve İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani'nin dünkü görüşmesinde milli para birimiyle ticaret ve iki ülke sınır kapılarının 24 saat çalışması gibi ekonomik ve ticari ilişkilere katkı sunacak konularda anlaşmalara imza atıldı. Özellikle milli para ile ticaret konusunun ABD’ye verilen bir mesaj olduğunu belirten Bora Bayraktar sözlerine şöyle devam etti:

“Biz burada Amerikan dolarını kullanmayacağız, kendi para birimlerimizi kullanacağız. Bu açıklama Batı etkisini ve Amerika etkisini bölgede azaltma niyetlerini ortaya koyuyor. Bu durumu Türkiye, Rusya ile değerlendirdi. İran da başka ülkelerle bu konuyu değerlendirmeye çalışıyor.”

XS
SM
MD
LG