Erişilebilirlik

Ankara ve Washington, IŞİD gibi cihatçı örgütlere katılımı engellemek amacıyla yeni bir anlaşma imzalamaya çok yakın. Türkiye, müttefiklerinin eleştirileri sonucunda son haftalarda kendi topraklarından geçerek IŞİD’e katılan kişilere karşı önlemleri arttırdı.

Ancak Ankara’nın önceliklerinin ne olduğu konusunda tartışmalar sürüyor. Amerika’nın Türkiye Büyükelçisi John Bass, imzalanacak anlaşmanın iki ülkenin güvenlik güçleri arasındaki bilgi paylaşımı ve işbirliğini arttırmayı öngördüğünü söylüyor.

Ankara, müttefikleri ve medya tarafından topraklarını Suriye’ye geçenler için bir “cihatçı otoyoluna” çevirmekle suçlanıyor. Hükümet bu iddiaları reddediyor ve suçun bu kişilerin ülkelerinden çıkmalarına izin veren devletlerde olduğunu öne sürüyor.

Ancak Taraf ve Al Monitor yazarı Semih İdiz, Ankara’nın son aylarda politika değiştirdiğini, cihatçıları tutuklamaya ve sınır dışı etmeye başladığını belirtiyor.

Türkiye’de yetkililere sorulduğunda, bir politika değişimi olmadığını söylediklerini belirten uzmana göre Türkiye başlarda Suriye Devlet Başkanı Beşar Esat’tan kurtulmak amacıyla El Nusra gibi örgütlere hoşgörülü davrandı.

Gelen haberlere göre anlaşmanın kilit noktalarından biri istihbarat paylaşımı. Ankara sıklıkla müttefiklerinin cihatçı olduklarından şüphelenen kişilerin Türkiye’ye seyahat ettikleri bilgisinin kendilerine ulaşmamasından şikayet ediyor.

Ancak cihatçı olduklarından şüphelenilen kişilerin tutuklanma ve sınır dışı edilmelerinde artış olsa da, Türkiye’nin IŞİD’le mücadele konusundaki kararlılığı konusunda şüpheler sürüyor.

İstanbul Kadir Has Üniversitesi’nden Soli Özel, Türkiye’nin eskiye göre daha aktif olduğuna, ancak örneğin geçenlerde New York Times’a yansıyan bir haberde bomba yapımında kullanılan gübre türünün serbestçe IŞİD kontrolundaki bölgelere gönderildiğine dikkati çekiyor.

Özel’e göre IŞİD, Türkiye’nin önceliği değil. Bu nedenle uzman Amerika ve Türkiye arasındaki görüş farklılığının kısa sürede giderilemeyeceğini düşünüyor.

Ankara’da hükümet, Amerika’yı IŞİD’e verdiği öncelik nedeniyle eleştiriyor ve bölgedeki istikrarsızlığın ana kaynağının Esat olduğunu vurguluyor. Bu tartışmalar, Amerika’nın IŞİD’le savaşmak için Suriyeli muhalifleri eğitme projesine sekte vurdu. Ankara Şubat’ta Amerika’yla imzalanan anlaşmaya göre 3 bine yakın Suriyeli savaşçının eğitim ve donanımını sağlama ve ülkede barındırma sözü vermişti.

Ancak program, Ankara’nın bu savaşçıların Esat’a karşı da kullanılması konusundaki ısrarı nedeniyle gecikiyor. Geçen hafta ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Tony Blinken bu konudaki bir soru üzerine Türkiye’nin önemini vurguladı ve Ankara'nın, IŞİD’in oluşturduğu tehdide karşı sürdürülen çalışmalarda kilit bir ortak olduğunu söyledi.

Uzmanlar, güvenlik anlaşmasının pratik yönünün yanısıra, Amerika ile Türkiye’nin ilişkilerini düzeltme noktasında psikolojik etkisi de olabileceğini söylüyor. Semih İdiz, iki ülkenin bölgeye bakışı arasındaki farklılığın yarattığı gerilimin, Türkiye’nin bölgede Amerika politikalarını desteklemesini engellediğini söylüyor.

Belli düzeyde bir işbirliği olduğunu söyleyen İdiz, iki ülke ilişkilerinin bu anlaşmayla pekiştirmesinin iki müttefik için iyi bir ortak çalışma ortamı oluşturacağını düşünüyor. Bunun Amerika ve Türkiye’nin Suriye’de ortak operasyon yapacağı ya da Türkiye’nin istediği gibi bir güvenlik bölge oluşturulacağı anlamına gelmediğini belirten uzman bunun yerine insansız hava araçlarının kullanacağı yeni üslerin kurulabileceğine dikkat çekiyor.

İki ülkede de uzmanlar bu anlaşmanın, iki ülkenin Suriye’ye ve IŞİD’e farklı bakışından kaynaklanan farklılıkları azaltmayacağını söylüyor. Ancak anlaşma iki ülke arasında işbirliğini arttırırsa uzmanlar bunun karşılıklı şüpheleri gidereceğini ve bölgesel gerilimi düşürebileceğini düşünüyor.

XS
SM
MD
LG