Erişilebilirlik

Türkiye Sınırından PYD-YPG’nin Uzaklaştırılması Talebini Yineliyor


Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu bir kez daha PYD-YPG’yi terör örgütü olarak kabul ettiklerini ve ABD’nin bu örgütle ilişkisini sonlandırmasını talep ettiklerini açıkladı

Ankara’da, ABD heyeti ile Suriye’de “güvenli bölge” oluşturulması için müzakerelere devam edilirken, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu bir kez daha PYD-YPG’yi terör örgütü olarak kabul ettiklerini ve ABD’nin bu örgütle ilişkisini sonlandırmasını talep ettiklerini açıkladı.

Ankara – Washington hattında son olarak 22 Temmuz’da ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi James Jeffrey’nin ziyareti çerçevesinde askeri heyetler arasında yapılan “güvenli bölge” müzakeresinde ikinci tur Pazartesi başladı.

Milli Savunma Bakanlığı’ndan Twitter aracılığıyla yapılan kısa bilgilendirmede, “Suriye kuzeyinde koordineli bir şekilde tesis edilmesi planlanan ‘güvenli bölge’ye yönelik ABD askeri yetkilileri ile görüşmeler bugün saat 10.00’da MSB/Ankara'da başlamıştır” denildi.

Türkiye – ABD ilişkileri konusunda üst düzey açıklama ise Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu tarafından yapıldı.

Türkiye Sınırından PYD-YPG’nin Uzaklaştırılması Talebini Yineliyor
lütfen bekleyin

No media source currently available

0:00 0:05:22 0:00

Çavuşoğlu, Türkiye’nin her yıl diplomasi politikasını gözden geçirdiği 11. Büyükelçiler Konferansı çerçevesinde yaptığı konuşmasında, ABD ile ilişkileri dostluk ve müttefiklik hukukuna uygun olarak sürdürmek istediklerini söyledi.

İlişkilerdeki zorlukları iyi niyetli ve samimi çabalarla aşmak, görüş farklılıklarını azaltmak istediklerini belirten Çavuşoğlu, ilişkileri karşılıklı çıkarlara ve egemen kararlara saygı temelinde sürdürmeyi hedeflediklerini vurgulayarak, “Bu bağlamda, milli güvenliğimize doğrudan tehdit oluşturan konularda ABD’nin somut adımlar atması lazımdır. Esasen temelde iki konu var. ABD’nin, Suriye’de PKK/PYD/YPG ile angajmanını sonlandırmasını ve FETÖ yapılanmasına yönelik iade taleplerimize olumlu yanıt vermesini bekliyoruz” dedi.

Türkiye’nin Rusya’dan S-400 sistemlerini almasıyla ABD tarafından F-35 programından çıkarılmasına da değinen Çavuşoğlu şu ifadeleri kullandı: “Rusya’dan S-400 tedarikimiz kendi kapsamından çıkarılarak yanlış bir boyuta taşınmıştır. Bu sistemi savunma ihtiyacımız doğrultusunda satın aldık. Hal böyleyken, bu meseleyi F-35 programındaki mevcudiyetimiz ve bizimle hiç bir alakası olmayan bir yaptırım yasası ile irtibatlandırmak müttefiklik anlayışıyla bağdaşmıyor. Bu konuyu en iyi anlayanın da ABD Başkanı Trump olduğunu görüyoruz. ABD’den yapıcı yaklaşımların gelmesi durumunda ilişkilerimizde birlikte düşünme ve sonuç odaklı istişare ve işbirliği modeline dönmemiz mümkündür.”

Suriye başlığı altında Türkiye’nin “terörle mücadele” stratejisi izlediğini kaydeden Çavuşoğlu, üstü kapalı olarak Türkiye açısından “askeri operasyon seçeneği” bulunduğu görüşünü de aktardı.

Çavuşoğlu, “Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı harekatları sayesinde DEAŞ (IŞİD) ve PKK/PYD/YPG teröründen arındırıp istikrara kavuşturduğumuz topraklara, yaklaşık 340 bin Suriyeli Türkiye'den dönüş yaptı. Milli güvenliğimize kasteden bu terör tehdidiyle mücadelemizi aynı kararlılıkla sürdüreceğiz” diye konuştu.

Çavuşoğlu, ayrıca Türkiye’nin bölgesel konumu açısından ABD’nin İran’a yönelik yaptırımlarından rahatsızlık duyduklarını yineledi. Çavuşoğlu, “ABD’nin tek taraflı yaptırımları İran halkına ve İran ile ticaret yapan Türkiye’nin ve bölge ülkelerinin ekonomilerine zarar vermekte. Gerginliğin düşürülmesi için tek taraflı adımların değil, diyalog ve diplomasi yolunun tercih edilmesi gerekmektedir” ifadesini kullandı.

Çavuşoğlu’nun bugünkü açıklamaları itibariyle Türkiye’nin ABD’yle yürüttüğü “güvenli bölge” müzakeresinde, PYD-YPG’nin Suriye sınırından tamamıyla uzaklaştırılması ve Washington yönetimince bu örgütü lojistik/askeri destek verilmesinden vazgeçilmesi talepleri müzakere masasındaki yerini koruyor. Keza Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’ın da Jeffrey’yle görüşmesi sonrasında belirttiği üzere Ankara, “güvenli bölge” konusunda Washington ile 32 kilometrelik alanda kurulması ve kontrolunu Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) yapması konusunda uzlaşmayı arzuluyor.

“Kıbrıs bizim milli davamızdır”

Öte yandan Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, bugün Avrupa Birliği’yle (AB) görüş ayrılığı yaşanmakta olan Kıbrıs ve Doğu Akdeniz başlıklarını da ele aldı. Çavuşoğlu, “Doğu Akdeniz’de barış ve istikrarı hedef alan tek taraflı teşebbüslere set çeken kim? Yine Türkiye. Dünyanın üç kıtasının birleşme noktası olan Doğu Akdeniz'de, Türkiye'nin ve Kıbrıs Türkleri’nin meşru hak ve çıkarlarını dikkate almayan adımların başarıya ulaşmasına izin vermeyeceğiz. Kıta sahanlığımızda faaliyetlerine başlayan Fatih sondaj gemimizin ardından, Yavuz sondaj gemimiz de KKTC’nin Türkiye Petrolleri’ne ruhsat verdiği alanlarda çalışmalarına başladı. Bizim istediğimiz, zenginliklerin hakça paylaşılması, işbirliği zemininde ortak çözüm bulunması. Bunun için Kıbrıs Türk makamlarının iyiniyetli bir anlayışla sundukları yapıcı öneriler takdir edilmelidir. Biz her zaman ve her şartta Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin haklarını savunmaya devam edeceğiz” dedi.

AB’yi de yargı makamı gibi karar vermekle suçlayan Çavuşoğlu, “Deniz yetki alanları gibi hukuki bir konuda, siyasi bir örgüt olan Avrupa Birliği, mahkeme gibi hareket edemez. Avrupa Birliği’nin sözde tedbirlerine tabiatıyla hiçbir şekilde itibar etmeyeceğiz. Kıbrıs bizim milli davamızdır. Kader birliğimizin bulunduğu Kıbrıs Türk halkının siyasi eşitliği ve güvenliği vazgeçilmezdir. Bu temelde hiçbir çözüm modelini dışlamıyoruz. Herhangi bir çözüm modelini de dayatmıyoruz. Sonuç odaklı bir müzakereye varız. Ama sırf müzakere yapmış olmak için yeni bir süreç başlatmanın hiçbir yararı yoktur. Yunanistan’ı bölgede tüm konularda kazan-kazan zemininde bir ‘ortak’ olarak görmek istiyoruz. Milletimiz kendisine dostluk eli uzatana gönlünü açar. Doğu Akdeniz’i bir barış, refah ve işbirliği havzasına çevirelim” diye konuştu.

Çavuşoğlu, ayrıca Türkiye’nin 142 ülkede ve 13 uluslararası örgütte Türk büyükelçileriyle temsil edildiği bilgisini de paylaştı.

XS
SM
MD
LG