Erişilebilirlik

Türkiye Meşru Müdafaa Hakkı ve Göçü Önleme Açıklaması Yaptı


Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar'ın beraberinde Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Güler, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ümit Dündar ve Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Hasan Küçükakyüz’le dün geceyi de Suriye sınırında Hatay’daki komuta merkezinde geçirdiği bildirildi.

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Suriye topraklarında İdlib’te yürütülen Bahar Kalkanı Harekatı’nın gerekçesini meşru müdafaa hakkı ve Adana, Astana, Soçi mutabakatları çerçevesince göçü önleme amaçlı olarak açıkladı.

Milli Savunma Bakanlığı’ndan (MSB) yapılan açıklamada, Akar’ın beraberinde Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Güler, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ümit Dündar ve Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Hasan Küçükakyüz’le dün geceyi de Suriye sınırında Hatay’daki komuta merkezinde geçirdiği bildirildi. Akar’ın gece boyunca İdlib’deki rejim hedeflerine yönelik operasyonu sevk ve idare ettiği belirtilerek, Türkiye’nin Suriye topraklarında yürüttüğü dördüncü operasyon olan Bahar Kalkanı Harekatı’nın Suriye rejimini hedef aldığı vurgulandı.

MSB açıklamasına göre; Akar, Suriye rejimince İdlib’teki ateşkese uyulmadığını vurgulayarak, rejim tarafından “Çocuk, kadın yaşlı demeden masum sivil insanlara yönelik kara ve hava saldırıları sonucunda derin bir insanlık dramı ve bununla birlikte Türkiye sınırına doğru büyük bir göçün yaşandığını” söyledi. Akar, Bahar Kalkanı Harekatı’nın gerekçesiyle ilgili de Türkiye’ye, uluslararası toplumdan destek verildiği görüşünü savunarak, “BM Sözleşmesi’nin 51’inci maddesinde yer alan ‘meşru müdafaa hakkıyla Adana, Astana ve Soçi mutabakatları çerçevesinde ateşkesi sağlamak, göçü önlemek, bölgede yaşanan insanlık dramını sona erdirmek ve birliklerimizin, halkımızın ve hudutlarımızın güvenliğini sağlamak, bölgeye barış, huzur ve istikrarı bir an önce getirmek maksadıyla, başlattığımız harekât başarıyla devam etmektedir. Şu ana kadar fiili bir katkıları olmamakla birlikte uluslararası kamuoyu bizimle benzer endişeleri paylaşmakta, Rusya ve Suriye rejimi kınanarak Türkiye ile dayanışma vurgusu yapılmaktadır” dedi.

“Rusya’dan rejim üzerinde etkili olmasını bekliyoruz”

Suriye konusunda Türkiye’nin taraflar arasındaki ateşkes sürecine Rusya’yla birlikte garantörlük yaptığını işaret eden Akar, “Rusya’dan da beklentimiz; garantör ülke olarak taahhütlerini yerine getirmesi, rejimin saldırılarını durdurması ve Soçi mutabakatı sınırlarına çekilmesi için Rejim üzerindeki etkisini kullanmasıdır. Diğer taraftan Rusya’yla görüşmelerimiz de devam etmektedir. Defalarca ifade ettiğimiz üzere Rusya'yla karşı karşıya gelmek gibi bir düşüncemizin olmadığı herkes tarafından bilinmektedir. Bizim tek isteğimiz rejimin katliama son vermesi ve böylelikle radikalleşmenin ve göçün önlenmesidir” açıklamasını yaptı.

Türkiye’nin 27 Şubat’taki saldırıya karşılık harekat başlattığını hatırlatan Akar, “TSK tarafından tüm saldırılara misliyle, en şiddetli şekilde ve tereddütsüzce karşılık verilmiş, verilmektedir. Şehitlerimizin kanlarını yerde bırakmamak için başlattığımız Bahar Kalkanı Harekâtı kapsamında bugüne kadar; Rejime ait 2 savaş uçağı, 2 İHA, 8 helikopter, 135 tank, 5 hava savunma sistemi, 86 top/obüs/ÇNRA, 16 tanksavar/havan, 77 zırhlı araç, 9 mühimmat deposu, 2 bin 557 Rejim unsuru ve askeri etkisiz hale getirilmiştir” ifadelerini kullandı.

SOHR: Son 72 saatte 93 rejim askeri öldürüldü

Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR) ise, yaptığı açıklamada, Türkiye’nin dün insansız hava araçları (drone) ile en az 19 Suriye rejimi askeri öldürdüğünü ve 29 Şubat’ta ise 26 rejim askeri ölümünün rapor edildiğini bildirdi. SOHR, Türkiye’nin son 72 saatte toplam 93 rejim askeri öldürdüğünü rapor etti. SOHR, ayrıca Lübnan Hizbullahı’ndan 10 militan ile aralarında birisi İran Devrim Muhafızları yetkilisi de olan Hizbullah’la ilişkili 4 militanın da öldürüldüğünü bildirdi.

XS
SM
MD
LG