Erişilebilirlik

Türkiye Katar’a Desteği Sürdürüyor


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bugün Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Katar Emiri Tamim bin Hamad Es Sani ile üçlü telekonferans yapacak.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu da Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde gazetecilere yaptığı açıklamada Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın önümüzdeki günlerde ABD Başkanı Trump’la bu konuda görüşeceğini söyledi.

Genelkurmay Başkanlığı ise bugün yayınladığı açıklamada üç kişilik askeri heyetin Katar’da üs kurulması konusunda ihtiyaçları tespit etmek, keşif yapmak ve koordinasyon sağlamak amacıyla Doha’ya gittiğini bildirdi.

Körfez krizinin en başından bu yana yaptığı her konuşmada Katar’a güçlü destek veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün Adalet ve Kalkınma Partisi’nin grup toplantısında aynı yaklaşımı sergiledi.

Erdoğan: “Türkiye ve Katar olmasa Suriyeli muhalifler DEAŞ’a ve rejime karşı direnemezdi”

Cumhurbaşkanı, “Bir ülkenin halkını her anlamda tecrit etmeye kalkmak insani değildir, İslami hiç değildir. Pek çok terör örgütüyle aynı anda mücadele eden, bu sebeple sadece 35 yılda 40 bin vatandaşını kaybeden bir ülke olan Türkiye, terör konusunda çok daha hassasiyete sahiptir. Bizim bile tasvip etmediğimiz yaptırımların, Katar'a uygulanması kabul edilemez. Katar DEAŞ'a karşı Türkiye ile birlikte en kararlı duruşu gösteren ülkedir. Lütfen birbirimizi aldatmayalım. Ve iftira kampanyalarıyla Katar'ı adeta bir suçlu gibi göstermenin bölgeye hiçbir faydası yoktur. Türkiye ve Katar'ın desteği olmasaydı Suriyeli muhaliflerin DEAŞ ve rejime direnmesi mümkün değildi” dedi.

Daha önce olduğu gibi bazı Körfez ülkelerini 15 Temmuz Darbe Girişimi’nin “aktörleri” olarak nitelendiren Erdoğan, Mısır’ın seçilmiş Devlet Başkanı Mursi’yi darbeyle indiren Mısır lideri Abdel Fattah al-Sisi’ye Suudi Arabistan’ın destek vermesini de eleştirdi.

Erdoğan: “Suudi Arabistan, Körfez’in büyüğü olarak bu işi çözmeli”

Cumhurbaşkanı bu açık eleştirisine rağmen “Körfez’in büyüğü” olarak değerlendirdiği Suudi Arabistan Kralı Selman’dan Katar krizini çözmesini beklediğini dile getirdi: “Eğer darbelere karşıysanız biz 15 Temmuz'da kimlerin darbelere karşı olduğunu çok iyi biliyoruz. Şu anda Körfez'de oynanan oyunların içerisinde bu darbe girişiminin aktörlerinin yer almadığını kimse iddia edemez. Ayrıca Mursi'nin tahttan indirilmesinde darbecinin kim olduğu belliydi. Savunma Bakanı'ydı. El bebek, gül bebek eller üzerinde taşınıyor. Darbeci bu. Katar, İslam dünyasının yaşadığı sıkıntılar karşısında bağımsız duruş sergileyebilen, kendi politikalarını oluşturabilen bir ülkedir. Hakkında adeta idam kararı verilen bir ülke söz konusu. Gıdası, ilacı ne varsa kesmek suretiyle, böyle bir sıkıştırmayla karşı karşıya kalan bir ülke var. Bunlar düne kadar bu kadar samimiydi, hatta akraba olanlar bile var aralarında, sonra kalkıp bunu yapacaksın. Suudi Arabistan Kralı, bu işi çözmelidir.”

Loğoğlu: “Türk dış politikası Araplar’ın ihtilaflarında müdahil olmamayı öngörüyor ama Türkiye, Katar krizinde taraf tuttu”

Türkiye’nin eski Washington Büyükelçisi Faruk Loğoğlu, Türkiye’nin Arap Baharı’nın en başından bu yana uyguladığı politikanın Atatürk döneminden beri geleneksel Arap ülkeleri dış politikasıyla büyük çelişkiler içerdiğini söyledi.

Amerika’nın Sesi’ne değerlendirmelerde bulundan Looğlu, Körfez krizinde de bu hatalı politikanın devam ettiğini söyledi: “Türkiye baştan itibaren Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yaptığı açıklamalarla taraf oldu. Katar’ın yanında yer alarak, Katar’a yönelik suçlamaları haksız bulduğunu belirterek taraf tutu. Bu demek değil ki Türkiye Katar’a sahip çıkmasın. Enerji ve finans alanlarındaki çıkarları ve ilişkileri çerçevesinde elbette destek verebilir. Ama her şeyin bir ölçüsü var. Türkiye taraf tutarken Araplar’ın arasındaki bir anlaşmazlıkta etkin rol oynama şansını kaybetti. Kendisini bir köşeye sıkıştırdı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın son açıklamaları gösteriyor ki buna devam edecek.”

Loğoğlu: “Türkiye, Suudi Arabistan’ın tepkisini çekiyor, kriz bitince çabuk unutulmaz”

Bu krizin çok geçmeden bir biçimde çözüleceğini söyleyen Loğoğlu’na göre, Suudi Arabistan ve diğer Körfez ülkelerinin Türkiye’ye tepkisinin sürmesi muhtemel: “Bu kriz şu ve bu şekilde çözülecek, ben askeri bir tırmanma ihtimali görmüyorum. Ama Türkiye ne yaptı? Hızla daha önce imzaladığı iki askeri anlaşmayı Meclis’ten geçirdi. Hatta Katar’a asker gönderme noktasına geldi. Bunlar Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’nde tepki çekti. Kriz yatıştıktan sonra da çabucak unutulacağını düşünmüyorum.”

Eski büyükelçi, geçtiğimiz yıl Suudi Arabistan’ın İran’a karşı kurmayı planladığı İslam Ordusu’na askeri olarak katılabileceğini açıklayan Türkiye’nin bugün Suudi Arabistan’ın İran’la işbirliği yapmakla suçladığı Katar’la aynı çizgide görünmesini de “sürekli çelişki politikası” olarak değerlendirdi: “Zaten asıl sıkıntı bu. Dış politikada “sürekli çelişki” gözlemliyor. Halbuki Cumhuriyet Türkiyesi’nin Atatürk döneminden beri uyguladığı temel politika var. Nedir o? Arap ülkelerinin birbirleriyle ve Arap ülkelerinin kendi içindeki ihtilaflarına karışmayacaksın. Ama AKP hükümetleri Libya, Suriye, Irak’ta tam tersini yaptı. Katar meselesinde de öyle.”

Bahçeli CHP’yi “kompleks’li buldu

Milliyetçi Hareket Partisi de Katar konusunda hükümetin sergilediği politikaları onaylıyor.

Bugün TBMM’de parti grup toplantısında konuşan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Körfez krizinde taraf olduğu gerekçesiyle hükümeti eleştiren CHP’yi aşağılık kompleksiyle suçladı.

MHP lideri, “8 Haziran'da onaylanan anlaşma ile Katar'ın askeri kurumlarının modernizasyonu, iki ülkenin birlikte çalışabilirlik ile barış ve istikrara katkı sağlaması amaçlanmıştır. Türk askerine ‘lejyoner’ demek su katılmamış bir alçaklıktır. Geçen hafta Suudi Arabistan ve Mısır'ın başını çektiği Körfez ülkeleri Katar'ı abluka altına almışlardır. Katar'la anlaşmanın rutin onayı birden bire bazı çevreleri rahatsız etmiştir. Durduk yere bir kaşık suda fırtınalar koparanları anlamak mümkün değildir. Türkiye, üstelik eski hakimiyet havzalarında niye olmayacaktır, neremiz yetersizdir. CHP'deki var olan kompleks, aşağılık duygusu nasıl ve ne şekilde izah edilecektir” dedi

XS
SM
MD
LG