Erişilebilirlik

Türkiye-Ermenistan Diyaloğu Olumlu Karşılandı 


Erivan’ın özel temsilcisi Ruben Rubinyan ve Ankara’nın özel temsilcisi Serdar Kılıç.

Türkiye ile Ermenistan’ın 2009 yılı sonrasında yeniden normalleşme süreci başlatarak, bugün ilk kez özel temsilciler düzeyinde yüz yüze görüşme yapması iki ülke ilişkilerini takip eden uzmanlarca “umutlu bir ilk adım” olarak yorumlandı.

Türk Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, Türkiye ile Ermenistan ilişkilerinde normalleşme süreci kapsamında Ankara’nın özel temsilcisi Büyükelçi Serdar Kılıç ve Erivan’ın özel temsilcisi Ermenistan Parlamentosu Başkan Yardımcısı Ruben Rubinyan’ın bugün Moskova’da “olumlu ve yapıcı bir atmosferde” görüştüğü belirtildi. Açıklamada, “Özel Temsilciler, olumlu ve yapıcı bir atmosferde gerçekleşen bu ilk görüşmelerinde, Türkiye ve Ermenistan arasında diyalog yoluyla yürütülecek normalleşme sürecine yönelik olarak ön görüş alışverişinde bulunmuşlardır. Taraflar, müzakereleri tam normalleşme hedefiyle ön şart olmaksızın sürdürme hususunda mutabık kalmışlardır” denildi. Türkiye ile Ermenistan’ın müzakere kapısını açık tutarak, normalleşme hedefi için özel temsilciler kanalıyla diyaloğa devam edeceği mesajı verildi. Gelecek toplantıyla ilgili yer ve tarihe ise ilerleyen günlerde karar verileceği kaydedildi.

Türkiye Ermenileri’nden Avukat Luiz Bakar, VOA Türkçe’ye değerlendirmesinde, “Uzun yıllar sonra diyalog başlamasından memnuniyet duyuyoruz. İki komşu ülkeden sözediyoruz, dolayısıyla komşuluk ilişkileri olması gerektiğini düşünüyoruz. Diyalog kurulmaması sıkıntılıydı. En azından diyaloğa geçilmesi önemli bir aşama. Umuyoruz devamı gelir” dedi.

Türkiye-Ermenistan Diyaloğu Olumlu Karşılandı
lütfen bekleyin

No media source currently available

0:00 0:07:01 0:00

Hrant Dink Vakfı’nın 2019 yılında yayımladığı “Ermenistan ve Türkiye İlişkilerine Genel Bir Bakış ve Normalleşme Olasılıkları Raporu” yazarlarından birisi olan Talha Köse de, bugünkü görüşmeyi “dönüm noktası” olarak nitelendirdi. VOA Türkçe’nin sorularını yanıtlayan İbn Haldun Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Köse, “Dağlık Karabağ dolayısıyla bu son 44 gün savaşı neticesinde Azerbaycan topraklarına kavuşunca diyalog başlatılması bakımından Türk kamuoyundaki blokaja yönelik gelişmeler oldu. Bir bakıma diplomatik ilişkilerin normalleşmesi ve sınırların açılması konusunda temel bir sorun ortadan kalkmış oldu. Elbette burada kırılgan bir barıştan sözediyoruz yani halen Azerbaycan ile Ermenistan arasındaki sorunun tamamen ortadan kalktığını söyleyemeyiz. Şimdi ilişkilerin normalleşmesi için önemli bir adım atıldı. Ben bu konuda ben iyimserim. Bu konuda kurulan mekanizma hem ABD hem de Avrupa tarafından da destekleniyor. Türkiye’nin bölgesel iş birliği konusunda atacağı adımların da bunu güçlendirecektir diye düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

“Ermeni Diasporası’nın ne yapacağını merak ediyorum”

Türkiye’nin Moskova Büyükelçisi olarak görev yapmış ve Türk Konseyi Genel Sekreterliği’ni yürütmüş Emekli Büyükelçi Halil Akıncı ise, geçmişte de Türkiye’nin komşusuyla diyalog için çaba harcadığını ancak Ankara’nın olumlu adımlarına Erivan’dan olumlu geri dönüş sağlanamadığını söyledi.

VOA Türkçe’nin sorularını yanıtlayan Akıncı, “Ermeni Diasporası’nın ne yapacağını merak ediyorum. Bu diyaloğu engellemek için elinden geleni yapacaktır. 1992 yılında Petrosyan (o dönemki Ermenistan Devlet Başkanı Levon Ter-Petrosyan) ile çok iyi bir diyalog kapısı açılmaktaydı. Ancak o dönem de Ermeni Dışişleri Bakanlığı’nın tutumu tümüyle değişti ve hatta Petrosyan da ‘görüşmüyoruz’ açıklaması yaptı. Mesela Taşnaklar ne yapıyor? Ermenistan tarafı ne kadar ısrarcı, ne kadar ilişkileri geliştirmeye açıktır? Bunları görmek, beklemek gerekiyor” diye konuştu.

Bugünkü toplantı yeri için Rusya’nın başkenti Moskova’nın belirlenmiş olmasıyla ilgili de Akıncı, Ermenistan açısından “(Bu) Rusya olmadan bir şey olamaz anlamına geliyor. Karabağ savaşını durdurduğu için Rusya yine bu toplantıya ev sahipliğiyle de egemen güç olduğunu vurguluyor” görüşünü aktardı.

Türk Tarih Kurumu’nda Ermeni Masası Başkanlığı’nı yürütmüş olan Prof. Dr. Kemal Çiçek, ABD’deki Ermeni Diasporası’nın etkisi nedeniyle normalleşme sürecinden düşük beklentiler içinde olunması gerektiğini söyledi. Müzakerelerde Ermeni Diasporası’nın da masada bulunması gerektiğini belirten Çiçek, Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan’ın Ermeni Diasporası’nca desteklenmediğini vurgulayarak, Paşinyan açısından sürecin güç olduğunu söyledi.

VOA Türkçe’nin sorularını yanıtlayan Çiçek, “Bugünkü görüşme sadece 1,5 saat sürmüş dolayısıyla böylesi kısa zamanda sadece taraflarca müzakerelere devam edilmesi yönünde uzlaşılması anlaşılabilir diye düşünüyorum. 2004 yılından itibaren mesela Erivan’a uçuş seferleri gibi ticari boyutlu ilişkiler söz konusuydu. Bizler de sonraki yıllarda olası şartlar konusunda yazılı bilgi notu hazırlamıştık. Sonrasında da o dönemki Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün girişimiyle futbol diplomasisi başlamıştı. Ama bunlar Karabağ meselesi nedeniyle ilişkileri ilerletemedi. Şimdi önemli nokta Azerbaycan ile Ermenistan ilişkilerinde de Laçin koridoruna karşılık Zengözü koridoru açılışı sağlanmalı. Ancak Paşinyan kendi kamuoyunu ikna edemezse, Ermenistan’ın Türkiye’yle ilişkilerinde de gelişme sağlanması sıkıntılı olabilecektir. Paşinyan’ın Ermeni kamuoyunda ve siyasetinde Türkiye’yle ilişkileri normalleştirme konusunda olumsuz görüşlere sahip olanları ikna etmesi gerekiyor. Bunu yapabilir mi, bilemiyoruz. Maalesef ülke içerisinde mevcut kabul görmüş uluslararası siyasi sınırları dahi kabul etmeyen görüşler sürüyor. Oy potansiyeline dönüşmese dahi Ermeni Diasporası desteğiyle Taşnak Partisi halen etkili oluyor. Dolayısıyla normalleşmeyi engelleme çabası vardır. Ermenistan’ın nüfusu 2 milyon civarında ama diaspora ise 8 milyon nüfusa sahip. Dolayısıyla Türkiye ile Ermenistan ilişkileri sadece iki ülke arasında çözülemez. ABD’deki Ermeni diasporası ile de masaya oturmak gerekmektedir. Görüşmelerin sadece Rusya’nın gözetiminde yapılması normalleşme sağlamayacaktır. Ermeni diasporası, Ermenistan’ın ekonomisi üzerinde de etkili ve bu nedenle ABD’deki Ermeni lobilerini de masaya çağırmak gerekiyor diye düşünüyorum” diye anlattı.

"Erivan yönetimi halkın refahına odaklanmalı"

Türkiye'nin geçmişte Moskova Büyükelçiliği görevinde bulunan Emekli Büyükelçi Aydın Adnan Sezgin de Ermeni Diasporası'nın etkisinden yana endişesini aktardı.

VOA Türkçe’nin sorularını yanıtlayan İyi Parti'li TBMM Dışişleri Komisyonu Üyesi Sezgin, "Biz, elbette Türkiye'nin komşularıyla, bölge ülkeleriyle iyi ilişkiler içerisinde olmasını destekliyoruz. Bugünkü diyalog adımından da memnunuz" dedi. Sezgin, "Bu sefer Erivan yönetimince Ermenistan'daki halkın refahı, huzuru için ve bunları öncelikli kabul ederek adımlar atılmasını umut ediyorum. Ermeni diasporası içerisindeki bazı kesimler, ilişkileri engellemeye çalışabilecektir. Ama Erivan yönetimi kararlılık gösterirse Türkiye'yle ilişkileri geliştirmek Ermenistan'daki halkın da yaşam koşullarını olumlu yönde geliştirecektir" diye konuştu. Sezgin, Moskova'nın ilk görüşme yeri olmasını ise, "Ermenistan'ın tercihi ve kendisini rahat hissetme düşüncesi" olarak yorumladı.

  • 16x9 Image

    Yıldız Yazıcıoğlu

    Yıldız Yazıcıoğlu, 1994-1998 döneminde Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü’nde lisans eğitimini tamamladı. Mesleğe 1997 yılında Cumhuriyet’te stajyer olarak başladı. 1998-2000 döneminde yüksek lisans eğitimine devam etti. 2000 – Mayıs 2009 döneminde Milliyet’te mesleki kariyerini cumhurbaşkanlığı ve parlamento muhabirliği noktasına taşıdı. 2009 - 2011 yıllarında ABD’nin başkenti Washington DC’de kariyerini sürdürdü ve farklı medya kuruluşları için temsilcilik – yorumculuk görevlerini yürüttü. Bu dönemde VOA Türkçe’de eğitim aldı ve görev yaptı. Ardından Ankara’ya dönüşünde Habertürk TV’de, ArtıBir TV’de görevler üstlendi. Şu anda VOA Türkçe ekibinde görev almayı sürdürüyor.

XS
SM
MD
LG